Meme kanserinin erken tanısında görüntüleme yöntemleri belirleyici rol oynuyor. Güven Hastanesi Radyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Ayça Seyfettin, her kadın için aynı görüntüleme yönteminin uygun olmayabileceğini ifade etti.

Yaş, meme yoğunluğu, aile öyküsü ve kişisel risk faktörlerinin hangi yöntemin ne zaman kullanılacağını belirlediğini aktaran Seyfettin, risk durumuna uygun tarama programının doktorla birlikte planlanması gerektiğini söyledi.
Risk teşkil eden durumlarda erken tanının önemine dikkat çeken Seyfettin: "Meme kanserinde erken tanı, tedavi başarısını artıran en önemli faktörlerden biri. Doğru görüntüleme yöntemleriyle kanseri henüz hiçbir belirti vermeden, elle hissedilemeyecek kadar küçükken tespit edebiliyoruz. Şikayetiniz olmasını beklemeden, yaşınıza ve risk durumunuza uygun tarama programını doktorunuzla birlikte belirleyin" dedi.
MAMOGRAFİ KÜÇÜK KİTLELERİN TESPİTİNDE KULLANILIYOR
Meme kanserinin erken tanısında temel görüntüleme yönteminin mamografi olduğunu belirten Uzm. Dr. Ayça Seyfettin, bu yöntemin düşük dozda X ışını kullanılarak gerçekleştirildiğini söyledi.
Mamografinin, henüz elle hissedilemeyen küçük kitlelerin yanı sıra meme kanserinin erken bulgusu olabilen mikrokalsifikasyonların, yani küçük kireçlenme odaklarının tespit edilmesinde de önemli rol oynadığını ifade eden Seyfettin: "Mamografi, düşük dozda X ışını kullanılarak gerçekleştirilen bir inceleme. Özellikle henüz elle hissedilemeyen küçük kitlelerin ve meme kanserinin erken bulgusu olabilen mikrokalsifikasyonların, yani küçük kireçlenme odaklarının tespit edilmesinde önemli rol oynuyor" dedi.
YOĞUN MEME DOKUSUNDA ULTRASONOGRAFİ DE KULLANILABİLİYOR
Meme ultrasonografisinin ses dalgalarıyla gerçekleştirilen ve radyasyon içermeyen bir görüntüleme yöntemi olduğunu belirten Uzm. Dr. Seyfettin, özellikle yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografiyi tamamlayıcı olarak kullanılabildiğini aktardı.
Ultrasonografinin memede tespit edilen kitlelerin özelliklerinin daha ayrıntılı değerlendirilmesine yardımcı olduğunu söyleyen Seyfettin: "Ultrasonografi, özellikle yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografiyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor. Ayrıca memede tespit edilen kitlelerin özelliklerini daha ayrıntılı değerlendirmemize yardımcı oluyor" dedi.
MEME MR'I HER KADIN İÇİN RUTİN OLARAK GEREKMİYOR
Meme MR’ının duyarlılığı yüksek görüntüleme yöntemlerinden biri olduğunu belirten Uzm. Dr. Ayça Seyfettin, bu yöntemin özellikle meme kanseri açısından yüksek risk taşıyan kadınlarda tarama amacıyla kullanılabildiğini ifade etti.
MR’ın bazı özel durumlarda daha ayrıntılı değerlendirme yapmak için de tercih edildiğini aktaran Seyfettin: "Meme MR'ını özellikle meme kanseri açısından yüksek risk taşıyan kadınlarda tarama amacıyla ve bazı özel durumlarda daha ayrıntılı değerlendirme yapmak için kullanıyoruz. Ancak her kadında rutin olarak uygulanması gerekli değil" diye konuştu.
UZMANINDAN MEME KANSERİNDE DÜZENLİ KONTROL UYARISI
Uzm. Dr. Ayça Seyfettin, meme kanserinde erken tanı için herhangi bir şikâyetin ortaya çıkmasını beklemeden yaşa ve risk durumuna uygun tarama programının belirlenmesi gerektiğini söyledi. Kontrollerin düzenli olarak yaptırılmasının önemine dikkat çeken Seyfettin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Herhangi bir şikayetinizin olmasını beklemeden, yaşınıza ve risk durumunuza uygun tarama programını doktorunuzla birlikte belirlemeniz ve kontrollerinizi düzenli olarak yaptırmanız büyük önem taşıyor. Unutmayalım ki meme kanserinde erken tanı hayat kurtarır."




