Yeniköy Kemerköy Enerji, Doğu Akdeniz Üniversitesi ve Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde Milas kıyılarında yürütülen Posidonia oceanica (deniz çayırı) Koruma ve Rehabilitasyonu Projesi’nde akademik final raporu tamamlandı.
Yaklaşık 8 hektarlık alanda gerçekleştirilen proje, deniz çayırlarının korunması, zarar gören bölgelerin yeniden kazanılması ve Akdeniz kıyılarında uygulanabilecek bilimsel rehabilitasyon yöntemlerinin geliştirilmesi amacıyla 2023 yılında başlatıldı.
Üç yılı aşkın süren çalışma boyunca farklı transplantasyon yöntemleri kullanılarak deniz çayırı öbekleri taşındı ve fide dikimleri gerçekleştirildi. Düzenli bilimsel izlemelerin ardından elde edilen veriler, uygulamaların önemli ölçüde başarılı olduğunu ortaya koydu.
TAŞINAN DENİZ ÇAYIRLARININ YÜZDE 90’DAN FAZLASI YAŞADI
Proje kapsamında farklı bölgelerden taşınan 200’den fazla deniz çayırı öbeğinin yüzde 90’dan fazlasının sağlıklı şekilde yaşamını sürdürdüğü belirlendi. Aynı alanda gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında deniz tabanına 1.300 deniz çayırı fidesi de dikildi. İzleme sonuçlarında bu fidelerin yaklaşık yüzde 70’inin tutunduğu tespit edildi. Final raporunda yer alan sonuçların, Akdeniz kıyılarında deniz çayırlarının yeniden yaygınlaştırılmasına yönelik yeni bilimsel yöntemlerin geliştirilmesine katkı sağlayabileceği belirtildi. Proje kapsamında yürütülen çalışmalarla ilgili bilgilendirme toplantısı Kemerköy Sosyal Tesisleri’nde düzenlendi. Toplantıda ayrıca su dronu ile deniz çayırlarının görüntülenmesi ve dalgıçların su altındaki incelemeleri de katılımcılara gösterildi.
“DENİZ ÇAYIRLARI ÇOK KIYMETLİ CANLILARDIR”
Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, yaklaşık üç yıldır sürdürülen çalışmada kamu, üniversite ve özel sektörün birlikte hareket ettiğini belirtti. Çalışmada iki farklı yöntem uygulandığını ifade eden Baydar, 200 deniz çayırı öbeğinin taşındığını ve 1.300 fide dikildiğini aktardı. Üç yıllık takip sonucunda yüzde 90’ın üzerinde başarı elde edildiğini belirten Baydar, deniz çayırlarının ekosistem açısından önemine dikkat çekti. Baydar, deniz çayırlarının su ürünleri açısından yaşam ve üreme alanı oluşturmasının yanı sıra önemli karbon yutaklarından biri olduğunu belirterek, denize oksijen sağlayan ve suyun temizlenmesine katkıda bulunan özel bitkiler olduğunu söyledi.
“CİDDİ BİR BAŞARI YAKALADIK”
Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdürü Ahmet Eyidoğan da 2023 yılında başlatılan projede elde edilen sonuçların önemli olduğunu ifade etti.
Deniz çayırlarının bölgedeki habitatla uyumunun akademik çalışmalarla ortaya konulmasının ardından projeyi başlattıklarını belirten Eyidoğan, kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğiyle önemli bir sonuç elde edildiğini söyledi. Eyidoğan, çalışmaların yüzde 90’a varan başarı oranına ulaştığını ve elde edilen sonuçların bilimsel literatüre katkı sağlayabilecek nitelikte olduğunu belirterek, projenin ilerleyen dönemde de sürdürülmesinin planlandığını kaydetti. Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık ise sürdürülebilirlik çalışmalarında ölçülebilir bilimsel sonuçların önem taşıdığını vurguladı.
Üniversite ve kamu kurumlarıyla üç yılı aşkın süredir yürütülen projenin düzenli bilimsel izlemeler sayesinde akademik olarak değerlendirilebildiğini belirten Işık, elde edilen verilerin uzun vadeli, şeffaf ve bilimsel çalışmaların önemini ortaya koyduğunu ifade etti.
Işık, sürdürülebilirlik projelerinin bilimsel, şeffaf ve paydaşlar tarafından izlenebilir olmasına önem verdiklerini belirterek, kamu, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliklerini sürdürdüklerini söyledi.
FARKLI REHABİLİTASYON YÖNTEMLERİ TEST EDİLDİ
Doğu Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burak Ali Çiçek, proje kapsamında farklı transplantasyon yöntemlerinin denendiğini aktardı.
Çiçek, doğal ortamındaki deniz çayırı parçalarının yapısının mümkün olduğunca korunarak farklı alanlara taşındığını belirterek, köklü kısımların transfer edildiği farklı uygulamaların da test edildiğini söyledi.
Çalışmaların bir pilot uygulama niteliği taşıdığını ifade eden Çiçek, elde edilen verilerin ilerleyen dönemlerde farklı bölgelerde gerçekleştirilecek rehabilitasyon çalışmalarında kullanılabileceğini kaydetti. Deniz çayırlarının kamuoyunda zaman zaman yosun olarak nitelendirildiğine dikkat çeken Çiçek, Posidonia oceanica’nın aslında çiçekli ve tohum veren bir bitki olduğunu belirtti. Deniz çayırlarının çeşitli stres koşullarında tohumlanabildiğini aktaran Çiçek, üç yıllık proje süresince bölgede tohumlanma gözlenmediğini söyledi.
Çiçek, ilerleyen dönemde bölgedeki deniz çayırlarını izlemeye devam edeceklerini belirterek, tohumlanmanın gerçekleşmesi halinde tohumlardan fide yetiştirilmesi ve bunların yeni rehabilitasyon çalışmalarında kullanılması hedefinin bulunduğunu ifade etti.
MİLAS KIYILARINDA DENİZ EKOSİSTEMİ İÇİN YENİ DÖNEM
Milas kıyılarında yaklaşık 8 hektarlık alanda yürütülen proje kapsamında elde edilen veriler, deniz çayırlarının uygun yöntemlerle taşınması ve yeniden dikilmesinin mümkün olabileceğini ortaya koydu.
Üç yılı aşkın bilimsel izleme sonucunda taşınan deniz çayırı öbeklerinin yüzde 90’dan fazlasının, dikilen fidelerin ise yüzde 70’inin yaşamını sürdürmesi, bölgede yürütülen rehabilitasyon çalışmalarının geleceği açısından dikkat çekici bir sonuç olarak değerlendirildi.