Milyonlarca memur ve memur emeklisinin yakından takip ettiği 8 bin 77 TL’lik seyyanen artış tartışmasında gözler Anayasa Mahkemesi’ne çevrildi. 2023 yılında görevde bulunan kamu çalışanlarına verilen ancak emekli kamu çalışanlarının aylıklarına yansıtılmayan artışa ilişkin bireysel başvuruların Anayasa Mahkemesi tarafından birleştirilmesi beklentileri artırdı. Üç yıldır devam eden gelir farkının geldiği noktaya dikkat çeken Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu İzmir İl Başkanı Barış Düdü ise memur emeklilerinin hakkının mahkeme kararına bırakılmaması gerektiğini belirterek siyasi iktidara düzenleme çağrısı yaptı.

Termometreler yükseldi, turistler çarşıya akın etti: Gaziantep'te sıcağa rağmen yoğunluk devam ediyor
Termometreler yükseldi, turistler çarşıya akın etti: Gaziantep'te sıcağa rağmen yoğunluk devam ediyor
İçeriği Görüntüle

“TOPLAM KAYIP 1 MİLYON TL”

Düdü basın ile paylaştığı açıklamasında, “Bir kamu çalışanının yıllarca verdiği emeğin değeri, emekli olduğu gün ortadan kalkmaz. Görevdeki kamu çalışanlarına yapılan bir ücret artışının emekli aylıklarına yansıtılmaması, çalışanlarla emekliler arasındaki gelir uçurumunu her geçen yıl daha da büyütmüştür. Bugün yıllarca devlete hizmet etmiş öğretmenler, sağlık çalışanları, mühendisler, teknisyenler ve diğer kamu görevlileri emekli olduklarında gelirlerinin önemli bir bölümünü kaybetmektedir. Emeklilik, yıllarca verilen emeğin karşılığında insanca ve huzurlu bir yaşam sürülecek dönem olması gerekirken, uygulanan ekonomik politikalar sonucunda ne yazık ki giderek yoksullaşmanın başlangıcına dönüşmüştür. Söz konusu davayı takip eden hukukçuların hesaplamalarına göre, 2023 yılında verilen 8 bin 77 TL'lik seyyanen artışın bugünkü karşılığının emekli aylıklarına yansıtılması durumunda yaklaşık 25 bin TL'lik aylık fark ortaya çıkabileceği; Temmuz 2023'ten bugüne kadar oluşan toplam kaybın ise kişi başına 1 milyon TL'ye yaklaşabileceği ifade edilmektedir” ifadelerini kullandı.

“KAMU EMEKLİSİNİN GELECEĞİ”

“Elbette bu rakamlar henüz Anayasa Mahkemesi kararıyla kesinleşmiş tutarlar değildir” diyen Düdü, “Ancak ortaya konulan hesaplamalar bile memur emeklilerinin üç yıldır uğradığı gelir kaybının ulaştığı boyutu göstermeye yetmektedir. Burada talep edilen bir lütuf değildir. Yeni bir ayrıcalık hiç değildir. Tartışılan, çalışan kamu görevlisine verilen bir hakkın emekli kamu görevlisinden neden esirgendiğidir. Üstelik bu mesele yalnızca bugün emekli olan yurttaşlarımızın meselesi de değildir. Bugün görev yapan milyonlarca kamu çalışanı yarının emeklisidir. Dolayısıyla bugün memur emeklisinin hakkını savunmak, aynı zamanda bugün çalışan kamu emekçisinin geleceğini savunmaktır” dedi.

“ANAYASA MAHKEMESİ KARARI”

Ayrıca Düdü, “Asıl üzerinde durulması gereken noktalardan biri de şudur: Yıllarca kamu hizmeti vermiş insanlar neden haklarını alabilmek için mahkeme kapılarında yıllarca karar beklemek zorunda bırakılmaktadır? Sosyal devlet; çalışanını görevdeyken yoksulluk sınırına, emeklisini ise açlık sınırına mahkûm eden devlet değildir. Sosyal devlet; yurttaşını hakkını alabilmek için yıllarca dava takip etmek zorunda bırakan devlet de değildir. Birleşik Kamu-İş olarak Anayasa Mahkemesi'nin vereceği kararı yakından takip edeceğiz. Beklentimiz, hukuk devleti, sosyal devlet ve adalet ilkelerini güçlendiren; kamu emeklilerinin yıllardır yaşadığı mağduriyetin giderilmesinin önünü açan bir kararın ortaya çıkmasıdır. Ancak siyasi iktidarın sorumluluğu Anayasa Mahkemesi'nin vereceği kararı beklemek değildir” diye konuştu.

“EMEKLİNİN HAKKI DEVLETİN BORCUDUR”

Son olarak iktidara açık çağrıda bulunduklarını söyleyen İzmir İl Başkanı Barış Düdü , “Mahkeme kararını beklemeyin! Görevdeki kamu çalışanlarına verilen seyyanen artışı mevzuata uygun bir şekilde emekli aylıklarına yansıtacak düzenlemeyi derhal hayata geçirin. Kamu çalışanları ile kamu emeklileri arasında hukuksuzca oluşturduğunuz gelir uçurumuna son verin. Emekliyi enflasyon karşısında her geçen gün biraz daha yoksullaştıran ücret politikalarınızdan vazgeçin. Yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş kamu emeklilerinin insanca yaşayabilecekleri bir gelir düzeyine kavuşmasını sağlayın. Çünkü kamu emekçisinin alın teri de emeklinin onlarca yıllık hizmeti de değersiz değildir. Emeklinin hakkı bütçeye yük değil, devletin yurttaşına olan borcudur” diyerek açıklamasını tamamladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ