İrem KAYA – EGE TELGRAF/ Bodrum’a girerken ilk karşılaşılan kasaba olan Torba, küçük ama etkileyici koyuyla yaz tatilcilerini karşılıyor. Hem doğayla iç içe yapısı hem de büyük otellere ev sahipliği yapmasıyla dikkat çeken Torba, şehir kalabalığından uzak ama Bodrum’un merkezine bir o kadar yakın olmasıyla avantaj sağlıyor. Yarımadanın kuzeyinde yer alan bu belde, arkasını çam ormanlarına yaslamış durumda.
TARİH MERAKLILARINA KISA BİR ZİYARET
Torba’nın tarihi geçmişi oldukça sınırlı. Bölgede yalnızca 4. yüzyıldan kalma bir manastır ve birkaç küçük kalıntı yer alıyor. Bunun dışında Leleg’lerin bölgede yaşam sürdüğüne dair bulgular bulunmakta. Torba’dan geçen Leleg Yolu ise trekking tutkunları için doğal bir rota sunuyor.
SAKİNLİK VE LEZZETİN BULUŞMA NOKTASI
Torba’nın sığ ve temiz denizi, kalabalık Bodrum plajlarına kıyasla oldukça huzurlu. Kıyı boyunca sıralanmış butik oteller, pansiyonlar ve balık restoranları sayesinde sahil boyunca yürümek bile başlı başına bir keyif. Özellikle Gonca Balık, Ali Baba Restaurant ve Menthol gibi mekanlar, taze deniz ürünleriyle ön plana çıkıyor. Ayrıca Torba Marina Balıkçısı da deniz manzarası eşliğinde akşam yemekleri için ideal bir seçenek sunuyor.
DOĞA TUTKUNLARINA ÖZEL
Bodrum’un en keyifli yürüyüş parkurlarından biri de Torba’da bulunuyor. Hafif zorluktaki bu rota, çocuklu ailelerden yaşlılara kadar herkes için uygun. Trekking sırasında karşılaşılan doğa manzaraları ise unutulmaz anılar yaratıyor.
KIŞIN HUZUR ARAYANLARA
Torba, yazın olduğu kadar kışın da yaşanabilirliğiyle öne çıkıyor. Bodrum merkeze göre daha uygun ev fiyatlarına sahip olan bölge, büyük marketleri ve sakin sokaklarıyla huzurlu bir yaşam sunuyor. Tek dezavantajı, kış aylarında genel olarak tenha olması. Ancak doğayla baş başa, sessiz bir yaşam isteyenler için bu, bir avantaja dönüşebilir.