Hakan Kurt’tan yeni çıkış: “Oyy Pulim” dinleyiciyle buluştu

Türk müzik sahnesinde üretkenliğiyle dikkat çeken Hakan Kurt, yepyeni çalışması “Oyy Pulim” ile dinleyicilerin karşısına çıktı. 27 Mart 2026 tarihinde yayımlanan şarkı, sanatçının hem söz hem müzik hem de prodüksiyon sürecindeki çok yönlü kimliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Tamamen Hakan Kurt imzası taşıyan “Oyy Pulim”, samimi anlatımıyla dikkat çekiyor. Şarkının söz yazarlığı, bestesi, prodüksiyonu Hakan Kurt'a ait. Yorum Al Vokal. Bu yönüyle eser, Kurt’un müzikal dünyasını doğrudan ve filtresiz bir şekilde dinleyiciye aktarıyor. Duygusal altyapısı ve yer yer yöresel tınılarla zenginleşen yapısı sayesinde “Oyy Pulim”, hem modern hem de geleneksel unsurları bir araya getiriyor. Özellikle eserde hissedilen Karadeniz müziği etkisi; ritmik yapı, ezgisel geçişler ve içten yorumla kendini hissettirerek parçaya ayrı bir karakter katıyor. Bu dokunuş, dinleyiciye hem tanıdık hem de taze bir müzikal deneyim sunuyor. Şarkı, dijital müzik platformlarında yerini alırken YouTube üzerinden de erişime açıldı. Dinleyiciler esere aşağıdaki bağlantıdan ulaşabiliyor:
👉 https://www.youtube.com/watch?v=EBKQBVkgpow

Sanatçının güncel paylaşımları ve projelerine dair detaylar ise Instagram hesabı üzerinden takip edilebiliyor:
👉 https://www.instagram.com/pettraan?igsh=MTR2YmdpZ3h0a3ZzOA%3D%3D

“Oyy Pulim” ile müzik kariyerinde yeni bir sayfa açan Hakan Kurt’un, önümüzdeki dönemde de üretimlerine hız kesmeden devam etmesi bekleniyor. Dinleyiciler ise bu yeni parçayla birlikte sanatçının müzikal yolculuğuna bir kez daha tanıklık ediyor.

Kırım’ın hafızasını romanla yaşatan bir isim: Hülya Başarangil Demir

1988 yılında Eskişehir’de dünyaya gelen Hülya Başarangil Demir, kökleri Kırım, Romanya, Bulgaristan ve Selanik’e uzanan göçmen bir ailenin çocuğu olarak büyüdü. Bu çok katmanlı kültürel miras, onun hem hayatına hem de edebiyatına derin bir iz bıraktı. Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünden mezun olan Demir, evli ve bir çocuk annesi. Aynı zamanda Rumence bilen yazar, dil ve kültürler arası köprü kurma konusundaki yetkinliğini eserlerine de yansıtıyor.

Demir’in edebiyat dünyasında dikkatleri üzerine çekmesini sağlayan eseri “Bilinmeze Doğru”, 1944 Kırım Tatar Sürgünü’nü bir ailenin hikâyesi üzerinden ele alıyor. Tarihin acı sayfalarından biri olan bu sürgünü insan hikâyeleriyle görünür kılan roman, 269 eser arasından sıyrılarak 2025 Emine Işınsu Roman Ödülü’ne layık görüldü. Bu başarı, yazarın yalnızca güçlü kalemini değil, aynı zamanda tarihsel duyarlılığını ve anlatı derinliğini de ortaya koyuyor.

Eser, alanında saygın isimlerden oluşan seçici kurul tarafından değerlendirildi. Kurulda yer alan ve kısa süre önce kaybettiğimiz Türk tarihçiliğinin duayen isimlerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın yanı sıra Prof. Dr. Belkıs Altuniş Gürsoy, Prof. Dr. Bilge Ercilasun, Prof. Dr. Nâzım H. Polat ve Şair-Yazar A. Yağmur Tunalı gibi önemli isimler, Demir’i ödüle layık gördü.

27 Kasım 2025 tarihinde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Farabi Salonu’nda gerçekleştirilen törende ödül, Ödül Tertip Komitesi Başkanı Prof. Dr. İskender Öksüz tarafından takdim edildi. Törene Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da katılarak bu anlamlı ana tanıklık etti.

Prof. Dr. İlber Ortaylı, eserle ilgili değerlendirmesinde şu sözlere yer verdi:
“İmparatorluk topraklarını kaybederken yaşananlar Türk toplumunda bilinmiyor. Sanat eserlerine yansıtabilsek nesiller o kayıpları içlerinde duyarlardı. Yaşadıklarımızı anlatan insan hikâyeleri azdan az. ‘Bilinmeze Doğru’yu okurken bu eksikliği de hatırlamak gerek.”

Hülya Başarangil Demir, yetenekleri, kendine özgü çalışma tarzı ve özgün projeleriyle edebiyat dünyasında kendine sağlam bir yer edinmeye aday. Çok yönlü birikimi, güçlü iletişimi ve pozitif enerjisiyle dikkat çeken yazar, geçmişin izlerini bugünün diliyle anlatmaya devam ediyor. Onun kaleminden çıkan her satır, sadece bir hikâye değil; aynı zamanda kolektif hafızaya bırakılan değerli bir kayıt niteliği taşıyor.

Md Mesut’tan yeni çıkış: “Yol Uzak” ile sınırları aşıyor

Türk rap sahnesinde son dönemde adından söz ettiren MD Mesut, 2025 çıkışlı single çalışması “Yol Uzak” ile dinleyicilerin karşısına güçlü bir projeyle çıktı. Gerçek adı Mesut Dokgöz olan ve 1991 yılında Çorum’da doğan sanatçı, özellikle yurt dışındaki dinleyici kitlesiyle dikkat çekmeye devam ediyor.

“Yol Uzak”, hem müzikal altyapısı hem de görsel dünyasıyla öne çıkan bir çalışma olarak dikkat çekiyor. Şarkının prodüksiyonunda Zhbeats imzası bulunurken, mix ve mastering süreci Samir Jebeniani tarafından üstlenildi. Teknik anlamda güçlü bir altyapıya sahip olan eser, MD Mesut’un kariyerinde önemli bir basamak olarak değerlendiriliyor.

Klibin yönetmen koltuğunda ise Asil Efe yer alıyor. AE Production imzası taşıyan projede, geniş bir oyuncu kadrosu dikkat çekiyor. Bülent Helvacı’dan Selman Gürsoy’a kadar birçok ismin yer aldığı klip, hikâye anlatımı ve atmosferiyle şarkının duygusunu destekleyen bir yapı sunuyor.

MD Mesut, daha önce yayımladığı “Kazıdım Tırnaklarla” ve “Başa Çıkabilirim” gibi çalışmalarla Türkçe rap sahnesinde kendine sağlam bir yer edinmişti. “Yol Uzak” ise sanatçının hem müzikal hem de anlatı gücünü bir adım ileri taşıdığı bir proje olarak öne çıkıyor. Özellikle yurt dışında Türk rap müziğine olan ilgiyi artırma hedefiyle hareket eden sanatçı, bu yeni çalışmasıyla uluslararası arenada daha görünür olmayı amaçlıyor.

Dinleyiciler, “Yol Uzak”ı dijital platformlar üzerinden kolaylıkla erişebilir durumda. Şarkı ve klibe aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:

YouTube: https://www.youtube.com/watch?v=GabRfgl405o

Spotify (Albüm): https://open.spotify.com/album/0Go5hr
...
Spotify (Şarkı): https://open.spotify.com/track/7o6DCM07sLlJLtpTFWz7Cf?si=Z7QoGAa0Tn-HKdkHQdIzOg

Instagram: https://www.instagram.com/mdmesut06?utm_source=qr&igsh=MXc0aDBwb3B2eDdvNQ==

“Yol Uzak”, hem sözleri hem de prodüksiyon kalitesiyle MD Mesut’un kariyer yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olmaya aday görünüyor.

Şiirden müziğe uzanan bir yolculuk: Melike Yaşlı ve “Yeraltı Yarası”

Duygularını ilk olarak kaleme aldığı şiirlerle ifade etmeye başlayan Melike Yaşlı, zamanla bu içsel dünyasını müziğe taşıyarak kendi sanat yolculuğunu inşa eden isimlerden biri olarak dikkat çekiyor. “Melike Yaşlı Şiirlerim” başlığıyla başlayan bu serüven, bugün güçlü sözler ve etkileyici melodilerle dinleyiciyle buluşan bir müzik hikayesine dönüşmüş durumda.

Sanatçı, yazdığı sözlerde yalnızca kendi duygularını değil; hayatın içinden gelen hikâyeleri, yaşanmışlıkları ve insan ruhunun derinliklerini anlatmayı amaçlıyor. Bu yaklaşım, onun eserlerine samimi ve çarpıcı bir kimlik kazandırıyor.

Melike Yaşlı’nın müzik yolculuğundaki ilk adımı olan “Yeraltı Yarası”, karanlık duyguların, ihanetin, yalnızlığın ve içsel çatışmaların güçlü bir anlatımı olarak öne çıkıyor. Şarkının sözlerinde geçen “Masada gülüş, arkada mezar” ve “En derin ihanet en yakından doğar” gibi ifadeler, dinleyiciyi derin bir yüzleşmeye davet ediyor. Eser, yalnızca bir şarkı değil; aynı zamanda iç dünyaya açılan bir kapı niteliği taşıyor.

Melike Yaşlı, bu ilk teklisiyle şiirden müziğe uzanan yolculuğunda önemli bir eşiği geride bırakırken, duygularını dinleyicileriyle paylaşmaya devam edeceğinin de sinyallerini veriyor.

Sanatçının dijital platformlardaki varlığı da her geçen gün büyüyor. Spotify ve YouTube üzerinden dinleyicileriyle buluşan Yaşlı, aynı zamanda sosyal medya aracılığıyla da kitlesiyle güçlü bir bağ kuruyor.

🎧 Melike Yaşlı Spotify linki:
https://open.spotify.com/artist/5n2wuIa0zbGLeumpsdiyTF?si=xrr8tY9MQKyoAK_O1Fq9Gw

Melike Yaşlı’nın sanat yolculuğu, samimi anlatımı ve derinlikli sözleriyle önümüzdeki dönemde adından daha sık söz ettireceğe benziyor.

Retrobüs’ten Volkan Konak’a saygı duruşu

Türk müzik sahnesinde nostaljik yorumlarıyla bilinen Retrobüs, yeni video çalışması “Dido” ile Karadeniz müziğinin unutulmaz ismi Volkan Konak’ı andı. Grup, çalışmasında Volkan Konak’ın sanatçı kimliğini ve müzikte bıraktığı izleri ön plana çıkararak duygusal bir kabare anlatımıyla saygı duruşunda bulundu.

Grup, “Dido” çalışmasında Volkan Konak’ın müzikal mirasına odaklanarak duygusal bir kabare anlatımıyla sanatçıya saygı duruşunda bulundu.

Retrobüs, video paylaşımında şu ifadelere de yer verdi:

“Video sonunda rüzgar esti Kuzey Rüzgarıydı sanki...
Ne çabuk sene-i devriyesi geldi.
Allah tüm sanatçılara senin gibi sahnede ve dimdik ayakta ölmeyi nasip etsin!
Saygı, minnet ve rahmetle...”

Grup hakkında içerikler için: Instagram @retrobüs_

Reyna Toyrana’dan yeni tekli: “Panzehir”

Alternatif pop sahnesinin dikkat çeken isimlerinden Reyna Toyrana, kısa süre önce yayımladığı yeni single çalışması “Panzehir” ile dinleyicilerini derin ve duygusal bir yolculuğa davet ediyor. Bugüne kadar sekiz şarkı yayımlayan sanatçı, bu kez söz, müzik ve düzenlemesi Emrah Demiralp imzası taşıyan güçlü bir eserle müzikseverlerle buluşuyor.

Daha önce Sertab Erener, Emre Altuğ ve İrem Derici gibi önemli isimlere hit şarkılar kazandıran Demiralp’in üretimi olan “Panzehir”, sözleri ve melodik yapısıyla öne çıkıyor.

Şarkı; içsel yalnızlık, duygusal sıkışmışlık ve ayrılık temalarını alternatif pop estetiğinde etkileyici bir anlatımla sunarken, Reyna Toyrana’nın güçlü vokal yorumu ile dinleyicide derin bir etki bırakıyor. 1970’lerin nostaljik sound’unu modern bir yaklaşımla harmanlayan eser, tür içinde özgün bir çizgi yakalıyor.

“Panzehir”, karanlık duyguların içinden doğan bir umut hikâyesi anlatırken, sevginin iyileştirici gücünü “panzehir” metaforu üzerinden dinleyiciye aktarıyor. Reyna Toyrana, şarkı hakkında şu ifadeleri kullanıyor:

“Panzehir sözleri ve müziğindeki derinlikle çok özel bir şarkı; duyguların en karanlık köşelerini görünür kılarken, müzik aracılığıyla bir rahatlama ve teslimiyet hissi yaratıyor. Bu şarkıda herkes kendi içindeki panzehiri bulabilir.”

Klibi Behçet Adar yönetmenliğinde çekilen eserin kurgu ve renk çalışmaları Berke Küçük imzası taşıyor.

“Panzehir” tüm dijital platformlarda dinlenebilirken, şarkının klibine aşağıdaki YouTube linki üzerinden ulaşabilirsiniz:

👉 https://www.youtube.com/watch?v=Q83CrLPUl9g

Duygulara dokunan bu özel çalışma, alternatif pop dinleyicileri için dikkat çeken bir yapım olarak öne çıkıyor.

Seçil Avcı'dan yılın yeni hiti "Uykusuz Şehir" yayında!

Modern pop-rock tınılarını Ege’nin mistik ve melankolik ruhuyla buluşturan Seçil Avcı, yeni teklisi “Uykusuz Şehir” ile müzikseverlerin karşısına güçlü bir dönüş yapıyor. Sözü ve müziği sanatçının kendisine ait olan eser, hem duygusal derinliği hem de enerjik yapısıyla dikkat çekiyor. Avcı’nın kendine has vokal tarzı, şarkının ilk anından itibaren dinleyiciyi içine çekmeyi başarıyor.

“Uykusuz Şehir”, özellikle sözleriyle öne çıkan bir çalışma. Aşkın içindeki adaletsizlik, bağ koparamama hali ve içsel sorgulamalar, “Dinle uykusuz şehir” nakaratıyla güçlü bir şekilde vurgulanıyor. Şarkıda geçen “Aşka dağıttığın adaletsiz paylar kime” ve “Sensin benim tek gerçeğim, kopamadık hâlâ” gibi ifadeler, dinleyicinin duygusal bağ kurmasını kolaylaştırırken, modern şehir hayatının yalnızlığına da ayna tutuyor.

Projeye damga vuran unsurlardan biri ise usta gitarist İlter Kurcala’nın etkileyici soloları. Kurcala’nın gitar dokunuşları, şarkının duygusal yoğunluğunu artırarak esere zamansız bir karakter kazandırıyor. Düzenlemesi Oğuz Okuyucu tarafından Noxx Recording Stüdyo'larında yapılan parçada, mix & mastering sürecinde Alper Mat imzası bulunuyor. Klip yönetmenliğini ise İhsan Gül üstleniyor.

Eserin altyapısında yer alan zengin müzisyen kadrosu da dikkat çekiyor; elektro gitarda İlter Kurcala, bas gitarda Alper Mat, nefesli çalgılarda Ömür Gürlük, Yunus Boyraz ve Hikmet Ünal, yaylılarda ise Ziya Güçkan, Can Güçkan ve Pelin Odabaşı performanslarıyla şarkının duygusal katmanlarını güçlendiriyor.

“Uykusuz Şehir”, hem radyolarda hem de dijital platformlarda geniş kitlelere ulaşmaya aday, güçlü bir pop-rock çalışması olarak öne çıkıyor.

Şarkının klibini izlemek için:
https://youtu.be/-VE-ts3UFX4?si=ffK-dTbtEu0Pw3ZJ

Hayatın sahnesinde yeniden doğan bir isim: Sonnur Erciyes

Kasım 1973’te Almanya’da dünyaya gelen Sonnur Erciyes, yaşamı boyunca farklı alanlarda edindiği deneyimleri bugün sanatla buluşturan güçlü bir isim olarak dikkat çekiyor. Eğitim hayatına Almanya’da başlayan, ardından Türkiye’de devam eden Erciyes, Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünden mezun oldu. Çalışma hayatı boyunca disiplinli ve sorumluluk sahibi kimliğiyle tanınan Sonnur Erciyes, uzun yıllar direksiyon öğretmenliği yaptı. Tam 19 yıl boyunca direksiyon eğitmeni olarak görev alan Erciyes, Ekim 2025’te çalışma hayatını noktalayarak emekliliğe adım attı.

1997 yılında evlenen Sonnur Erciyes, iki çocuk ve bir gelin annesi. Hayatı boyunca ailesini merkezine alan Erciyes, 2020 yılında eşini kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşasa da yaşam enerjisini ve üretme isteğini kaybetmedi. Tam aksine, bu süreç onun yıllar önce içinde filizlenen sanat tutkusuna yeniden yönelmesine vesile oldu.

Sanatla olan bağı aslında çok eskilere dayanıyor. Lise yıllarında tiyatro ile tanışan Sonnur Erciyes, 1990’lı yıllarda sahne deneyimi yaşayarak “Kel Şarkıcı” ve “Vur Bir Mastika” adlı tiyatro oyunlarında rol aldı. Aynı dönemde yerel bir televizyon kanalında program sunuculuğu da yapan Erciyes, sahne ve ekran deneyimiyle sanat dünyasına erken yaşlarda adım attı.

Uzun yıllar farklı bir meslekte kariyerini sürdürmüş olsa da içindeki sanat sevgisi hiçbir zaman sönmedi. 2024 yılında yeniden tiyatro çalışmalarına dönen Sonnur Erciyes, oyunculuk yolculuğunu daha güçlü bir şekilde sürdürmeye başladı. Bu süreçte Veysel Diker Sanat bünyesinde hazırlanan “Olan Biten – Sosyal Medya” adlı sitcom projesinde rol alarak izleyici karşısına çıktı.

Sanat yolculuğuna aktif şekilde devam eden Erciyes, şu sıralar Maltepe Tiyatrosu’nda sahnelenecek iki önemli oyun için provalarını sürdürüyor. Gyula Hay’ın “At” adlı eseri ile Güngör Dilmen’in klasikleşmiş oyunu “Deli Dumrul” için hazırlanan ekipte yer alan Sonnur Erciyes, sahnedeki performansıyla dikkat çekmeye hazırlanıyor.

Yetenekleri, kendine özgü çalışma tarzı, özgün projelere olan ilgisi ve çok yönlü birikimiyle öne çıkan Sonnur Erciyes; güçlü iletişimi, pozitif enerjisi, sahnedeki ışıltısı ve doğal güzelliğiyle sanat çevrelerinde adından söz ettirmeye devam ediyor. Hayatın farklı dönemlerinden topladığı deneyimleri sahneye taşıyan Erciyes, hem ilham veren yaşam hikâyesi hem de sanata olan tutkusu ile yeni projelerde izleyicilerle buluşmayı sürdürüyor.