Patara Antik Kenti, Likya Birliği’nin başkenti olarak tarihi boyunca birçok medeniyetin izlerini taşımaktadır. Bu nedenle "medeniyetler beşiği" olarak anılmaktadır. Likya Birliği'nin simge yapılarından biri olan kent kapısı, bu yılki kazı çalışmalarının merkezine yerleşiyor.
KENT KAPISININ TARİHİ İŞLEVİ VE GELECEĞE MİRAS PROJESİ
Kent kapısının 19 metre uzunluğu ve 10 metre yüksekliğiyle kentin ihtişamını yansıttığı belirlenmiştir. Ancak yapılan son incelemelerde, kent kapısının su yolları ile bağlantılı olarak görsellik amaçlı bir işlev de gördüğü tespit edilmiştir. Milattan sonra 1. yüzyılda inşa edilen su yollarının son halkası olarak işlev gören kapı, üzerine çıkarılan kurşun borularla suyu akıtarak, ortadaki kemerin üzerinden bir su perdesi oluşturuyordu. Bu görsel ve fonksiyonel özellik, Roma İmparatorluğu'nun gücünü simgelemek amacıyla kullanılmıştır. Geleceğe Miras Projesi kapsamında bu su akışının yeniden canlandırılması ve görselliğin tekrar oluşturulması planlanmaktadır.
PATARA'DAKİ KAZI ÇALIŞMALARININ HEDEFLERİ
Patara Antik Kenti Kazı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Şevket Aktaş, bu yıl kent kapısının ve çevresindeki yapıların kazılarının yoğunlaştırılacağını açıkladı. Aktaş, Patara'nın antik dönemde denizden ve karadan olmak üzere iki girişi olduğunu belirterek, "Kent kapısı, Roma İmparatorluğu’nun propaganda yapısının bir parçasıdır. Ziyaretçilere Roma topraklarına adım attıklarında ihtişamlı bir yapı ile karşılaşmaları sağlanıyordu" dedi. Bu yılki kazılarla kent kapısının önündeki cadde ve çevresindeki revaklar ortaya çıkarılacak, batı revaklarındaki dükkanların işlevleri tespit edilmeye çalışılacak. Aktaş, bu kazılarla, dönemin yaşam biçimi ve kullanılan malzemeler hakkında önemli bilgiler edinileceğini vurguladı. Kazılar tamamlandıktan sonra, suyun yeniden kent kapısından akması sağlanarak, antik dönemin atmosferi modern zamanlarla buluşturulacak.