Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’in kontrolsüz yer altı suyu kullanımı nedeniyle ciddi bir çökme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, önlem alınmaması halinde önümüzdeki 50 yıl içinde deniz suyunun Basmane’ye kadar ilerleyebileceği uyarısında bulundu.
Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu üyeleriyle bir araya gelen Prof. Dr. Yaşar, İzmir ve Türkiye genelinde giderek derinleşen su ve enerji krizine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda özellikle kuraklık, yer altı sularının aşırı kullanımı ve bunun yol açtığı çökme tehlikesi masaya yatırıldı. İzmir’in uzun vadede karşı karşıya olduğu en büyük sorunun “sessiz çökme” olduğunu vurgulayan Yaşar, kentin bu gerçeği yıllardır görmezden geldiğini söyledi. Su tasarrufu ve çevresel sürdürülebilirlik konusunda geçmişten bugüne yeterli adımların atılmadığını belirten Yaşar, uyarılarını yöneticilere çoğu zaman mektuplarla iletmek zorunda kaldığını belirtti.

Yaklaşık 42 yıldır denizler ve İzmir Körfezi üzerine bilimsel çalışmalar yürüttüğünü hatırlatan Yaşar, Körfez’e ilişkin en kapsamlı araştırmayı 1998 yılında yaptıklarını söyledi. Büyük Kanal Projesi’nin ardından Körfez’in temiz suyla beslenmesi durumunda yüzülebilir hale gelebileceğini ancak dere yataklarının betonlanması ve yanlış çevre politikaları nedeniyle bu hedefin gerçekleşmediğini kaydetti.
İZMİR'DE CİDDİ BİR SU KRİZİ VAR
İzmir’in ciddi bir su krizi yaşadığını belirten Yaşar, kentte kullanılan suyun yaklaşık yüzde 80’inin yer altı kuyularından sağlandığını söyledi. Kuyu derinliklerinin 600 metreden 1200 metreye kadar indiğine dikkat çeken Yaşar, bu durumun sadece İzmir’i değil, Manisa Ovası başta olmak üzere tüm bölgenin altını boşalttığını ifade etti. Su kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesine rağmen hâlâ yüzde 35 seviyesinde olmasının da büyük bir sorun olduğunu vurguladı.
'ÖNLEM ALINMAZSA DENİZ SUYU BASMANE'Yİ BULACAK'
Kuraklığın yalnızca çevresel bir mesele olmadığını belirten Prof. Dr. Yaşar, ekonomik krizlerden enerji sorunlarına, balık popülasyonlarının yok olmasından savaşlara kadar birçok küresel sorunun temelinde su sıkıntısının yattığını söyledi. Tarih boyunca büyük göçlerin ve toplumsal kırılmaların da kuraklık dönemlerinde yaşandığını hatırlattı. “İzmir’in en büyük sorunu ulaşım ya da Körfez kokusu değil” diyen Yaşar, çarpıcı bir tablo çizerek, gerekli önlemler alınmazsa 50–60 yıl içinde deniz suyunun Basmane’ye kadar ulaşabileceğini ifade etti. Alsancak’ta zaman zaman hissedilen kanalizasyon kokularının da altyapının deniz seviyesinin altına inmeye başlamasının bir sonucu olduğunu söyledi.
Dünyadan örnekler de veren Yaşar, Cakarta ve Mexico City’de yılda 10–15 santimetreyi bulan çökme yaşandığını, bu nedenle bazı bölgelerin tamamen boşaltıldığını hatırlattı. Yer altı sularının stratejik bir rezerv olduğunu vurgulayan Yaşar, kaçak kuyuların mutlaka engellenmesi gerektiğini, Türkiye genelinde tahmini 550 bin kuyunun bulunduğunu ve bunların yaklaşık 120 bininin kaçak olduğunu dile getirdi.
Toplantı sonrası değerlendirmede bulunan Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu Başkanı Yunus Karakaya ise uyarıların artık göz ardı edilemeyecek bir noktaya geldiğini belirtti. Karakaya, “Bu konu siyasi tartışmaların ötesindedir. İzmir’in altı boşalıyor ve biz hâlâ günü kurtarmaya çalışıyoruz. Bilimin uyarılarını dikkate almazsak, gelecek nesillere yaşanabilir bir şehir bırakamayız” dedi.





