Güncel

Ramazan öncesi taklit ve tağşiş gıda uyarısı! "Göz ile anlamak mümkün değil"

Sofralara giren temel gıdalarda taklit ve tağşiş vakalarının arttığına dikkat çekildi. Uzmanlar, özellikle açıkta ve etiketsiz satılan ürünlerin ciddi sağlık riski taşıdığı konusunda vatandaşları uyardı

Abone Ol

Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ulaş Kırım, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bir buçuk yıldır uygulanan taklit ve sağlığa etki eden gıdalar listesinin güncellemesi ile toplumda farkındalık oluştuğunu söyledi. Cezaların 4 milyon 740 bin TL’ye kadar çıktığına dikkat çeken Kırım, “Bu sadece para cezası değil; hapis, çeşitli adli yaptırımlar, ticaretten men ile desteklenip, daha caydırıcı olabilir" dedi.

Sofraların vazgeçilmez ürünlerinde risk büyüyor. Geçen yıl en fazla taklit ve tağşiş vakasının baharat, zeytinyağı, bal, et ve süt ürünlerinde tespit edildiği açıklandı. Uzmanlar, özellikle açıkta ve etiketsiz satılan ürünlerin ciddi sağlık riski taşıdığına dikkat çekerek vatandaşlara kritik uyarılarda bulundu. Laboratuvar testleri olmadan birçok hilenin anlaşılmasının mümkün olmadığı belirtiliyor.

TAKLİT VE TAĞŞİŞ EN ÇOK TEMEL GIDALARDA

Gıda güvenliği konusunda değerlendirmelerde bulunan Ömer Ulaş Kırım, geçen yıl en fazla taklit ve tağşişin baharat, zeytinyağı, bal, et ve et ürünleri ile süt ve süt ürünlerinde görüldüğünü belirtti. Vatandaşların özellikle etiketsiz ve açıkta satılan ürünlerden uzak durması gerektiğini vurgulayan Kırım, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayımladığı güvenilir gıda listesinin takip edilmesini önerdi. Kırım, vatandaşların uzun yıllardır alışveriş yaptığı, hijyen koşullarını sağlayan ve sorumluluklarını yerine getiren işletmeleri tercih etmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Taklit ve tağşiş ürünlerin daha çok vatandaşın temel besin maddeleri oluğunu görüyoruz. Vatandaş bu ürünleri açıktan aldığı zaman çok ciddi risklerle karşı karşıya kalıyor. Bu nedenle açıkta satışın engellenmesi, etiketsiz ürünlere talebin olmaması, vatandaşın da bu konudaki bilincinin artması gerekiyor. Bu temel gıda ürünlerinde taklit ve tağşişi göz ile anlamak çok mümkün değil, bakanlık testlerini laboratuvarda yapıyor. Ayrıca taklit tağşiş ürünlerinin göz ile ayırt edilmemesi için özellikle çaba sarf ediliyor"

KIYMA ALIRKEN BU DETAYA DİKKAT

Gıda ürünlerinde karşılaşılan hile yöntemlerine de değinen Kırım, baharatlarda gıda boyaları dışında tekstil boyalarına rastlanabildiğini, yoğurtta nişasta tespit edilebildiğini söyledi. Parça etlerde değil ancak kıyma, lahmacun, pide ve sucuk gibi ürünlerde tek tırnaklı hayvan eti riskine dikkat çeken Kırım, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Baharatlarda gıda boyaları haricinde tekstil boyalarına rastlanabiliyor. Yoğurtta nişasta ile karşılaşılabiliyoruz. Parça etlerde değil, kıymaya dönüştürülmüş ya da lahmacun, pide ve sucuk gibi ürünlerde tek tırnaklı hayvan eti olabiliyor. At ve eşek etinin doğrudan bir üretimi ve çiftlik olmadığı için ölmek üzere olan ya da ölmüş bir hayvandan alınan etlerin bu ürünlerin içerisinde karıştırıldığını rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Özellikle kasaplarda bir kıyma çekimi yapılacaksa önceden hazırlanan ürün yerine, vatandaşın gözü önünde çekilmiş bir kıymayı tercih etmek alınacak önlemler arasında gelmeli"

AFLATOKSİN VE PESTİSİT UYARISI

İhraç edilen yaş sebze, meyve ve kuru meyve ürünlerinde aflatoksin ve pestisit tespit edilmesi durumunda ürünlerin geri gönderilebildiğini belirten Kırım, vatandaşların en çok merak ettiği konunun bu ürünlerin iç piyasaya dönüp dönmediği olduğunu söyledi.

Kırım bu konuda şunları kaydetti:

"Vatandaş tarafından en merak edilen durumsa 'Bu ürünler yeniden bizim soframıza mı geliyor' sorusu oluyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın bu konuda belli bir kriteri var. Taze meyve, sebzelerin ömrü daha kısa olduğu için geri dönmesi çok mümkün olmuyor. Kuru incir, üzüm gibi ürünlerdeyse genellikle imha işlemi uygulanıyor. Eğer kusur çok fazla değilse burada yeniden işlenip, şartlara uyan başka bir ülkeye gönderim sağlanabiliyor. Ancak ihraç edilen ürünler dışında aynı ya da benzer ürün denetim olmadan pazarda ya da markette satılabiliyor. Vatandaş bu defa bilinçsiz olarak alıp, tüketebiliyor. Bakanlık taklit, tağşiş listelerini yayınlayarak çok güzel bir farkındalık yarattı. Bunun aynısını pestisit analizlerini de yapılması yine vatandaş adına önemli olabilir"