ELA SAĞLAM - EGE TELGRAF/ Urla’ya yalnızca “denize girilecek yer” gözüyle bakmak ilçenin yarısını kaçırmak anlamına geliyor. İskele Mahallesi’nin taş binaları, Sanat Sokağı’nın küçük atölyeleri, kıyıya doğru uzanan sokaklar, bağ rotaları ve masmavi deniz birbirinden çok farklı deneyimleri aynı bölgede buluşturuyor. Kaynakta da Urla’nın Sanat Sokağı’ndan plajlara, kültür duraklarından bağ rotalarına kadar geniş bir keşif alanı sunduğu belirtiliyor. Sabah başlayan bir Urla günü, plan değiştirerek akşama kadar uzayabiliyor. Çünkü bir sokaktan çıkınca bağlara, bağlardan ayrılınca denize, denizden sonra da güçlü bir sofraya ulaşmak mümkün.

TAŞ SOKAKLARIN ARASINDA EGE RUHU

Urla’nın karakterini en fazla hissettiren yerlerden biri eski dokusunu koruyan sokakları. İskele çevresindeki taş yapılar ilçenin deniz kasabası kimliğini taşırken, Urla Sanat Sokağı daha renkli ve hareketli bir atmosfere sahip. Küçük dükkanlar, el işi ürünler, seramikler, tablolar ve atölyeler sokak boyunca karşınıza çıkıyor. Urla’nın hediyelik eşya kültürü de bu bölgelerde yoğunlaşıyor. Tarihi Arasta Çarşısı, Malgaca Çarşısı ve Sanat Sokağı’nda el işi ürünlerden seramiklere, tablolardan farklı tasarım ürünlerine kadar pek çok seçenek bulunuyor.

BAĞLARIN ARASINDA ZAMAN YAVAŞLIYOR

Urla denildiğinde artık deniz kadar güçlü bir başka rota daha var: Bağ Yolu. Üzüm bağlarıyla çevrili vadiler, zeytinlikler ve üretim alanları ilçenin iç kesimlerine doğru tamamen farklı bir manzara ortaya çıkarıyor. Urla, tarih boyunca bağcılıkla ilişkilendirilen bir bölge olurken günümüzde de Türkiye’de bağcılık denildiğinde öne çıkan merkezlerden biri haline geldi. Bağ rotasında üretim alanlarını görmek, üzümün yetiştiği toprakları keşfetmek ve Urla’nın tarımla kurduğu bağı yakından hissetmek mümkün. Özellikle sonbaharda bağ bozumu döneminde bu rota çok daha farklı bir atmosfere bürünüyor.

Urla Gezileccek Yerler (2)

ZEYTİN AĞAÇLARI YÜZYILLARI TAŞIYOR

Urla’nın hikayesinde yalnızca üzüm yok. Yarımadanın zeytincilik geçmişi antik dönemlere kadar uzanıyor. Klazomenai Antik Kenti’ndeki zeytinyağı işliği bölgenin bu ürünle kurduğu tarihsel bağın en önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Urla’dan geçen üç farklı zeytin rotası bulunuyor: Urla Merkez Zeytin Rotası, Urla-İskele-Burgaz-Özbek-Yuvaca hattı ile Kuşçular-Yağcılar-Demircili hattı. Bu rotalar anıt zeytin ağaçlarından eski işliklere ve üretim alanlarına kadar uzanıyor. Urla’nın doğasını anlamak isteyenler için bu yollar, klasik sahil gezisinin çok daha ötesine geçiyor

DENİZİN RENGİ KOYDAN KOYA DEĞİŞİYOR

Bağlardan kıyıya indiğinizde Urla bu kez masmavi Ege’yle karşılıyor. Azmak Koyu, berrak denizi ve manzarasıyla öne çıkarken kıyıda beach club seçeneği de bulunuyor. Demircili Koyu ise turkuaz suyu, beyaz kumları, renkli çakılları ve çevresindeki yeşilliklerle daha doğal bir deniz atmosferi sunuyor. Urla’nın plaj rotasının en güzel yanı her noktanın birbirine benzememesi. Bir koyda daha konforlu ve hareketli bir plaj günü geçirmek mümkünken birkaç kilometre sonra daha sessiz, doğal ve sakin bir Ege kıyısıyla karşılaşılabiliyor.

BİR GÜN DENİZ YETMEZSE SANATA DÖNÜN

Urla’nın yalnızca doğası değil kültür ve sanat tarafı da oldukça güçlü. Arkas Sanat Merkezi, uluslararası ve yerli sanatçıların eserlerinin sergilendiği geniş sergi alanlarıyla ilçenin kültür duraklarından biri. Kaynakta merkezin 10 sergi odasına sahip olduğu ve farklı disiplinlerden eserleri ziyaretçilerle buluşturduğu belirtiliyor. Köstem Zeytinyağı Müzesi ise Urla’nın üretim kültürünü sanat ve tarih rotasına bağlayan diğer duraklardan biri. Böylece kötü hava nedeniyle denize girilemeyen bir gün bile Urla’da boş geçmiyor

Ne Çeşme ne Urla! Ege’de denizi cam gibi olan ada: Cunda’da denize girilecek en güzel 5 yer
Ne Çeşme ne Urla! Ege’de denizi cam gibi olan ada: Cunda’da denize girilecek en güzel 5 yer
İçeriği Görüntüle

LEZZETLER RESMEN DAMAK ÇATLATIYOR

Urla’yı son yıllarda öne çıkaran en önemli unsurlardan biri gastronomi. İlçenin mutfağında mevsimsel ürünler, Ege otları, zeytinyağı, enginar ve yerel üretim güçlü biçimde hissediliyor. Fine dining restoranlardan küçük esnaf lokantalarına, sahil mekanlarından pastanelere kadar geniş bir yeme-içme haritası bulunuyor. Kaynak da Urla’yı Michelin yıldızlı restoranlardan samimi Ege lokantalarına kadar uzanan güçlü bir gastronomi rotası olarak tanımlıyor. Sanat Sokağı’nda dondurma ve tatlı molası vermek, İskele’de deniz kenarında yemek yemek ya da bağların arasında uzun bir akşam sofrasına oturmak Urla deneyiminin önemli parçalarından. Burada yemek çoğu zaman yalnızca öğün değil, gezinin kendisi haline geliyor.

Urla Gezilecek Yerler

ENGİNAR GELİNCE URLA’NIN HAVASI DEĞİŞİYOR

İlkbahar Urla’nın en renkli dönemlerinden biri. Enginarın bölgedeki üretimi ve Uluslararası Urla Enginar Festivali ilçenin gastronomi kimliğini daha da görünür hale getiriyor. Aynı dönemde Ege otları, bakla ve diğer mevsim ürünleri de sofralarda daha fazla yer buluyor. Bağların yeniden yeşermesiyle doğa da canlanıyor. Bu nedenle yalnızca deniz tatili düşünmeyenler için ilkbahar, Urla’nın belki de en güzel zamanlarından biri.

SONBAHARDA BAĞLAR BAŞROLE ÇIKIYOR

Yaz kalabalığı çekildiğinde Urla sessizleşmiyor; yalnızca ritmi değişiyor. Sonbaharla birlikte bağ bozumu başlıyor, deniz daha sakin bir atmosfere kavuşuyor ve pastırma yazı sayesinde açık hava keyfi devam ediyor. Kaynakta Urla’nın yıl boyunca ziyaret edilebildiği, kalabalıktan uzak bir deneyim isteyenler için özellikle ilkbahar ve sonbaharın öne çıktığı belirtiliyor. Bu dönemde bağların arasında yürümek, uzun sofralara oturmak ve sahilde daha sessiz saatler geçirmek ilçenin bambaşka bir yüzünü gösteriyor.

DÖNERKEN BAGAJ BOŞ KALMIYOR

Urla’dan ayrılırken yanınıza alabileceğiniz ürünlerin başında zeytin ve zeytinyağı geliyor. Üzüm bağlarının etkisiyle şarap ürünleri de ilçenin alışveriş rotasında önemli yer tutuyor. Bunun yanında lavantadan üretilen sabunlar, yağlar, mumlar ve kozmetik ürünleri bulunuyor. Mevsiminde taze sebze ve meyveler de pazarlardan alınabiliyor. Sanat Sokağı ve çarşılardaki seramikler, el işi ürünler ve küçük tasarım objeleri ise Urla’dan daha kalıcı bir hatıra götürmek isteyenlere alternatif sunuyor.

S U P Sunset Urla 1170X658

ULAŞIMI DA ÇOK KOLAY

Urla’nın en büyük avantajlarından biri İzmir’e oldukça yakın olması. Kaynakta İzmir şehir merkezinden yaklaşık 1 saatte, Güzelyalı’dan yaklaşık 30 dakikada ve Adnan Menderes Havalimanı’ndan yaklaşık 40 dakikada ulaşılabildiği belirtiliyor. İstanbul’dan özel araçla O5 üzerinden yolculuk süresi ise yaklaşık 4,5 saat olarak veriliyor. Bu yakınlık Urla’yı yalnızca uzun tatiller için değil, “sabah çıkıp akşam dönerim” diyenler için de güçlü bir seçenek haline getiriyor. Ama Urla’ya gelip birkaç saat sonra dönmek çoğu zaman kolay olmuyor.

SABAH DENİZ, AKŞAM BAĞLAR

Urla’nın en güzel yanı tek bir tatil anlayışına sıkışmaması. Sabah Demircili’nin turkuaz suyunda yüzebilir, öğleden sonra Sanat Sokağı’nda dolaşabilir, zeytin rotasını takip edebilir ve günü bağların arasındaki bir sofrada tamamlayabilirsiniz. Başka bir gün İskele’nin taş sokaklarında başlayıp sanat merkezlerine uğrayabilir, pazardan yerel ürünler alabilir ve gün batımında kıyıya dönebilirsiniz. Deniz, bağ, sanat, tarih ve gastronomiyi aynı rotada buluşturan Urla bu nedenle İzmir’in yalnızca yazlık ilçelerinden biri değil. Her mevsimde başka bir bahaneyle yeniden gidilebilecek, bir güne sığdırması zor bir Ege kaçamağı.

Muhabir: ELA SAĞLAM