Yunanca’da sarx (kas) ve penia (kayıp) kelimelerinin birleşmesinden isim almış olan sarkopeni, kas kütlesi ve fonksiyonundaki azalma olarak tanımlanmıştır. Yaşam boyu meydana gelen olumsuz kas değişikliklerinden kaynaklanmaktadır. Sarkopeni düşme, kırıklar, fiziksel olarak işlevsizlik ile ilişkili bir iskelet kası sorunudur. Yaşlanma ile sarkopeni riski artmaktadır. 2009 yılında Avrupa Yaşlı Bireylerde Sarkopeni Çalışma Grubu (EWGSOP) tarafından sarkopeni, “iskelet kas kütlesi ve fonksiyonunun yaşa bağlı kaybı’’ olarak açıklanmıştır. Eğer düzenli spor yapmıyorsanız ve kaslarınızı yeterli düzeyde kullanmıyorsanız 30 yaşından sonra kas kitlenizde her yıl ortalama yüzde 1 yaşayacağınızı biliyor muydunuz?
PRİMER VE SEKONDER SARKOPENİ
Sarkopeni, primer ve sekonder olarak iki sınıfta incelenebilir.Primer sarkopeni, yaşlanma ile ortaya çıkar ve başka hiçbir spesifik nedene bağlı değildir. Sekonder sarkopeni ise yaşlanma dışı hastalık (inflamatuar durumlar, osteoartrit, nörolojik bozukluklar), inaktivite (sedanter yaşam tarzı, fiziksel inaktivite) ve malnütrisyon (yetersiz beslenme veya malabsorbsiyon, anoreksiye neden olan ilaçlar, aşırı beslenme/obezite) gibi nedensel faktörler ile ortaya çıkar.
Egzersizin sarkopeniyi hafifletmek için gösterilen en etkili strateji olduğu gösterilmiştir. Dirençli egzersiz, sarkopeni yönetiminin temel taşı olarak kabul edilmektedir. Ayrıca literatürde, yaşlılarda kas kütlesini, kas gücünü ve fiziksel performansı iyileştirmek için multimodal egzersiz yaklaşımı (direnç antrenmanı, yürüme, aerobik antrenman, denge antrenmanı ve diğer antrenman türlerinin bir kombinasyonu) önerilmektedir.
KİŞİYE ÖZEL
Sarkopeni sıklığı, yaşlanma ile artsa da yaşamın erken dönemlerinde de ortaya çıkabilmektedir. Sarkopeni prevelansının 2050 yılında yaklaşık 200 milyona ulaşması beklenmektedir. Beslenme uzmanları, sarkopeni hastalarında kişiye özel (mevcut hastalık ve kullanılan ilaçlara göre), dengeli, Akdeniz tipi beslenmeye uygun ve öğünlere dağıtılmış yüksek kalite proteinlerden oluşan diyet önermektedirler. Ayrıca, diyette esansiyel aminoasitlerden zengin besinler tercih edilmelidir. D vitamini düzeyi dikkat edilmesi gereken bir başka unsur olarak göstermektedirler. Sarkopeni’nin geçerliliği kanıtlanmış bir farmakolojik tedavisi henüz yoktur. Bu durum, sarkopeni için önlem çalışmalarını çok önemli kılmaktadır. Fiziksel egzersiz yapmak önlem çalışmaları için sıklıkla kullanılır. Fakat bu noktada fiziksel egzersiz ve fiziksel aktiviteyi ayırt etmeyi iyi bilmek gerekir; ilki belirli bir kas çalışması üreten iyi tanımlanmış hareketlerin tekrarından oluşurken, ikincisi çoğunlukla aynı etkiye sahip olmayan fonksiyonel aktivitelere karşılık gelir.
Sağlıklı bir yaşam için hareket edin, sağlıkla kalın.
Kaynaklar
Rosenberg IH. Sarcopenia: originsandclinicalrelevance. ClinGeriatrMed. 2011;27(3):337-339.
Cruz-Jentoft AJ, Baeyens JP, Bauer JM, Boirie Y, Cederholm T, Landi F, Martin FC ve ark. EuropeanWorkingGroup on Sarcopenia in Older People. Sarcopenia: Europeanconsensus on definitionanddiagnosis: Report of theEuropeanWorkingGroup on Sarcopenia in Older People. Age Ageing. 2010;39(4):412-23.
Cruz-Jentoft AJ, Bahat G, BauerJ, ve ark. Sarcopenia: revisedEuropeanconsensus on definitionanddiagnosis. Age Ageing. 2019;48(4):601. Cruz-Jentoft AJ, Sayer AA. Sarcopenia. Lancet. 2019;393(10191):2636-46.
BOVATEKİN, S. &. (2017). Yaşlıda Sarkopeni Tedavisi. Turkiye Klinikleri Journal of Geriatrics-Special Topics, , 3(2), 96-103. Savaş, S. (2015). Sarkopeniden korunma. Ege Tıp dergisi, 54(10).
SAVAŞ, U. D. (2017). İLERİ YAŞTA KAS ERİMESİ EL KİTABI. İZMİR.
Sökmen, Ü. &. (2017). Yaşlılıkta sarkopeni. Jour Turk Fam Phy, 8(2).