Bugün size yüzlerce farklı kas hastalığından biri olan, üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası görülebilen ve yoğun bakım ünitelerinde karşılaşılabilen ve Covid sonrası da karşılaşma oranımızın arttığı Guillan Barre Sendromundan bahsetmek istiyorum.

Önce nasıl bir rahatsızlık olduğuna değinelim:

Guillain-Barre Sendromu; sinir sisteminde meydana gelen, vücutta kas güçsüzlüğüne, refleks kaybına, uyuşmaya, karıncalanmaya sebep olan ve geçici felç hali yaratabilen, kesin tedavisi olmamakla beraber hastalığın etkisi azaltılabilen bir nörolojik hastalıktır. 100 binde 1 ila 2 kişide görülen nadir bir hastalıktır.

Hastaların yaklaşık olarak yüzde 85’i 6 ila 12 ay içerisinde tamamıyla sağlığına kavuşabilir. Tekrardan hasta haline dönme ihtimali oldukça küçüktür. Ayrıca, hastalıktan ölüm oranı yaklaşık olarak yüzde 4 ila yüzde 7 aralığındadır.

Guillain-Barre Sendromunda , bağışıklık sistemi, sinirlere saldırır ve sinirlerin etrafındaki miyelin kılıf zarar görür. Bunun sonucunda sinir iletiminde aksama ortaya çıkar ve ekstremitelerde güçsüzlük ve karıncalanma hali meydana gelir. Belirtilerin görülmeye başlamasıyla bu his tüm vücuda yayılır ve vücut geçici bir şekilde felç olur. Bu sendrom, acil müdahale gerektirdiği için hasta derhal hastaneye yatırılmalıdır. Bu hastalığın ortaya çıkma sebebi hala tam olarak bilinmemektedir.

Guillain-Barre Sendromunun bilinen bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır fakat uygulanabilecek bazı yöntemlerle belirtilerin etkisi hafifletilebilir ve iyileşme süresi kısalabilir. Hastaların çoğu 6 ayda yürüme yetisini tekrar kazanabilir hale gelmiştir. Fakat iyileşme sürecine geçilse bile, uyuşma, yorgunluk, güçsüzlük gibi kalıcı hasarlar hastada kalabilmektedir.

NEDENLERİ

Kesin nedeni tam olarak bilinmeyen hastalıklar kategorisinde yer almaktadır ve hali hazırda üzerine çalışmalar aktif olarak devam etmektedir. 50 yaş üzeri kişilerde görülme sıklığı daha fazla da olsa her yaş grubunda rastlanılabilmektedir.

Yaşadığınız bazı rahatsızlıklardan ötürü sinir hücrelerinizde değişim meydana gelebilir, bağışıklık sisteminiz de bu değişen sinir hücrelerini tehdit olarak algılayabilir. Tetikleyici unsurlar arasında çok çeşitli hastalıklar sayılabilir; soğuk algınlığı, mide virüsü, grip gibi basit hastalıkların yanısıra Koronavirüs veya Zika virüsün sebep olduğu ciddi hastalıklar ya da olduğunuz herhangi bir aşı veya geçirdiğiniz bir ameliyat Guillan-Barre sendromunu tetikleyebilmektedir.

Normalde sadece istilacı organizmalara saldıran bağışıklık sisteminin, kendi sinir hücrelerine saldırmaya başlamasıyla beraber, beyine sinyal gönderme yetisi kısıtlanır. Ortaya çıkan belirtilerin ilerleme süresi yaklaşık olarak 30 gündür.

Guillan-Barre sendromunun en yaygın türü olan Akut İnflamatuar Demiyelinizan Poliradikülonöropati (AIDP) sinirlerin koruyucu örtüsü yani miyelin kılıf hasar görür ve bu da sinyalleri kesintiye uğratarak, güçsüzlüğe, uyuşukluğa ve hatta geçici felce sebep olur.

Guillan-Barre Risk Faktörleri

Tüm yaş gruplarında ortaya çıkabildiği gibi yaşlandıkça risk artış göstermektedir. Erkeklerde kadınlara oranla daha yaygındır.

GBS’yi Tetikleyen Nedenler:

• Campylobacter ile enfeksiyon

• Grip virüsü

• Sitomegalovirüs

• Epstein Barr Virüsü

• Zika Virüsü

• Hepatit A, B, C, E

• HIV (AIDS’e neden olan virüs)

• Travmalar

• Ameliyatlar

• Hodgkin Lenfoma

• Grip aşıları, çocukluk aşıları

• Korona virüs enfeksiyonu (DEVAMI VAR)

BELİRTİLER

Guillan Barre hastalığı , ayaklardan ve bacaklardan başlayarak vücudun üst kısımlarına yayılım gösterir ve oldukça da hızlı bir şekilde ilerleme gösterir. Reflekslerinizde yavaşlamayı hissedersiniz. Sendrom hali ilerledikçe (yaklaşık 2 hafta) kas zayıflığı felce dönüşebilir. Bazı vakalarda sadece yorgunluk gibi hafif belirtilerle ortaya çıkabilirken, bazılarında yutma, nefes alma zorluğu, felç gibi sorunlarla mücadeleden bahsedebiliriz.

Guillan Barre Sendromu Semptomları:

• Parmaklarda, bileklerde karıncalanma, uyuşukluk ve iğne batırılma hissi.

• Bacaklardan başlayarak vücudun üst kısmına yayılan zayıflık, güçsüzlük hali.

• İlaçla hafifletilebilen şiddetli sinir ağrıları.

• Dengesiz yürüme, merdiven çıkamama hali.

• Konuşma bozuklukları

• Çiğneme, yutma gibi hareketlerde güçlük.

• Gözleri hareket ettirememe, çift görme.

• Geceleri daha da şiddetli hale gelen ağrı, kramp atakları.

• İdrar yapmada ve tutmada güçlük yaşama.

• Hipotansiyon, hipertansiyon.

• Kalp atış bozuklukları.

• Solunum sıkıntısı çekme.

• Kan pıhtısı oluşturma.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Guillan-Barre Sendromu teşhisi konulursa zaman kaybetmeden tedaviye başlanılmalıdır. Aslında bilinen kesin bir tedavi yöntemi mevcut değildir. Ancak bazı yöntemlerle iyileşme süreci hızlandırılabilir ve hastalığın şiddeti azaltılabilir. Ayrıca başarılı bir tedavi sürecinin temel taşı, tüm yaşamsal işlevlerin yakından izlendiği destekleyici bakım çalışmalarıdır.

İyileşme sürecini hızlandırmak adına hekiminiz plazmaferez yöntemini tercih edebilir. Bu yöntemde vücudunuzdaki kan alınır, plazma kısmı kan hücrelerinden ayrılır ve kan hücreleri vücudunuza geri koyulur. Böylece sinir hücrelerine saldıran bağışıklık sistemindeki antikorlar azalmış olur.

Vücudunuzun tam kontrolüne sahip olduğunuz aşamaya kadar hastane desteği ve devamında özel bakım gerekebilir. Fizik tedavi ile gücünüzü artırmaya yönelik hareketlerin içerisinde yer alabilirsiniz. Çok az sayıda kişide kalıcı sinir hasarı mevcuttur.

Guillan-Barre Sendromunu atlatan kişilerin:

• Yaklaşık olarak yüzde 80’lik kısmı 6 ayın ardından bağımsız olarak yürüyebilir.

• Tanının ardından geçen 12 ayda motor gücü yaklaşık olarak yüzde 60 oranında iyileşme gösterir.

• Yaklaşık olarak yüzde 5’lik ya da yüzde 10’luk kısmında gecikmeli ve eksik iyileşme söz konusudur.

• Çocuklukta bu hastalığı geçirmek, yetişkinlik ve yaşlılığa oranla daha az hasar kalma riski anlamına gelmektedir.

Ölümlerin temel nedeni ise yetersiz destekleyici sağaltım ve buna bağlı gelişen dolaşım-solunum sistemi komplikasyonlarıdır.