Nihat AK- EGE TELGRAF/ Yerel seçimlerin ardından döviz kurlarının hızla yükseleceği umuduna tutunan ihracatçıların iyi kazanç hayalleri bir başka bahara kaldı. Zor bir süreçten geçtiklerine, üretim maliyetlerinin rekabet gücünü düşürdüğüne, düşük döviz kuru nedeniyle önlerini göremediklerine dikkati çekmek için deri sektörünün temsilcileri basın toplantısı düzenledi. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği yönetimi sorunlarını ve taleplerini dile getirdi.

‘Yanlış politikaların faturası gariban halka çıkmasın!’ ‘Yanlış politikaların faturası gariban halka çıkmasın!’

Whatsapp Image 2024 05 29 At 13.34.34

İHRACAT DÜŞTÜ İTHALAT YÜKSELDİ

Bu yılın ilk dört ayındaki sektörlerinde meydana gelen ciddi daralmaya dikkati çeken Ege Deri ve Deri Mamulleri Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Zandar, “İlk 4 aylık dilimdeki ihracatımızda deri ürünlerinde yüzde 28, ayakkabı ürünlerinde yüzde 29, mamul deri ve kürklerde yüzde 11, sanayiciye yüzde 29, deri kürk ve konfeksiyonda yüzde 36 düşüş var. Buna karşın ithalatımızda ciddi bir yükseliş ABD ve Almanya gibi ülkelerin ithalatları düşerken bizde tam tersine yüzde 172 oranında artmış. Fiyat tutturamadığımız için ihracat yapamıyoruz. Hatta kendi iç piyasamızda bile pahalı kalıyoruz. Bu ithalat ortamında da bizi çok iyi bir gelecek beklenmiyor” dedi.

YÜKSEK MALİYETLE ÜRETİLEMEZ

Yüksek girdi maliyetlerinin kendilerini zorladığını belirten Başkan Zandar konuşmasında "Emek yoğun bir sektör ve yanımızda kalifiye olmayan personel çalıştıramıyoruz. Ustalık, profesyonellik isteyen, yetenek isteyen kişilerle ancak çalışabiliyoruz ve bu kişiler asgari ücretle çalışmıyorlar. 2 yıldan beri asgari ücret uygulanan enflasyon oranındaki zamlar yüzünden aynı oranda zamları uygulamak zorunda kaldık. Deri konfeksiyonda da ayakkabıda da şu anda değer çok yaklaşarak yüzde 62’lik bir orana ulaşmış. Biz bugün ortalama 26 dolar kilogram başı ayakkabı ihracatı yapıyorsak bunun için de 16 dolar sadece genel giderimiz var. Bunun üstüne malzeme, firma karı, varsa finansman maliyet, varsa bina kira fiyatı gelecek. Arada kalan rakam geri kalan her şeyi kapsıyor. Ürün anlamında hiçbir şey yok. Deri konfeksiyonunda 2019 yılında ortalama kilogram fiyatı 102 dolarmış, maliyetler 40 dolardı.  Normalde üretim yapan tesiste yüzde 40 oranını geçmemesi lazım. Biz hastane değiliz, restoran değiliz. Çok ciddi anlamda malzemelerimiz var. İşletme genel giderleri yüzde 62’ye kadar çıkmış bir işletme, şu anda ihracat yapacak, piyasada fiyat tutturacak, para kazanacak, finansman maliyetlerini, varsa kirasını ödeyecek. Mümkün değil” ifadelerine yer verdi.

Whatsapp Image 2024 05 29 At 13.34.35

ÖNÜMÜZÜ GÖREMİYOR KUMAR OYNUYORUZ

Önlerini göremedikleri ortamda üretim ve yatırım yapmak istemediklerini dile getiren Başkan Zandar, “Türkiye’de üretim faaliyetlerinin devamı isteniyor mu, istenmiyor mu? Hükümetimizin buna karar vermesi lazım. Şu anda üreticiler olarak mecbur olduğumuz için bunları kabul ediyoruz. Çünkü verilmiş sözlerimiz var, yurt dışına verilmiş işler var. Yerel seçimler öncesinde kurun yükseleceği hesabıyla sipariş alan arkadaşlarımız zararına mal satmak zorunda kalıyor. Döviz kurlarının ne olacağını kimse bilmiyor. Önünü göremiyor. Döviz artmasa da enflasyon artmıyor mu? Bu psikolojiden çıkalım. Bir örnek vereyim. Çocuklarınız için okul parası yatırdınız mı bir sonraki dönem için? Geçen seneki döviz kuruyla hesaplayın, bu seneki döviz kuruyla hesaplayın. Türkiye’de şu an iç piyasada döviz 50 TL’nin altında hesaplanmıyor. Ben hesabı yapıyorum, aptal bir adam değilim. İç piyasa dinamikleri bunu 50 TL’den hesaplıyorsa ihracatçıya neden yüzde 35 TL’den hesaplanıyor? Ben hesabı nasıl yapacağım. İhracatçılar olarak kumar oynuyoruz, bunun adı kumar” diye konuştu.

NEFES ALDIRIN

Toplantıda sektörün taleplerini Ege Deri ve Deri Mamulleri Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu şu sözlerle dile getirdi, “Kur artışının böyle gitmesi halinde ne yapacağımızı bilmiyoruz. Biz destek istiyoruz devletimizden. Basmane, Pınarbaşı ve Karabağlar bölgesinde kümelenen işletmeleri de bir araya toplayıp Deri Mamulleri OSB’ye ihtiyacımız var. Diğer türlü müşterileri biz bu işletmelere götüremeyiz. Oraları görenler almaktan vazgeçer. 1 kiloluk deriyi işleyip sattığımızda 140 dolarlık döviz kazandırıyoruz. İzmir özelinde Deri OSB konusunda da taleplerimizi 2018’den beri sürekli dile getiriyoruz. Çünkü bu acil ve elzem bir konu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a da bunu ilettik. Artık atölye tarzı değil fabrika tarzı yerlerde çalışmamız gerek.  Gelen dövizin yüzde 40’ını Merkez Bankası’na vermek zorundayız. Geçici bir şekilde yüzde 2’lik prim desteğimizin yüzde 10’a çıkarılması bizlere nefes aldıracaktır”.

Kaynak: EGE TELGRAF