İzmir'de, futbolun ocağı, yuvası koskoca Ege Bölgesi'nde Süper Lig'de takımımız yok, malumunuz. Çok rahatsız oluyorum. Maşallah suphanallah, İstanbul'un 8 takımı mevcut. Gözümüz yok, Allah daha çok versin ama. Biraz tuhaf değil mi ? 14 maç içerde, deplasman yok. Güzelliğe bakar mısınız? İstanbul'dan çıkmadan. Soğuk, sıcak, uçak rötarı yaşamadan. Masraf en azda. Sekizi kalacak, 2 takım daha gelecek belki de. Ancak sondan bilmem, kaç takım düşecek. Futboldan her yerden para kazanılan süperimiz de profesyonel statü de durum böyle de ya amatörde ? BAL'da içler acısı. 4.Grup'ta 6 İzmir takımı var, aynı ilin takımı yani. Tirespor, Asarlıkspor, İzmirspor, Bayındırspor, Çeşme Belediyespor ile Alaçatıspor. Üçü düşecek ama hangisi ? Bunun derdindeyiz, düşmemeli aslında. Kendi ilindeki sıralamada son üç sırayı alan, 4.,5. veya 6. olan takımlar düşecek. Mesela Tirespor çıkarsa gruptan 3.Lig'e, iki takım düşecek. Neymiş efendim bölge futboluna sahip çıkmakmış bunun adı. 1 galibiyet, iki beraberlik alan takım sonuncu olup ligde kalacak. İlinde 32 puan takım toplayan takım SAL'a düşecek, Amatöre reva mı bu ? Süper Lig'de yapın da göreyim. 4 İstanbul takımını düşürün, ilinde tek takım olan sonuncu takım Süper Lig'de kalsın. Olur mu, olmaaaz. Güç anca amatöre...

HİZMET AŞKIYLA ALİ DÜŞMEZ BAŞKANIMA

Yazdık, uyardık. BAL'da çok para dönüyor, ahali 1.Lig'de, 2.Lig'de, 3.Lig'de oynamak yerine BAL'a koşuyor. Parasıyla yani. Para kaynağı, para tuzağı. Mesela 35 yaşında, her türlü dünyalığını kazanmış, Süper Lig'de oynamış oyuncuların, ne işi var BAL'da ? Çok istiyorsa gitsin masterlerde oynasın. Para da almasın mesela. Ben de çok komiğim de mi ? Olur mu öyle şey. Öneriyorum, en fazla 22 yaşındakiler oynarsa, Türk futboluna çok yararı olur BAL'ın. Şimdi ise çok zararı var. Pilot lig olsun. Bunları hep yazdık. Cumartesi günü Ankara'daydık İzmir ASKF olarak. TASKK seçimlerinde. Bu yazdıklarımızın muhatabı, tüzük koyucu, uygulayanı Al Düşmez başkanımı, tekrar seçtik geldik. Tek liste vardı. Menfaati, kişisel çıkarı olan üst mevkideki kişilere kâğıt verdi, yolunu kesti, şirin bir şekilde, taleplerini, isteklerini arz etti. Hatta fotoğraf çektirme yarışında girdi. Bu işleri beceremem, seyreyledim alemi. Yol kesip söyleme fırsatımı olmadı, bulamadım. 'Ali başkanım bu işi çözün rica ediyorum Allah rızası için' bile diyemedim. Fırsat vermediler ki. Oysa tek aday. Bir dirsekle irkildim, ortamı kendine yontmaya çalışan biri tarafından. Başkanımın başkanına içimi dökemedim. Ben de nacizane bir amatör sevdalısıyım. Yurtdışında da bizi temsil edecek bir oluşuma seçilen, layık görülen Ali başkanıma başarılar dilerim. Lütfen bu toplumsal, milletimizi direkt ilgilendiren, isteklerimi unutmayın, dua alırsınız. İzmir ASKF'de yönetimde olmam, bunları yazmamamı gerektirmez. İçinde hizmet aşkı, amatör sevdası var. Kişisel bir beklentim asla yok. Olmayacak da. Dedikodu, duyum, alengirli işlere girmem. Somut olaylardır yazdığım. Sen yazmazsan ben yazmazsam nasıl çıkacak BAL aydınlığa, hayra, hasenata.

SÖZ UÇAR YAZI KALIR

Efkan Muhtar başkanımla, İl Temsilcimiz Selçuk Ergeldi, yardımcısı Kemal Çelik, yönetim kurulundakiler Mustafa Yılmaz, Eray Büyük, Ahmet Öncel, Mazlum Muammer Şentürk, Nedim Vatansever, Behçet Demir Karataş, Celal Yaşar, Mitat İpek, Necmettin Yaşar, Kadir Dursun, Ercan Dinç, Âdem Kuzu, Süleyman Şenol, Cemal Çetin, Bora Koçu, Metin Aydınoğlu, İbrahim Vardar, Muharrem Türkben ile birlikte kafile olarak gittik. İlk başkan, Rıza Sümer hocamı gördüm, çok mutlu oldum. 80 darbesinden hemen sonra ilk kongre 28 Ekim 1980'da yapıldı, iki gün sonra da resmileşti Rıza Sümer'in listesi. Bugünlere geldi Ankara AKSF, şimdi TASKK oldu. 19. kongre, 43 yıl. Dile kolay. İlk yönetimdeki cesur kahramanlar Zeki Çavuşoğlu, Sina Gençoğlu, Atilla Damlacı, İnal Özver, Cemal Özdemir, Bahtiyar Özgür, Kemal Yurdal, Ali Osman Yılmaz, Muharrem Ağırtaş Hari Özel, Abbas Tezel, Hasan Başparmak, Hasan Dağçiçek, Ali Yenigün, Kasım Yılmaz, Osman Saka, Erdal Özkarabekir, Erol Saygı, Hüseyin Reis, Özbakır Ofluoğlu'na rahmetle, şükranla. İzmir Şubesi'ne bugünlere getiren Kadri Yatkın başkanımın hakkını da verelim, eyvallah. Hakem kökenli ama hakem camiası yerine ASKF bünyelerinde görev alan Kırklareli AKSF Başkanı Hasan Başdemir hocamı, Aydın'dan Polat Bora Mersin ile Ömer Altuntaş kardeşlerimi delege olarak görmek güzeldi. Gönüller bir ne de olsa. Amacım hizmettir. Bunun için liyakatli bir şekilde yazarak hizmete devam. Samimiyetle, onu bunu hesaplamadan, anı ve günü yaşayarak, yarınlara bakarak. Gazetecilik ilkesi, amatör sevdası bunu gerektirir. Gerisi de teferruattır.