Güncel

“Sürekli yoksulluk normalimiz oldu”

Yoksulluk sınırı 106 bin TL olarak açıklanırken gözler eriyen maaşlara yapılması beklenen zamlara çevrildi. Mevcut durumun geçinememenin ötesine gitmediği bir kez daha ortaya çıktı

Abone Ol

İlayda ŞAHİN-EGETELGRAF/ Yapılan son araştırmalara göre yoksulluk sınırı 106 bin TL oldu. Asgari ücretin 28 bin lira en düşük emekli maaşının 20 bin lira olduğu günümüzde yoksulluk sınırıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan ekonomist Bülent Toptaş mart ayı enflasyonun da yüksek gelme beklentisinde olduklarını ifade ederken “İstediğimiz gelir artışları sağlanmıyor bu da yoksulluğu sürekli hale getiriyor” dedi. Emekli İbrahim Yılmaz ise acil bir şekilde maaşlara zam yapılmasının şart olduğunu emeklinin marketi, pazarı unuttuğunu vurguladı.

YOKSULLUK SINIRI 106 BİN TL

Hayat pahalılığı ile gelir arasındaki fark her geçen gün biraz daha açılırken, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu KAMU-AR tarafından yayımlanan son raporda yoksulluk sınırının 106 bin 826 TL ’ye ulaştığı açıklandı. Duyurulan bu rakam dar ve sabit gelirli için hayat pahalılığının hangi boyuta geldiğini gösterirken bir zam da ekmeğe geldi. İzmir Fırıncılar Odası tarafından yapılan açıklamada 1 Nisan tarihinden itibaren 200 gram olan ekmeğin fiyatı 15 TL’den 17,5 TL’ye çıkması hazırlanacak bir sonraki raporda yoksulluk sınırının daha da artacağının ilk sinyalini verdi.

GELİR DEĞİŞMEDİ FİYAT ARTTI

Enflasyonun yükseliş eğilimi devam ederken maaşların alım gücünün hızla düştüğünü ifade eden ekonomist Bülent Toptaş, fiyat artışlarının doğrudan vatandaşın cebine yansıdığını vurguladı. Toptaş, “Fiyatlar arttıkça satın alma gücünüz düşüyor. Dar ve sabit gelirlilerinin gelirleri değişmezken fiyatlar yükseliyor bu da onların satın alma gücünü düşürüyor. Daha az mal ve hizmet alabilme noktasına geliyorlar” diye konuştu.

“MARTTA YÜKSEK GELECEK”

Ocak ve şubat aylarında enflasyonun yüksek geldiğini ifade eden Toptaş, Mart ayı enflasyon beklentilerinin de iyi olmadığını aktardı ve gıda enflasyonuna dikkat çekti. Enflasyonla mücadele kaygıların arttığını vurgulayan Toptaş, “Bir de yanı başımızda savaş başladı. Bu da enflasyon kaygılarını daha fazla artırdı. Petrol ve doğalgaz fiyatları yukarıya gidiyor. 100 dolar üzerine çıkan petrol her türlü girdinin artmasına sebep oluyor. Tarım girdisi olarak kullanılan bazı malzemelerin de fiyatları artırdı. Bu da gıda enflasyonu üzerinde birkaç ay içerisinde etkili olabilecek bir rakam. Bunlar üst üste gelince mart ayı enflasyonunu da yüksek bekliyoruz. Yeni yılın ilk üç ayıyla birlikte Merkez Bankası tarafından yılbaşında açıklanan enflasyon tahminini yakalama noktasına geldik. Böyle olunca da enflasyonla mücadele işi rafa kalkıyor gibi gözüküyor” ifadelerini kullandı.

“YOKSULLUK SÜREKLİ HALDE”

Hane halklarının zorlandığını ve gelir dağılımının bozulduğunu vurgulayan Toptaş, “Bu birikimli bir enflasyon ve istediğimiz gelir artışları sağlanamıyor. Bu da yoksulluğu sürekli bir hale getiriyor. Çünkü her geçen gün satın alma gücünüzü kaybediyorsunuz. Asgari ücretle açlık seviyesinin arasındaki farkın açıldığını görüyorsunuz. Yoksulluk sürekli bir hal almaya başladı ve bu durum gıda enflasyonu açısından çok düşündürücü” diye konuştu.

“İYİ BİR TABLO YOK”

Savaşın etkisine değinen Toptaş, “Bir taraftan enflasyon baskı yaparken bir taraftan da dış ekonomik sürecine etki ediyor. Enerji ürünlerini ithal ettiğimiz için ithalat faturamız kabarıyor. Turizmle ilgili de beklentiler bozuluyor. Savaş ülkemizde yatırım yapmak isteyen yabancılarında gitmesine sebep oluyor. Dış dengemiz bozulurken içerde enflasyon mücadelesinde başarısız oluyoruz bir taraftan da sanayici zorlanıyor. İyi bir tabloya sahip değiliz” dedi.

“SINIR 200 BİN LİRA”

Yılbaşında yapılan zamla birlikte en düşük emekli maaşı ise 20 bin TL oldu. Yoksulluk sınırının beşte biri seviyesinde olan emekli maaşıyla geçimin zor olduğunu söyleyen emekli İbrahim Yılmaz, “Sınırdaki rakam bize göre 106 bin lira değil 200 bin lira” dedi. Emeklinin kasabı, marketi, pazarı unuttuğunu vurgulayan Yılmaz, “Emeklilerin en zor zamanını yaşıyoruz. Daha bayramın ilk günü emekli kahveye indi. Neden? Çünkü komşu geliyor, torun geliyor para veremeyecek. Emekli bu sene çok zor durumda” dedi.

“ÇOK ACİL İYİLEŞTİRME ŞART”

Marketlerde günde beş sefer etiketlerin değiştiğini söyleyen Yılmaz, “Bunlar yeterli kadar denetlenmiyor. Bakanlık, belediyelerde bu konuda daha aktif olmak zorunda. Pazarda fiyat yazmayan ürün var. Çok acil hiç zaman kaybetmeden maaşlarda mutlaka iyileştirme yapılmalı. Bu iyileştirme emeklilerimizi biraz rahatlatabilecek düzeyde olmalı. Geçen bayramdaki gibi sadaka parası olmamalı. Kapıda Kurban Bayramı var. Emekli iki bayramı nasıl atlatacak meçhul. Bayramda zaten vatandaş evine bir tatlı bile alamadı” diye konuştu.