Nihat AK/EGE TELGRAF- Son bir yılda yüzde 53. yılbaşından bu yana ise yüzde 30 zam gören akaryakıt fiyatları, karayolu yük ve yolcu taşımacılığı sektörünü derinden etkiledi. Sektörün önde gelen temsilcileri, artan maliyetler karşısında yaşadıkları sorunları ve çözüm taleplerini Ege Telgraf’a yaptıkları değerlendirmelerde dile getirdi.

ADİL FİYAT KAÇINILMAZ

Jeopolitik gerilimlerin fiyat güncellemesini kaçınılmaz kıldığına dikkati çeken İzmir Kamyoncular ve Kamyonetçiler Esnafı Odası Başkanı Yıldırım Kaya, “ABD ile İsrail’in İran savaşı mazot fiyatlarını yükseltti. Bu artış, taşımacılıkla geçimini sağlayan emekçi kardeşlerimizin omuzlarına yük bindirmiş oldu. Girdi maliyetlerindeki bu yükseliş karşısında, fiyatlarda makul bir güncelleme yapılması şu aşamada kaçınılmazdır. Direksiyon başında alın teri dökmek bir meslektir. Bu iş meslektaşlarımızın aile sofralarına uzanan ekmek yoludur. Elbette ki esnafımız, hem ayakta kalmanın hem de müşterisini korumanın ince dengesini gözeterek hareket edecektir. Ancak bilinmelidir ki, maliyetin altında kalan her teklif, alın terinin karşılığını vermez. Aksine, emeği yolda bırakır. Böyle bir durumda, çalışmak yerine kontak kapatmak zorunda kalan esnafın sayısı artar. Bu da piyasanın arz-talep dengesini etkileyerek fiyatların daha da yükselmesine neden olur. Bizim meslektaşlarımız bir anlamda hayatı taşır. Ve bu hayatın sürdürülebilirliği için adil fiyat, kaçınılmaz bir gerekliliktir” dedi.

BOŞA DÖNEN TEKER

Taşımacıların makul fiyatlar verebilmek için dönüş yükü almaya dikkat ettiğine vurgu yapan Başkan Kaya, “Işıkkent’te taşımacıların tepkilerini yakından takip ediyoruz. Tepkilerin iki ana sebebi var. Biri mazot fiyatlarının jeopolitik gerilimden dolayı artmış olması. Mevcut maliyetler altında sürdürülebilir bir taşımacılık faaliyeti yürütmenin zorlaşması. Diğeri şehir dışından İzmir’e yük getiren taşımacılar, dönüş yolunda talep ettikleri seviyelerde yük bulmakta ciddi sıkıntılar yaşadığını dile getiriyor. Hiçbir kamyoncu, direksiyonunu boşuna çevirip memleketine yük almadan dönmek istemez; çünkü boş dönen her kilometre, hanesine zarar olarak yazılır” diye konuştu.

LOJİSTİĞİN DOMİNO ETKİSİ

Jeopolitik gerilimin kısa sürmesini temenni ettiklerini belirten Başkan Kaya, “ABD ile İran arasında tırmanan gerilim ve bölgedeki askeri hareketlilik, küresel ölçekte akaryakıt fiyatlarını yukarı yönlü etkiledi. Mazot fiyatlarındaki artış, taşımacılık sektöründe maliyet baskısını ciddi şekilde artırdı.

Yükselen akaryakıt fiyatları yalnızca kamyon ve kamyonet esnafını değil, taşınan her ürün üzerinden tüm toplumu doğrudan etkilemektedir. Gıdadan giyime, iğneden ipliğe kadar her kalemde lojistik maliyetler fiyatlara yansımak zorunda kalmaktadır. Bu nedenle, hem sektörümüzün sürdürülebilirliği hem de vatandaşlarımızın alım gücünün korunması adına, enerji maliyetlerinin yeniden makul seviyelere gerilemesi büyük önem taşımaktadır. Bizler, bu savaşın ve jeopolitik gerilimin uzamasını istemiyoruz. Bir an önce barış ikliminin yeniden tesis edilmesini, bölgedeki tansiyonun düşmesini temenni ediyoruz. İstikrar bölgede ekonomide de dengeyi beraberinde getirir” ifadelerini kullandı.

NASIL AYAKTA KALACAĞIZ?

Jeopolitik gerilimlerin sektördeki sorunları tetiklediğini vurgulayan Ege Bölgesi Otobüs İşletmecileri Derneği Başkanı Serdar Gerilakan, “Bir yıl önce yaklaşık 47 lira seviyesinde olan mazotun litre fiyatı bugün 72,5 liraya ulaşmış, kısa süre içinde yeni zamların da kapıda olduğu görülmektedir. Bu tablo, son bir yılda yaklaşık yüzde 53, yılbaşından bu yana ise yüzde 30 oranında bir artışı ortaya koymaktadır. Bizler, otobüsle insan taşımacılığı yapan bir sektörün temsilcileri olarak bu gelişmeleri büyük bir kaygıyla takip ediyoruz. Meslektaşlarımızla art arda toplantılar gerçekleştiriyor, sektörün öncüleriyle farklı çözüm yollarını değerlendiriyoruz. Herkes aynı sorunun etrafında toplanmış durumda: artan maliyetler karşısında nasıl ayakta kalacağız?

Elbette her zorluk, bir çıkış yolu arar ancak bugün geldiğimiz noktada hesap makinelerinde yapılan tüm işlemler yüzümüzü tebessüm ettirmeye yetmiyor. Elimizdeki kalemin yazdıkları yüreklerimizi burkuyor. Elimizi başımızın arasına alıp düşündüğümüz bu günlerde, sürdürülebilir bir çözüm bulunmadıkça sektörümüzün yükü her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır” dedi.

Trafiğe çıkmanın bedeli 18 bin lirayı aştı! Milyonlarca araç sahibine yeni maliyet duyuruldu
Trafiğe çıkmanın bedeli 18 bin lirayı aştı! Milyonlarca araç sahibine yeni maliyet duyuruldu
İçeriği Görüntüle

BİLETE ZAM ÇÖZÜM DEĞİL

Bilet fiyatlarına zam yapmanın çözüm olmadığını belirten Başkan Gerilakan, “Geçtiğimiz yıl İzmir–İstanbul hattında 25 bin TL olan akaryakıt maliyeti bugün 50 bin TL’ye ulaşmış, doğu seferlerinde ise bu rakamlar katlanarak çok daha yüksek seviyelere çıkmıştır. Normal şartlarda bu artış bilet fiyatlarına yansıtılabilirdi; ancak otobüs yolculuğu emekli, öğrenci ve dar gelirli vatandaşlarımızın en çok tercih ettiği ulaşım türüdür. Bu nedenle fiyat artışı yapmak mevcut koşullarda mümkün görünmemektedir. Nitekim geçen yıl bin 500 TL olan İzmir–Gaziantep biletini, bu bayram döneminde bin 400 TL’ye kadar düşürmüş durumdayız. Bayramdan önce çok daha düşüktü. Bu durum, sürdürülebilirlik açısından da önemli bir sorun” diye konuştu.

SEKTÖRÜN TALEPLERİ

Sektörün ayakta kalabilmesi için taleplerini dile getiren Başkanı Gerilakan, “Sektörümüz artık acil çözüm beklemektedir. Ülkeyi yönetenlerin bu alanı vakit kaybetmeden masaya yatırması bir tercih değil, zorunluluktur. Bugün özel havayolu ve deniz taşımacılığında uygulanan vergi kolaylıkları dikkat çekici düzeydedir. Bu alanlarda neredeyse yok denecek seviyeye indirilen vergi yükü, ne yazık ki karayolu yolcu taşımacılığı sektörüne aynı ölçüde yansıtılmamaktadır. Oysa Türkiye genelinde karayoluyla insan taşımacılığı yapan sektör; çalışanları ve aileleriyle birlikte 7 milyonun üzerinde vatandaşımıza doğrudan geçim kapısı sağlamaktadır. Bu nedenle, karar vericilerin bu büyük yapıyı göz önünde bulundurarak sorumluluk alması gerekmektedir. Karayoluyla şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan firmalar için ÖTV’siz akaryakıt uygulaması hayata geçirilmeli, sektör üzerindeki yüksek ve adil olmayan vergi yükü ivedilikle daha makul seviyelere çekilmelidir. Son dönemde artan jeopolitik gerilimlerin etkisini azaltmak adına sektöre yönelik teşvikler ve hibe destekleri devreye alınmalıdır. Bu adımlar, hem sektör çalışanlarının ayakta kalmasını sağlayacak hem de dar gelirli vatandaşlarımızın daha erişilebilir fiyatlarla seyahat edebilmesine katkı sunacaktır. Aksi halde, bu yükün altında ezilen bir sektörün hem hizmet üretmesi hem de toplumsal fayda sağlaması her geçen gün daha da zorlaşacaktır” şeklinde konuştu.

Kaynak: Haber Merkezi