Ekonomi

‘Tek tıkla ibadet’ tartışması! Şeffaflık ve denetim çağrısı

Kurban Bayramı’nda “tek tıkla ibadet” ve “sepete ekle, kurbanın kesilsin” modeli yayılırken, Kasaplar Federasyonu dini usuller ve sektör dengeleri için bakanlığa denetim çağrısı yaptı.

Abone Ol

Nihat AK/EGE TELGRAF- Kurban Bayramı yaklaşırken zincir marketlerin kurban satış ve kesim organizasyonları yeniden tartışma konusu oldu. Türkiye Kasaplar Federasyonu Genel Başkanı Osman Yardımcı, hem dini usullere uygunluk hem de sektör dengeleri açısından ciddi uyarılarda bulunarak, sürecin denetlenmesi için harekete geçilmesi çağrısı yaptı.

BAKANLIĞA MARKET ÇAĞRISI

Özellikle üç harfli zincir marketler eliyle kurban kesimleri konusunda ciddi uyarılarda bulunan Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Osman Yardımcı, “Zincir marketlerin bazıları Kurban Bayramı döneminde bu alana girerek ülke genelinde binlerce sipariş almaktadır. Ancak kurban ibadetinin, mezheplere göre belirlenen günler içinde ve dini şartlara uygun şekilde yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noktada, alınan yüksek sayıda siparişin aynı süre zarfında usulüne uygun biçimde kesilip kesilemeyeceği ciddi bir tartışma konusudur. Bana göre üç harfli marketler ülke genelindeki kurbanlıkların yüzde 30’unu satıyor. Besicilerimiz bundan zarar görüyor. Devlet buna da el atmalı. Ticaret Bakanlığı buna da el atmalı. Şimdi binlerce kurban kesiliyor. Bunun derisi, kellesi, işkembesi, ciğeri nereye gidiyor? Büyük bir rant!
Kurban ibadeti, belirli gün ve şartlara bağlı önemli bir vecibedir. Sürecin şeffaf olması, kesimin bayram günleri içinde gerçekleştirilmesi ve kişinin ibadetini yerine getirdiğine kanaat getirmesi esastır. Buna karşın, büyük ölçekli kesim organizasyonlarında her bir kurbanın usulüne uygun şekilde kesildiğinden emin olmak zorlaşabilmektedir. Bu durum, ibadetin özüne dair tereddütlere yol açabilir. Bu nedenle vatandaşların daha dikkatli olması, süreci yakından takip etmesi ve kurban ibadetini geleneksel ve dini esaslara uygun şekilde yerine getirmesi büyük önem taşımaktadır” dedi.

FİYATLAR NETLEŞTİ

Kurbanlıkta canlı kilogram fiyatının küçükbaşta 440, büyükbaşın ise 450 TL civarında olduğunu vurgulayan Başkan Yardımcı, “Sahadan aldığımız güncel verilere göre kurbanlık fiyatları bu yıl da maliyet baskısı altında şekillenmekte. Büyükbaş hayvanlarda canlı kilogram fiyatı bölgeler arasında küçük farklılıklar göstermekle birlikte ortalama 450 lira seviyesindedir. Vatandaşımız hayvanı canlı olarak alıp kendi imkânlarıyla kestirmek isterse bu rakam geçerlidir. Ancak kesim, parçalama ve paylaştırma hizmetleri dahil edildiğinde kilogram fiyatı 470–480 lira bandına çıkmaktadır. Bunun en önemli nedeni, kesim maliyetlerinin ciddi şekilde artmış olmasıdır. Bugün bir büyükbaş hayvanın kesimi için talep edilen ücretin 15 bin lira seviyelerine ulaştığını sahada net olarak görüyoruz. Küçükbaş tarafında ise fiyatlar hayvanın cinsine göre değişmektedir. Erkek koçta canlı kilo fiyatı yaklaşık 440 lira seviyesinde seyrederken, dişi koyun ve keçide bu rakam 400–430 lira aralığındadır” ifadelerini kullandı.

İBADET FORMALİTE DEĞİL!

Kurban ibadetinin gösterişten uzak bazı kurallar kapsamında imkânı olana yüklenen bir sorumluluk olduğunu dile getiren Başkan Yardımcı, “Dinimiz, kimseyi gücünün üstünde bir yükle sorumlu tutmaz. Ancak altını çizmek gerekir ki, “kestirdim” diyebilmek adına ibadetin özünden uzaklaşmak da doğru değildir. Sırf vicdan rahatlatmak için, kuralların dışına çıkılarak yapılan uygulamalar, bu ibadetin ruhunu zedeler. “Burada pahalı, yurt dışında daha ucuz” diyerek birkaç bin lirayla kurban kesildiğini düşünmek, hele ki sürecin nasıl işlediği bilinmiyorken, ibadeti bir formaliteye indirgemek anlamına gelir. İyilik, niyetle başlar ama usulle tamamlanır. Son dönemde yaygınlaşan bir diğer konu da internet üzerinden kurbanlık satışlarıdır. Açık konuşalım; bu bir otomobil, bir masa ya da bir elektronik eşya değildir. Karşımızdaki canlı bir varlıktır. Fotoğrafa bakarak kurbanlık almak, onun sağlıklı mı, kusurlu mu, yaşı uygun mu bilmeden karar vermek, ibadetin ciddiyetiyle bağdaşmaz. Kurban, katalogdan seçilen bir ürün değil; görülmesi, bilinmesi ve emin olunması gereken bir emanettir. Bir de “mini koç” söylemleri var. 12 kilogramlık hayvana “koç” demekle gerçek değişmez. O bir kuzudur. Kurbanın da bir ölçüsü, bir vakarı vardır. İbadeti küçülterek değil, hakkını vererek yerine getirmek gerekir. Biz diyoruz ki; imkân varsa doğru şekilde yerine getirelim yoksa da gönlümüzü zorlamayalım. Kurban, gösterişle değil, samimiyetle kabul olur” ifadelerini kullandı.

BESİCİNİN SIRTINDAKİ KAMBUR

Besicilerin sırtındaki yüklerin azaltılması gerektiğine dikkati çeken Başkan Yardımcı, “Büyükşehirlerde kurban pazarlarının; hijyenik, insan ve hayvan sağlığını önceleyen, temiz suya erişimi olan, tuvalet ve banyo altyapısı tamamlanmış, ulaşımı kolay ve satın alınan kurbanlığın nakliyesinin rahatlıkla yapılabildiği bir düzen içinde kurgulanması artık bir tercih değil, zorunluluktur. Anadolu’nun dört bir yanından, emeğini umuda dönüştürmek isteyen küçükbaş ve büyükbaş yetiştiricilerimiz, büyükşehirlere doğru uzun bir yolculuğa çıkıyor. Ancak bu yolculuk sadece mesafe değil; aynı zamanda maliyet demek. Nakliye giderleri, pazar yeri ücretleri, güvenlik bedelleri, hayvanların suyu, yemi, sağlığı… Her biri, üreticinin omzuna eklenen görünmez bir yük oluyor. Bu maliyetlerin ağırlığı, besiciyi zamanla daha temkinli davranmaya itiyor. Nitekim birçok yetiştirici, giderlerini minimize edebilmek adına kurban pazarlarına bayrama yalnızca 10–15 gün kala gelmeyi tercih eder hâle gelmiş durumda. Bu, bir yönüyle maliyet yönetimi; diğer yönüyle ise piyasanın doğal bir savunma refleksidir. Oysa üreticinin üzerindeki bu yük hafifletildiğinde, yalnızca besici değil; piyasanın bütünü nefes alır. Daha dengeli fiyatlar daha sağlıklı koşullar ve daha sürdürülebilir bir tedarik zinciri oluşur. Kısacası, kurban pazarlarında gider kalemlerinin azaltılması yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir kazanım anlamına gelir” diye konuştu.