Gelişen teknoloji ve plastik üretiminin yaygınlaşmasıyla birlikte kaybolmaya yüz tutan hasır dokumacılığı geleneği, İzmir’in Tire ilçesinde yaşatılmaya devam ediyor. Mesleğe çocuk yaşta başlayan Zuhal Narin, yarım asırdır sürdürdüğü zanaatıyla geleneksel üretimi ayakta tutmaya çalışıyor.

10 YAŞINDA TEZGAH BAŞINA GEÇTİ

Bakan Çiftçi duyurdu! “81 ile 30 bin kontenjan tahsis edilecek”
Bakan Çiftçi duyurdu! “81 ile 30 bin kontenjan tahsis edilecek”
İçeriği Görüntüle

Boynuyoğun köyünde doğup büyüyen Zuhal Narin, mesleğe 10 yaşında annesinin yanında küçük kabuk hasır tezgahlarında başladı. Çocukluk yıllarında yaşıtları oyun oynarken o günlerini tezgah başında geçiren Narin, bugün Tire’deki atölyesinde üretim yapıyor. Büyük hasırların yanı sıra seccade, çanta, Amerikan servisi ve sandalye gibi ürünler üreten Narin, mesleğini günümüz ihtiyaçlarına göre sürdürüyor.

“HASTALIK ÇOĞALDI”

Geçmişte hasırın her evde kullanılan temel bir ürün olduğunu belirten Zuhal Narin, doğal hasırın önemine dikkat çekti. Narin, “Eskiden halı yokken hasır vardı. Yemek orada yenir, orada uyunurdu. Halıların altına izolasyon olsun diye serilirdi. Ne nem geçirirdi ne de rutubet. Şimdi plastikleri çıktı, renkli ve ucuz ama buz gibi ve sağlıksız. Bizim hasırımız mikrop barındırmaz, kir tutmaz. Biz doğallığı bıraktık, hastalıklar çoğaldı” dedi.

GENÇLERİN İLGİSİ VAR

Boynuyoğun köyünde geçmişte her evin bir atölye gibi çalıştığını ifade eden Narin, artık bu geleneğin büyük ölçüde sona erdiğini söyledi. Kendi çocuklarına mesleği öğretmesine rağmen onların farklı sektörlere yöneldiğini belirten Narin, usta-çırak ilişkisinin kopma noktasına geldiğini ifade etti. Halk Eğitim Merkezi’nde dersler vererek mesleği aktarmaya çalıştığını söyleyen Narin, gençlerin ilgisinin olduğunu ancak devamlılığın sağlanamadığını dile getirdi.

“TEZGAHA OTURDUĞUNDA BÜYÜK KEYİF ALIYOR”

Zuhal Narin, mesleğinden gurur duyduğunu belirterek gençlere çağrıda bulundu. Narin, “Gençlerin bu işi sadece bir hobi olarak değil, meslek olarak yaşatmasını temenni ediyorum. Öğrenciler tezgaha oturduğunda büyük keyif alıyor ancak devamlılığı gelmiyor. Dileğim, bu güzelliğin bizden sonra da yaşaması ve yeni nesillere aktarılmasıdır” diye konuştu.

Kaynak: İHA