Nihat AK/EGE TELGRAF- İzmir Terziler ve Konfeksiyoncular Odası Başkanı Mustafa Güvenli, ekonomide yaşanan daralmanın artık sadece esnafı değil, evlilikleri, aile kurmayı ve toplumsal yaşamı da tehdit ettiğini söyledi. Gelinlik satışlarının dibe vurduğunu, esnafın siftah yapamaz hale geldiğini belirten Güvenli, “Esnaf can çekişiyor, vatandaş düğün yapamıyor, gençler ev kuramıyor. Artık sinekten bile yağ çıkmıyor” diyerek hem yerel yönetimlere hem de ekonomi yönetimine sert eleştiriler yöneltti.

ŞEHİR EFSANESİ

Düğün sezonu başlamış olmasına rağmen gelinlik satışlarının çok düşük olduğunu vurgulayan İzmir Terziler ve Konfeksiyoncular Odası Mustafa Güvenli, “Eskiden bu dönemlerde sipariş almaya yetişemezdik. İnsanlar sıraya girerdi. Ancak bugün düğün sezonu başlamış olmasına rağmen gelinlik satışları son derece durgun. Piyasada konuşulduğu gibi 80 bin, 100 bin, 200 bin liralık fiyatlar her yerde geçerli değil. O rakamlar şehir efsanesi. Bugün 20-25 bin liraya çok sayıda gelinlik bulunabiliyor, isteyen müşteriye 15 bin liraya da ürün verilebiliyor. İş yapamayan esnaf, satış olsun diye ürününü zararına vermek zorunda kalıyor. Birçok işletme kâr etmeyi bırakmış durumda; tek amaç o gün kasaya nakit girmesi ve evine ekmek götürebilmek.

‘NEFES ALAMIYORUZ’

Esnaf artık üretimle değil, ayakta kalma mücadelesiyle uğraşıyor. Bir yandan maliye gelip saatlerce dükkânda fiş kontrolü yapıyor, diğer yandan belediyeler 150-200 bin liralık ruhsat bedelleri çıkarıyor. Kira artışları, yüksek vergiler, SGK primleri ve bitmek bilmeyen maliyetler esnafın belini büktü. Tekstil sektörü makinelerini hurdaya satacak noktaya geldi. İş o kadar kötü ki bugün terzi bile iş yapamaz hale geldi. Esnafın nefes alacak hali kalmadı; denetim, ceza ve maliyet yükü altında eziliyor” dedi.

‘BİZDE TARİFESİ YOK’

Bazı illerde gelinlik deneme ücreti alındığını ama İzmir’de bunu uygulamadıklarını belirten Başkan Güvenli, “Bazı illerde gelinlik deneme ücretleri uygulanıyor, hatta fiyat tarifelerinde 2 bin liraya kadar rakamlar yer alıyor. Ancak İzmir’de böyle bir uygulamanın karşılığı yok. Çünkü bir esnaf ücret alırken diğeri almazsa müşteri doğrudan ücret almayan işletmeye gider. Sonuçta ücret alan esnaf hem müşterisini kaybeder hem de haksız şekilde kötülenir. Aslında gelinlik denetmenin bir maliyeti var. Saatler süren denemeler yapılıyor, ürünler kirleniyor, personelin emeği harcanıyor. Bu nedenle alınan ücretin daha sonra ürün bedelinden düşülmesi mantıklı bir sistem olabilir. Ancak herkesin uygulamadığı bir düzende bu sistem işlemez. Ortak hareket edilmediği sürece deneme ücreti alan esnaf cezalandırılır, almayan ise avantaj sağlar. Bu şartlarda esnafın tek başına böyle bir uygulamaya geçmesi ticari açıdan kendi ayağına kurşun sıkmak anlamına gelir” ifadelerini kullandı.

Bir sigara grubuna daha zam geldi!
Bir sigara grubuna daha zam geldi!
İçeriği Görüntüle

‘SOSYAL PATLAMA’

Bir ev kurmanın bir düğün yapmanın büyük maliyetleri karşısında evlilik dışı birlikte yaşamaları getirdiğine vurgu yapan Başkan Güvenli, “Bir düğün yapmanın maliyeti artık birçok aile için taşınamaz hale geldi. Düğün salonundan ikramına, fotoğrafçısından gelinlik ve damatlığına, mobilyasından beyaz eşyasına kadar yeni bir ev kurmanın bedeli 1 milyon lirayı buluyor. Sadece düğün salonlarının ortalama maliyeti 300-400 bin lira seviyesine çıkmış durumda. Bu rakamların üzerine ek talepler geldiğinde ortaya neredeyse bir otomobil parası kadar masraf çıkıyor. Artan maliyetler nedeniyle gençler düğün yapmaktan vazgeçiyor, nikâhla yetinmeyi tercih ediyor. Daha da önemlisi, yüksek giderler evlilik kararlarını erteleyen veya düğün ve nikâh olmadan birlikte yaşamayı seçen insanların sayısını artırıyor. Geldiğimiz noktada düğün maliyetleri sadece ekonomik değil aynı zamanda sosyal sonuçlar da doğuran ciddi bir sorun haline gelmiş durumda. Afaki fiyat patlamaları sosyal patlamalara neden oluyor” diye konuştu.

YÖNETENLER DÜŞÜNSÜN

Savaş yapan Ukrayna enflasyonunun Türkiye’den en az 10 kat daha düşük olduğunu savunan Başkan Güvenli, “Bu ülkeyi yönetenlerin artık oturup düşünmesi lazım. Bir taraftan nüfus artsın deniliyor, diğer taraftan gençlerin ev kurmasının, düğün yapmasının önü ekonomik olarak kapatılıyor. Sorun sadece gelinlikte ya da düğün salonunda değil; iğneden ipliğe her şey pahalı. Gelinlik pahalı da normal kıyafet ucuz mu? Düğün salonu pahalı da lokantaya gitmek ucuz mu? Markette, pazarda, kirada, her yerde aynı tablo var.
Bugün resmi rakamlara göre enflasyonun yüzde 35 olduğu söyleniyor. Ancak vatandaşın yaşadığı hayatla açıklanan rakamlar arasında büyük bir fark var. Üstelik yıllardır savaşın içinde olan Ukrayna’da enflasyonun yüzde 6 seviyelerinde olduğu konuşulurken, Türkiye’de yüzde 35’lik enflasyonun, çarşı ve pazardaki yüzde 50’lik fiyat artışı normal gösterilmeye çalışılması vatandaşın aklına yatmıyor. Madem sorun çevremizdeki savaşlar deniliyor, o zaman savaşın içindeki ülkede enflasyon neden daha düşük? Vatandaşın sorduğu soru budur. Asgari ücrete zam yapılıyor, emekliye zam yapılıyor ama aynı gün kiraya zam geliyor, markete zam geliyor, hizmete zam geliyor. Verilen geri alınıyor. Birkaç yıl önce 30 bin lira olan kiraların 120 bin liraya çıktığı örnekler yaşanıyor. İnsanlar bunun hesabını sorduğunda karşılarında ne ciddi bir denetim görüyor ne de etkili bir kontrol mekanizması. Bu şartlarda vatandaş düğün yapamaz, esnaf iş yapamaz, gençler ev kuramaz. İnsanlar artık düğün tarihini değil, ay sonunu nasıl getireceğini hesaplıyor. Enflasyonun önüne geçilmediği, fiyat artışlarının denetlenmediği bir ortamda ne pazar canlanır ne düğün salonları dolar ne de insanlar geleceğe umutla bakabilir” dedi.

‘NEFRET ETMEYE BAŞLADIM’

Çözümsüzlüğün sürdürülemez olduğunu dile getiren Başkan Güvenli, "Yok, belediyede para yok. Ben mi ödeyeceğim belediyenin parasını? Bir taraftan yukarısı... Kardeşim, bu esnaf ne çekiyor bunların elinden? Bunların lüksüne biz para yetiştiremiyoruz. Vallahi bıktık, billahi bıktık esnaf olarak. Aybaşı geliyor; işçiye ver, vergiye ver. Bir sürü vergi borcum var, ödeyememişim. Cepte para yok. Niye iş yeri çalıştırıyorum ben? Psikolojim bozuldu, kendi kendime konuşur hale geldim. Adam malını mülkünü satıyor, faize yatırıyor, her ay yan gelip yatıyor. Vergi yok, yük yok. Biz görüyoruz da yukarıdakiler görmüyor mu bunu? Dünyanın en büyük açık hava çarşısı Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda siftah yapamayan esnaf var. Bunu belediyeler de görüyor, yukarıdakiler de görüyor ama havanda su dövüyorlar. Oda başkanı olduğuma da nefret etmeye başladım. Çünkü esnafa çare bulamıyoruz. Aidat toplayalım da nasıl toplayalım? Adam iş yapamıyor ki" ifadelerini kullandı.

SİNEKTE YAĞ YOK!

Eski kumaşlardan şort dikenden de gerçek usulde vergi alınmaya çalışıldığını ileri süren Başkan Güvenli, "70 yaşındaki terziyi, bir makinesiyle paça dikerek geçinmeye çalışan adamı gerçek usule geçiriyorlar. 30-40 liralık paça yapan esnaftan vergi almaya çalışıyorlar. Kardeşim, adamda et kalmamış, kemik kalmış; neyin vergisini alacaksın?
İki aydır vergi dairesine gidip yalvarıyoruz. Adamın küçücük dükkânı var, kumaş satmıyor, ticaret yapmıyor; sadece dikiş yapıyor. Dilekçe veriyoruz, kontrol ediyorlar, bir makine görünce geri adım atıyorlar. Ama öyle örnekler var ki, eski kumaş parçalarından dikilmiş iki şortu kapının önüne koymuş diye 'sen satış yapıyorsun' deyip gerçek usule geçiriyorlar. Esnaf can çekişirken hâlâ sinekten yağ çıkarmaya çalışıyorlar. Sinekten yağ çıkmaz" dedi.

Kaynak: Haber Merkezi