A. BUĞRA TOKMAKOĞLU-EGETELGRAF/ Türkiye’de antik kentleri keşfetmenin saatleri değişiyor. Yaz aylarında çoğunlukla sabah erken saatlere sıkıştırılan ya da öğle sıcağında yorucu bir yürüyüşe dönüşen örenyeri ziyaretleri, gece müzeciliğiyle farklı bir deneyim kazanıyor. Aydınlatılan anıtsal yapılar ve gün batımının ardından değişen atmosfer, tarihi alanları seyahat programlarında yeniden öne çıkarıyor. Kültürel miras, tatilin akşam saatlerinde de kendine yer buluyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un ekim ayında açıkladığı verilere göre, 2026’da gece müzeciliği kapsamındaki ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artarak 1 milyon 326 bin 590’a ulaştı. Bu yükseliş, tarihi mekânları farklı saatlerde deneyimleme isteğinin karşılık bulduğunu gösteriyor. Bununla birlikte rakamlar gece ziyaretlerini kapsıyor; antik kentlerin toplam ziyaretçi artışıyla aynı anlama gelmiyor.

EFES İLK SIRADA
Uygulamanın en fazla ilgi gören adresi İzmir’in Selçuk ilçesindeki Efes Örenyeri oldu. Geçen yılın aynı döneminde 368 bin 731 gece ziyaretçisi ağırlayan Efes, bu yıl 501 bin 811 ziyaretçiye ulaştı. Yüzde 36’lık artış, Türkiye’nin en tanınmış antik kentlerinden birinin akşam saatlerinde de güçlü bir ilgi oluşturduğunu ortaya koyuyor. Celsus Kütüphanesi’nin cephesi ve sütunlu yollar, Efes’in gece deneyiminin görsel odağını oluşturuyor. Gündüz ziyaretinde kentin büyüklüğü ve açık alanları öne çıkarken akşam aydınlatması bakışı belirli yapılara yönlendiriyor. Bu farklılık, daha önce Efes’i gezmiş bir ziyaretçi için de yeniden gelme gerekçesi yaratabilir. Rehberli anlatımlarla desteklenen bir program ise görüntünün arkasındaki gündelik hayatı, ticareti ve kent kültürünü anlamayı kolaylaştırabilir. Selçuk açısından önemli fırsat, bu ilgiyi ilçe ekonomisiyle buluşturabilmek. Akşam Efes ziyareti öncesinde yenilecek bir yemek, ziyaret sonrasında yapılacak konaklama ve ertesi güne uzanan bir çevre gezisi aynı programda birleştirilebilir. Böyle bir ürünün gelişmesi, örenyeriyle konaklama işletmeleri ve yerel esnaf arasında daha iyi iş birliğine bağlı.

PAMUKKALE’DE GEZİ AKŞAMA UZANIYOR
Pamukkale denildiğinde ilk akla gelen travertenler olsa da Hierapolis’in tiyatrosu, anıtsal yapıları ve kent dokusu başlı başına bir ziyaret konusu. Gece müzeciliği, bölgeyi kısa bir fotoğraf molasıyla geçen programların kapsamını genişletmek için değerlendirilebilir. Ancak bunun ek gecelemeye dönüşmesi için seyahat acentelerinin tur sürelerini, otellerin sunduğu programları ve akşam ulaşımını birlikte planlaması gerekiyor.

DİDİM VE PATARA’DA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ
Gece müzeciliğinde büyüme yalnızca en bilinen merkezlerle sınırlı kalmadı. Didim Örenyeri’nde ziyaretçi sayısı 27 bin 846’dan 60 bin 884’e yükseldi. Yüzde 119’luk artış kaydedilen Didim’i, yüzde 98 büyümeyle Patara izledi. Patara’nın gece ziyaretçisi sayısı 14 bin 141’den 28 bin 21’e çıktı.
Didim Apollon Tapınağı, anıtsal sütunlarıyla akşam ziyaretinin mimari etkisini güçlü biçimde hissettirebilecek adreslerden. Deniz tatili için bölgede bulunan ziyaretçinin günün ilerleyen saatlerinde tapınağa yönelmesi, kıyı turizmiyle kültür turizmini aynı seyahatte buluşturuyor. Buradaki sektörel fırsat, kültür ziyaretini tatil programına kolayca eklenebilen, ulaşımı ve anlatımı düşünülmüş bir seçenek haline getirmek.
Patara’da da benzer bir olanak bulunuyor. Plajıyla tanınan destinasyonda antik tiyatro ve meclis binası gibi yapılar, bölgenin tarihini keşfetmek isteyenlere farklı bir içerik sunuyor. Akşam gezisi, gündüzünü kıyıda geçiren ziyaretçinin antik kente zaman ayırmasını kolaylaştırabilir. Böylece destinasyonun kültürel kimliği, deniz tatilinin yanında daha görünür hale gelebilir.

ASPENDOS VE SİDE DE PROGRAMDA
Antalya’daki Aspendos ve Side, Bakanlığın 2026 gece müzeciliği programına aldığı örenyerleri arasında yer aldı. Aspendos’un tiyatrosu ve Side’nin kıyıyla bütünleşen tarihi dokusu, farklı ziyaret programları hazırlamaya elverişli örnekler oluşturuyor. Uygulama tarihleri ve saatleri ise alanlara ve dönemlere göre değişiyor.
Bu çeşitlilik Türkiye turizmi için önemli. Aynı otelde konaklayan ziyaretçiye farklı akşamlarda arkeoloji, gastronomi ve kent yaşamını buluşturan programlar sunulabilir. Özellikle kıyı destinasyonlarında kültürel mirasın ulaşılabilir bir akşam etkinliğine dönüşmesi, tatil deneyimini zenginleştirirken rehberlikten ulaşıma kadar farklı hizmetlere talep yaratabilir.

YENİ HEDEF: BÖLGEDE DAHA UZUN KALIŞ
Gece müzeciliğinin ekonomik katkısını değerlendirmek için ziyaretçi sayısının yanında başka verilere de ihtiyaç var. Kaç kişi gece ziyareti nedeniyle konaklama yaptı? Yerel restoranlar ve ulaşım işletmeleri bu hareketlilikten ne kadar yararlandı? Yeni programlar ziyaretçinin bölgede kalış süresini uzattı mı? Bu soruların yanıtları, uygulamanın sektörel etkisini daha açık gösterecek.
Önümüzdeki dönemde rekabet, aydınlatılmış yapıların çekiciliği kadar ziyaretin bütününde şekillenecek. Nitelikli rehberlik, güvenli yürüyüş güzergâhları, anlaşılır bilgilendirme ve tarihi dokuyu gözeten aydınlatma, deneyimin kalitesini belirleyecek. Türkiye’nin elindeki fırsat, antik kentlere duyulan merakı daha kapsamlı kültür seyahatlerine dönüştürebilmek. Efes’ten Patara’ya uzanan gece ziyaretleri, bu dönüşüm için şimdiden somut bir zemin oluşturuyor.




