Çanakkale’de yürütülen bilimsel çalışmalar, Türkiye’nin en büyük adası olan Gökçeada’da önemli bir ekolojik keşfi ortaya çıkardı. Uzmanlar, Gökçeada Tuz Gölü çevresinde ülkenin en büyük ada martısı kolonisinin bulunduğunu belirledi. Çalışma, bölgedeki biyoçeşitliliğin beklenenden çok daha zengin olduğunu da gözler önüne serdi.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden (ÇOMÜ) uzmanlar tarafından yürütülen araştırmalarda, Gökçeada’nın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda nadir türlerin yaşam alanı olmasıyla da öne çıktığı vurgulandı. Özellikle ada martısının bu bölgede yoğun şekilde ürediği ve sağlıklı bir popülasyon oluşturduğu tespit edildi. Türün dünya genelinde “hassas” kategorisinde yer alması ise keşfi daha da önemli hâle getirdi.
Araştırmayı yürüten Prof. Dr. Herdem Aslan, Gökçeada Tuz Gölü’nün Türkiye’deki 59 ulusal öneme sahip sulak alandan biri olduğunu belirtti. Bölgenin göçmen kuşlar için kritik bir durak noktası olduğuna dikkat çeken Aslan, özellikle flamingoların da sık görüldüğünü ancak asıl önemli bulgunun ada martısı kolonisi olduğunu ifade etti. Aslan, bu türün Türkiye’de korunması gereken nadir türler arasında yer aldığını vurguladı.
GÖKÇEADA'DA ORTAYA ÇIKTI
Yapılan saha çalışmalarında, Gökçeada’da üreyen ada martılarının sayısının dikkat çekici seviyede olduğu ve bölgenin tür için en önemli üreme alanlarından biri hâline geldiği ortaya çıktı. Uzmanlar, Tuz Gölü çevresinde kur davranışları, kuluçka süreçleri ve yavru gözlemlerinin başarıyla kayıt altına alındığını aktardı. Bu durum, bölgedeki popülasyonun aktif ve sağlıklı şekilde devam ettiğini gösterdi.
Ancak araştırmacılar, türün karşı karşıya olduğu tehditlere de dikkat çekti. Habitat kaybı, insan baskısı, aşırı otlatma ve rekabetçi türlerin varlığı gibi faktörlerin ada martısı popülasyonunu olumsuz etkilediği belirtildi. Ayrıca bölgenin yeterli koruma statüsüne sahip olmamasının da önemli bir risk oluşturduğu ifade edildi.
Kuş gözlemcisi Murat Uyman ise Türkiye’de 17 farklı martı türü bulunduğunu ve ada martısının bunlar arasında en nadir türlerden biri olduğunu söyledi. Ülke genelinde üreme alanlarının azaldığını belirten Uyman, Gökçeada’daki bu koloninin korunmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Uzmanlara göre bu keşif, Türkiye’nin kuş çeşitliliği açısından kritik bir veriyi de ortaya koyuyor.
Bilim insanları, Gökçeada Tuz Gölü’nün yalnızca doğal bir alan değil, aynı zamanda korunması gereken stratejik bir ekosistem olduğuna dikkat çekiyor. Bölgenin hem turizm hem de doğa koruma açısından dengeli şekilde yönetilmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, gerekli önlemler alınmadığı takdirde bu hassas türün geleceğinin risk altında olabileceğini belirtiyor. Yapılan bu keşif, Gökçeada’nın ekolojik değerini bir kez daha ortaya koyarken, bölgenin korunmasına yönelik çağrıları da beraberinde getirdi.
(MYNET)