Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU-EGETELGRAF/ Urla ilçesine bağlı Barbaros Köyü, renkli korkulukları, taş evleri, yöresel lezzetleri ve kendine özgü köy yaşamıyla Ege’nin dikkat çeken yerleşimleri arasında bulunuyor. Köyün sokaklarını ve çevresini süsleyen, yörede “oyuk” adı verilen korkuluklar ise Barbaros’un en bilinen simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Tarımsal üretimin giderek azalmasına dikkat çekmek amacıyla ortaya çıkan oyuklar, zaman içerisinde köyün kültürel kimliğinin önemli bir parçasına dönüştü. 2016 yılında düzenlenmeye başlanan Oyuk Festivali ile birlikte yüzlerce farklı tasarıma sahip korkuluk, köyün sokaklarında sergilenmeye başladı.

İzmir’de tarih ve mavilik bir arada! Bu antik kent kalıntıların arasından Ege’ye bakıyor
İzmir’de tarih ve mavilik bir arada! Bu antik kent kalıntıların arasından Ege’ye bakıyor
İçeriği Görüntüle

TARIMA DİKKAT ÇEKMEK İÇİN SOKAKLARA İNDİLER

Barbaros Köyü’nde oyuk fikrinin ortaya çıkışında tarımsal üretimin azalması ve tarlaların boş kalması etkili oldu. “Tarlaları boş gören korkuluklar köye indi” düşüncesinden hareketle hazırlanan korkuluklar, başlangıçta tarıma yönelik farkındalık oluşturmayı amaçladı.

İmece usulüyle hazırlanan renkli ve yaratıcı oyuklar, zamanla yalnızca tarıma ilişkin bir mesajın ötesine geçerek köyün simgesi haline geldi. Her yıl düzenlenen Oyuk Festivali ise bu geleneği yaşatırken Barbaros’un tanınırlığının artmasına da katkı sağladı.

OYUK FESTİVALİ KÖYÜN SİMGESİ OLDU

Her yıl ağustos ayında gerçekleştirilen Oyuk Festivali, Barbaros Köyü’nün en önemli etkinliklerinden biri olarak öne çıkıyor. İnsan boyutundaki birbirinden farklı korkuluklar, festival kapsamında hazırlanarak köyün çeşitli noktalarında sergileniyor.

Festival sonrasında da köy sokaklarında kalan oyuklar, ziyaretçilerin ilgisini çeken renkli bir görüntü oluşturuyor. Korkulukların birbirinden farklı biçimlerde tasarlanması, Barbaros’u klasik köy yerleşimlerinden ayıran özelliklerden biri olarak dikkat çekiyor.

ÇAT KAPI EVLERİYLE GELENEKSEL KÖY YAŞAMI

Barbaros’un turistik açıdan dikkat çeken bir diğer özelliğini ise “Çat Kapı Evleri” oluşturuyor. Kapısında “Çat Kapı” ibaresi bulunan evlerin kapısını çalan ziyaretçiler, köy halkının hazırladığı ev yapımı yiyecekleri ve yöresel ürünleri deneyimleme fırsatı bulabiliyor.

Katmer başta olmak üzere yöresel yemekler ve el emeği ürünler, bu uygulamayla ziyaretçilerle buluşturuluyor. Böylece turizm faaliyetleri yalnızca gezip görmeye değil, köy halkının günlük yaşamına ve yerel üretimine doğrudan temas etmeye de imkân sağlıyor.

TAŞ EVLERİ VE ZEYTİNLİKLERİYLE EGE DOKUSUNU KORUYOR

Barbaros Köyü, oyukları ve festivali kadar geleneksel mimarisiyle de öne çıkıyor. Taş evlerin ve dar sokakların hâkim olduğu yerleşim, zeytinlikler, tarım arazileri ve çam ormanlarıyla çevrili bir vadide bulunuyor. Deniz kıyısında yer almayan Barbaros’a karayoluyla ulaşım sağlanabiliyor. Köy, İzmir-Çeşme otoyolu üzerinden ulaşılabilen konumuyla hem kent merkezine hem de Urla’ya yakın bir noktada bulunuyor.

“EN İYİ TURİZM KÖYÜ” SEÇİLDİ

Barbaros Köyü’nün uluslararası alandaki tanınırlığını artıran gelişmelerden biri de Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü’nün “En İyi Turizm Köyü” programından geldi. Kültür ve Turizm Bakanlığı girişimleri, İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonu, Urla Belediyesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Barbaros Köyü Muhtarlığı ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla yürütülen çalışmalar sonucunda Barbaros, 2025 yılında Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü tarafından “En İyi Turizm Köyü” seçildi. Program kapsamında köylerin yalnızca turistik potansiyeli değil; sürdürülebilirlik, yerel üretim, kültürel mirasın korunması, doğal kaynakların kullanımı ve toplum refahına katkı gibi kriterler de değerlendiriliyor.

YEREL ÜRETİM VE KÜLTÜREL MİRAS BİR ARADA

Barbaros’un değerlendirmede öne çıkan özellikleri arasında yerel üretimin desteklenmesi, toplumsal dayanışma, doğal çevrenin korunması ve geleneksel yaşamın turizmle bütünleştirilmesi bulunuyor. Oyuk Festivali, Çat Kapı Evleri, el yapımı ürünler, zeytinyağı üretimi ve yöresel mutfak kültürü, köyün ziyaretçiler açısından öne çıkan değerleri arasında yer alıyor.nTarıma dikkat çekmek amacıyla ortaya çıkan korkulukların yıllar içerisinde bir turizm sembolüne dönüşmesi, Barbaros’un kırsal yaşam ile turizmi bir araya getiren özgün hikâyelerinden birini oluşturuyor. Bugün köyü ziyaret edenler, bir yandan Ege’nin geleneksel köy dokusunu keşfederken diğer yandan sokaklara yayılan renkli oyuklarla karşılaşıyor.

Muhabir: Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU