Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU-EGETELGRAF/ Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Adatepe Köyü, Kazdağları’nın güney eteklerinde, Edremit Körfezi’ne bakan konumuyla hem tarih hem de doğa tutkunlarının ilgisini çekiyor. Küçükkuyu’ya yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta bulunan köy; taş yapıları, dar sokakları, zeytin ve çam ağaçlarıyla çevrili doğal güzellikleri ve geçmişten günümüze taşıdığı kültürel mirasıyla dikkat çekiyor.

Köyün yüksek bir noktaya ve vadi çevresine kurulmuş olması, ziyaretçilere Edremit Körfezi’ni geniş bir açıdan seyretme imkânı sağlıyor. Özellikle taş evlerin arasında yürürken korunan geleneksel mimari, Adatepe’nin en belirgin özellikleri arasında yer alıyor.

ADATEPE KÖYÜ NEREDE?

Adatepe, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı bir köy. Küçükkuyu’nun kuzeyinde, Kazdağları’nın batı yamaçlarında yer alan yerleşim, Edremit Körfezi’ne hâkim bir konumda bulunuyor. Küçükkuyu’ya yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta olan Adatepe’ye araçla kısa sürede ulaşılabiliyor. Çanakkale kent merkezine uzaklığı ise güzergâha bağlı olarak yaklaşık 95-110 kilometre arasında değişiyor. İstanbul’dan bölgeye ulaşmak isteyenler için mesafe yaklaşık 400-440 kilometre civarında.

TAŞ EVLERİYLE GEÇMİŞİN İZLERİNİ TAŞIYOR

Adatepe’nin en dikkat çekici özelliklerinden biri, geleneksel taş evlerden oluşan mimari dokusu. Çoğunlukla iki katlı olarak inşa edilen yapılarda alt katlar günlük yaşam için kullanılırken üst katlarda yatma bölümleri bulunuyor.

Evlerin önemli bölümünde iç avlu ve bahçeler dikkat çekerken, kiremit çatılı yapıların yanı sıra geleneksel toprak damlı evlere de rastlanıyor. Bu mimari özellikler, köyün tarihî atmosferinin günümüzde de hissedilmesini sağlıyor.

Köyün iki yaşlı çınacın gölgelediği meydanı ise Adatepe’nin sosyal yaşamının merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Taş kahvehaneler ve çevredeki yapılarla birlikte meydan, ziyaretçilerin köy atmosferini yakından deneyimleyebildiği noktalardan biri.

1989 YILINDA KENTSEL SİT ALANI İLAN EDİLDİ

Adatepe, zaman içerisinde nüfus kaybederek terk edilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Ancak 1980’li yıllarda büyük şehirlerin yoğun yaşamından uzaklaşmak isteyen bir grubun köyü keşfetmesiyle yeni bir dönem başladı.

Harabe durumundaki evler satın alınarak geleneksel mimariye bağlı kalınarak restore edildi. Böylece köyün özgün dokusunun korunması ve yeniden yaşatılması sağlandı.

1989 yılında kentsel sit alanı ilan edilen Adatepe’de taş yapılar ve sokak dokusu koruma altına alındı. Günümüzde köy, eski yerleşim dokusunu büyük ölçüde muhafaza eden önemli merkezlerden biri olarak varlığını sürdürüyor.

TÜRKLER VE RUMLARIN ORTAK YAŞAMINA TANIKLIK ETTİ

Adatepe’nin tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri de 1924 yılındaki mübadele oldu. Mübadele öncesinde köyde Türkler ve Rumlar uzun yıllar birlikte yaşadı.

1924 mübadelesiyle bölgedeki Rum nüfus Yunanistan’a göç ederken, Girit’ten gelen Müslüman Türkler köye yerleştirildi. Bu değişim, Adatepe’nin sosyal ve kültürel yapısında önemli bir dönüşüm yarattı.

Köyde geçmiş dönemlerde kahvehane, hamam, fırın, berber ve okul gibi günlük yaşamın ihtiyaçlarını karşılayan çeşitli yapılar bulunuyordu. Günümüzde ayakta kalan tarihî yapılar ve restore edilen binalar, bu geçmişin izlerini taşımaya devam ediyor.

İzmir’in en renkli köylerinden biri! Denizi sığ, sokakları renkli, havası mis gibi: Meşhur köy ekmeğiyle öne çıkıyor
İzmir’in en renkli köylerinden biri! Denizi sığ, sokakları renkli, havası mis gibi: Meşhur köy ekmeğiyle öne çıkıyor
İçeriği Görüntüle

ZEUS ALTARI'NDAN EDREMİT KÖRFEZİ'NE UZANAN MANZARA

Adatepe denildiğinde akla gelen en önemli tarihi noktalardan biri Zeus Altarı olarak bilinen alan. Köye yakın yüksek bir noktada bulunan sunak, Edremit Körfezi’ne hâkim manzarasıyla özellikle gün batımında ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Alanın bulunduğu tepeden Edremit Körfezi, kıyı yerleşimleri, Ayvalık çevresindeki adalar ve Midilli Adası görülebiliyor.

Zeus Altarı, mitolojik anlatılarda da önemli bir yere sahip. Homeros’un Troya Savaşı anlatılarında Zeus’un savaşı bu bölgeden izlediğine ilişkin rivayetler bulunuyor.

TAŞ MEKTEP DE KÖYÜN TARİHİNİ YAŞATIYOR

Adatepe’nin kültürel mirası yalnızca taş evlerle sınırlı değil. 1974-1985 yılları arasında hizmet veren Adatepe Köyü İlkokulu, bugün Taş Mektep adıyla bilinen tarihî yapılardan biri.

Köyün geçmişteki eğitim hayatına ışık tutan yapı, günümüzde Adatepe’nin kültürel kimliğinin önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.

ADATEPE’DE NE YENİR?

Zeytinliklerle çevrili Adatepe’de yöresel mutfağın temelinde zeytin ve zeytinyağı bulunuyor. Köyde özellikle doğal zeytinyağı, zeytin, zeytinli ekmek, yöresel peynirler ve ev yapımı reçeller öne çıkıyor.

Kazdağları çevresinde üretilen bal da bölgede tadılabilecek yöresel ürünler arasında bulunuyor. Kahvaltılarda zeytin, peynir, reçel, bal ve zeytinyağı gibi ürünler tercih edilirken, tahinli ve cevizli tatlılar da yöresel lezzetler arasında yer alıyor.

ADATEPE’DE NERELER GEZİLİR?

Adatepe’yi ziyaret edenlerin ilk duraklarından biri köyün tarihi sokakları ve taş evleri oluyor. Köy meydanındaki çınarların altında kısa bir mola vermek, geleneksel kahvehanelerde vakit geçirmek ve taş yapıların mimarisini incelemek mümkün.

Zeus Altarı ise körfez manzarası nedeniyle köy çevresindeki en önemli gezi noktalarından biri. Bunun yanı sıra Taş Mektep, zeytinlikler ve köy çevresindeki yürüyüş rotaları da keşfedilebilecek alanlar arasında bulunuyor.

DOĞAYLA TARİHİN BULUŞTUĞU KÖY

Adatepe’nin en güçlü özelliklerinden biri, doğal çevresi ile tarihî dokusunun iç içe olması. Bir tarafta Kazdağları’nın ormanları ve zeytinlikler uzanırken diğer tarafta Edremit Körfezi’nin geniş manzarası görülüyor.

Dar ve gölgeli sokaklarda yürürken karşılaşılan taş evler, köyün meydanındaki çınarlar ve çevredeki zeytin ağaçları, Adatepe’yi klasik bir tatil rotasından farklı bir noktaya taşıyor.

Bugün Adatepe, koruma altındaki mimarisi, mübadele geçmişi, mitolojik hikâyeleri ve doğal güzellikleriyle Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde keşfedilmeyi bekleyen önemli duraklardan biri olmayı sürdürüyor.

Muhabir: Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU