Omurganın yana doğru eğrilmesi ve aynı zamanda kendi etrafında dönmesiyle ortaya çıkan skolyozun özellikle büyüme çağında dikkatle izlenmesi gerektiği ifade edildi. En sık görülen türün nedeni bilinmeyen adolesan idiyopatik skolyoz olduğu aktarıldı.
Medicana Bursa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hayati Aygün: "Skolyoz çoğu zaman ağrıya neden olmaz. Bu nedenle hastalık uzun süre fark edilmeyebilir. Omuz seviyelerinde eşitsizlik, kürek kemiklerinden birinin daha belirgin görünmesi, bel çukurlarında asimetri ve öne eğilme sırasında sırtta kabarıklık gibi belirtiler aileler tarafından dikkatle gözlemlenmelidir" diye konuştu.
ERKEN TEŞHİS TEDAVİ ŞANSLARINI ARTIRIYOR
Özellikle 10-16 yaş arasındaki hızlı büyüme döneminin skolyoz açısından kritik olduğu belirtildi. Bu dönemde düzenli kontrollerin eğriliklerin erken evrede tespit edilmesini sağladığı ifade edildi.
Prof. Dr. Aygün: "Erken teşhis tedavi seçeneklerini artırıyor" dedi.
Aygün, bu süreçte korse gibi ameliyatsız yöntemlerden fayda sağlanabildiğini, geç kalınması durumunda ise cerrahi müdahale ihtiyacının artabileceğini belirtti.
KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ YAKLAŞIMI
Skolyoz tedavisinin standart bir yöntemle değil, hastaya özel planlanması gerektiği vurgulandı. Hastanın yaşı, eğrilik derecesi, tipi, büyüme potansiyeli ve ilerleme riskinin tedavi kararında belirleyici olduğu aktarıldı.
Prof. Dr. Hayati Aygün: "Skolyoz tedavisinin kişiye özel planlanması gerekmektedir. Hastanın yaşı, eğriliğin derecesi, tipi, büyüme potansiyeli ve ilerleme riski tedavi kararını belirleyen en önemli unsurlardır. Aynı derecede eğriliğe sahip iki hastada bile farklı tedavi yöntemleri uygulanabilir" diye konuştu.
KORSE TEDAVİSİ HER HASTAYA UYGUN DEĞİL
Korse tedavisinin yalnızca belirli kriterleri sağlayan hastalarda etkili olduğu belirtildi. Genellikle büyümesi devam eden ve 20-40 derece arasında eğriliği bulunan çocuklarda tercih edildiği aktarıldı.
Aygün: "Korse tedavisi her hasta için uygun değildir. Genellikle büyümesi devam eden ve 20-40 derece arasında eğriliği bulunan çocuklarda korse tedavisini değerlendiriyoruz. Doğru hasta seçimi, kişiye özel korse tasarımı ve düzenli takip tedavinin başarısını doğrudan etkiliyor" dedi.
İLERİ VAKALARDA CERRAHİ SEÇENEKLER
Bazı skolyoz vakalarında cerrahi tedavinin gerekli olabileceği ifade edildi. Özellikle 45-50 derecenin üzerindeki ilerleyici eğriliklerde ve bazı doğumsal ya da nöromüsküler kaynaklı vakalarda cerrahi müdahalenin gündeme geldiği belirtildi.
Prof. Dr. Aygün: "45-50 derecenin üzerindeki ilerleyici eğrilikler, doğumsal skolyozların bazı tipleri ve nöromüsküler hastalıklara bağlı gelişen deformitelerde cerrahi tedavi gündeme gelebiliyor. Günümüzde gelişmiş cerrahi teknikler, navigasyon sistemleri ve nöromonitörizasyon uygulamaları sayesinde daha güvenli ve başarılı sonuçlar elde edebiliyoruz" diye konuştu.
ERKEN MÜDAHALE HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Skolyozun tedavi edilmediğinde ilerleyebileceği, gövde dengesizliği oluşturabileceği ve bazı durumlarda akciğer kapasitesini etkileyebileceği belirtildi.
Aygün: "Eğrilik derecesi artabilir, gövde dengesizliği gelişebilir, kozmetik görünüm bozulabilir ve bazı hastalarda akciğer kapasitesi etkilenebilir. Bu nedenle ailelerin belirtileri fark ettiklerinde zaman kaybetmeden uzman değerlendirmesi yaptırmaları büyük önem taşıyor" dedi.
Uzman, erken teşhis ve doğru zamanda uygulanan kişiye özel tedaviler sayesinde skolyozlu çocukların büyük bölümünün sağlıklı ve aktif bir yaşam sürdürebildiğini de ifade etti.