Uzmanlar, kadın arkadaşlıklarının yalnızca sosyal bir bağ olmadığını, aynı zamanda duygusal paylaşım, empati ve sosyal destek sayesinde ruh sağlığını güçlendiren önemli ilişki ağlarından biri olduğunu belirtiyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, kadın arkadaşlıklarının psikolojik dayanıklılık üzerindeki etkileri, sağlıklı ve sağlıksız ilişkilerin ruh sağlığına yansımaları ile sosyal medyanın kıyaslama duygusu üzerindeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
DUYGUSAL İHTİYAÇLAR ARKADAŞLIKLARLA KARŞILANIYOR
İpek Erol, insanın doğduğu andan itibaren ilişki kurarak var olduğunu belirterek, güven duygusu, aidiyet hissi ve duygusal düzenleme becerilerinin ilk yıllarda bakım verenle kurulan ilişkiler içinde gelişmeye başladığını söyledi. Yetişkinlik döneminde ise bu ihtiyaçların önemli bir kısmının arkadaşlık ilişkileri aracılığıyla karşılandığını ifade eden Erol, kadınların birbirleriyle kurduğu arkadaşlıkların duyguların ifade edilmesi, zor yaşam olaylarıyla baş edilmesi ve psikolojik dayanıklılığın desteklenmesi açısından önemli bir rol oynadığını dile getirdi.

STRESLE BAŞ ETMEYİ KOLAYLAŞTIRIYOR
Psikolojik sağlamlığın yalnızca bireysel özelliklerden oluşmadığını vurgulayan Erol, kişinin çevresinden aldığı sosyal desteğin de önemli bir belirleyici olduğunu belirtti. Kadın arkadaşlıklarında sık görülen empatik dinleme, karşılıklı duygusal paylaşım ve onaylanma hissinin yoğun stres dönemlerinde koruyucu bir işlev üstlenebildiğini aktaran Erol, yaşanan olayların biriyle konuşulmasının zihindeki tekrar eden düşüncelerin organize edilmesine, duyguların düzenlenmesine ve olayların daha gerçekçi değerlendirilmesine yardımcı olabileceğini söyledi. Erol, klinik gözlemlerin güçlü sosyal desteğe sahip bireylerin kriz dönemlerinde daha esnek baş etme stratejileri geliştirebildiğini gösterdiğini belirterek, sosyal desteğin depresyon ve anksiyete açısından en önemli koruyucu faktörlerden biri olarak kabul edildiğini ifade etti.
BİYOLOJİK ETKİLERİ DE BULUNUYOR
Güven duyulan bir arkadaşın varlığının kişinin yaşadığı yükü paylaşmasını kolaylaştırdığını ve yalnızlık algısını azalttığını belirten Erol, bunun biyolojik yansımalarının da bulunduğunu söyledi. Güvenli sosyal etkileşimler sırasında oksitosin salınımının artmasının, stres sisteminin daha dengeli çalışmasına katkı sağlayabileceğini ve kişinin kendini daha sakin ve güvende hissetmesini destekleyebileceğini kaydetti.

HER ARKADAŞLIK RUH SAĞLIĞINI GÜÇLENDİRMEYEBİLİR
İpek Erol, her arkadaşlığın aynı etkiyi yaratmadığına dikkat çekerek, sürekli eleştirilen, küçümsenen veya değersiz hissettirilen ilişkilerin psikolojik yükü artırabileceğini belirtti. Koruyucu olan unsurun yalnızca ilişkinin varlığı değil, ilişkinin niteliği olduğunu vurgulayan Erol, çocukluk döneminde arkadaşlıkların ortak oyunlar ve aynı ortamı paylaşmak üzerinden doğal biçimde geliştiğini, yetişkinlikte ise iş, aile ve sorumlulukların zamanın büyük bölümünü kaplaması nedeniyle yeni bağlar kurmanın zorlaşabildiğini ifade etti. Bununla birlikte yetişkinlikte kurulan arkadaşlıkların daha yavaş gelişmesine rağmen çoğu zaman daha derin ve daha kalıcı olabildiğini söyledi.
SOSYAL MEDYANIN KADINLAR ARASINDAKİ İLİŞKİYE ETKİSİ
Erol, Sosyal Karşılaştırma Teorisi’ne göre insanların kendi yeterliliklerini değerlendirebilmek için çevrelerindeki insanlarla karşılaştırma yaptıklarını belirterek, bu eğilimin doğal olduğunu ancak öz değerin büyük ölçüde dış onaya bağlı olduğu durumlarda kıyaslamanın daha yoğun yaşanabileceğini ifade etti. Kadınların toplum tarafından görünüş, gençlik, annelik, kariyer, ilişki durumu ve bakım verme rolleri üzerinden değerlendirilebildiğini belirten Erol, başarı ölçütlerinin sınırlı ve rekabetçi biçimde sunulmasının kadınların aynı kaynaklar için yarışıyormuş gibi hissetmelerine yol açabileceğini söyledi. Sosyal medyanın sürekli seçilmiş başarı hikâyeleri ve idealize edilmiş yaşamlar göstermesinin bu karşılaştırmaları daha görünür hâle getirdiğini vurgulayan Erol, yoğun kıyaslama hissinin çoğu zaman değersizlik, yetersizlik ve reddedilme korkusunun dışavurumu olabileceğini ifade etti.
SAĞLIKLI ARKADAŞLIKLARIN ETKİSİ
Güvenli arkadaşlık ilişkilerinin rekabetten çok iş birliğini beslediğini söyleyen Erol, empati, karşılıklı destek ve birlikte gelişebilme kapasitesinin kadın arkadaşlıklarının ruh sağlığı üzerindeki en güçlü etkilerinden biri olduğunu belirtti. Yakın arkadaşlıkların önemli bir destek kaynağı olduğunu ifade eden Erol, her ilişkinin taşıyabileceği duygusal yükün farklı olduğunu, sürekli aynı sorunların konuşulmasının arkadaşın duygusal kapasitesini zorlayabileceğini ve ilişkinin dengesini bozabileceğini söyledi.

ARKADAŞLIK İLE PSİKOTERAPİ AYNI ŞEY DEĞİL
Erol, sağlıklı arkadaşlıklarda karşılıklı destek kadar karşılıklı sınırların da bulunduğunu vurgulayarak, arkadaşlık ile psikoterapinin farklı ihtiyaçlara hizmet ettiğini ifade etti. Arkadaşın yaşamın içinde yanında yürüyen kişi olduğunu, psikoloğun ise bilimsel bilgi ve etik çerçeve içinde ruhsal süreçlere eşlik eden uzman olduğunu belirten Erol, yoğun kaygı, depresyon, travma belirtileri, işlevsellikte belirgin kayıp veya intihar düşünceleri gibi durumlarda profesyonel psikolojik desteğin sürecin temel parçası olması gerektiğini sözlerine ekledi.





