'Futbolcular kötü değil, hakemler de öcü değil' ulvi sözüm de budur. Bu böyle, yaşamda var. Hiçbir sporcu kötü olamaz. O an o gün öyle olabilir, öyle görünebilir. O bize göre. Yargılamak olmaz. Atacaksan atarsın, raporunu da yazarsın, ama bu azarlama, aşağılama hakkını vermez, kimseye. Sağda solda anlatıp da negatif reklam yapmaya gerek yok. Hakemler de sert bakışlı, acımaz, gamsız, ruhsuz insanlar değil. Hoş, her alanda çıkar bir iki. O kadar. Kazana bir tane sinek düştü diye, koca kazandaki mis gibi keşkek, çöpe dökülür mü? İnsanlar özünde çok iyiler aslında, bakmayın kötü rolü yapıyorlar. Zamana bir de başkalarına uyuyorlar. Dikkat çekmek istiyorlar. Kendilerine kötülük yapıldıysa bir de. Kararı kendi verecek. Ama tedbir için ama ilk önce ben davranayım endişesinden. Karşısındakine acımaz, çünkü ona da acımamışlardır veya öyle sanıyorlardır. İyi ki iyi ve güzel insanlar var aramızda. Dünya zaten bu gibilerin hatırına dönüyor. Yoksa, çıkılmaz yola doğru gidiyoruz. Öyle bir güzel örnek yaşandı ki. Hakem ile futbolcu arasında. İkisi de mutlu oldu, biri madden olarak diğeri de manen zirve yaptı.

HAKEM ABDÜLKERİM, SPORCU MUHAMMET

Taze haber, önceki gün yaşandı. Kilisspor - Osmaniye Önderspor maçı, yorgunluğun artmaya başladığı, 70.dakika. İkili mücadele sırasında halk diliyle 'dili ters döner, dili boğazına kaçar' Kilissporlu oyuncu Muhammet Güner'in. Yerden kalkamaz, ters giden bir şey vardır. Durumu fark eden biri daha vardır. Hakemin de akıllı, zeki ve de çeviği vardır. Hakem de zira bir sporcudur. Koşar sahanın içine kıdemli yardımcı hakem Abdülkerim Dalğaç. Sağlıkçıdır, sağlık eğitimi almıştır, ATT'dir. Yüzyılın felaketinde de çok emeği olan bir isimdir. Allah razı olsun, emeğine, yüreğine sağlık. Tıbben gerekeni biliyordur ve de hemen uygular, yaşama döndürür adı güzel kendi güzel Muhammet'i. Ardından da hastaneye koşar Abdülkerim Dalğaç. Futbolcu, sporcu kardeşi Muhammet Güner'i ziyaret eder. Üşenmez, görmek ister, merak eder. Bu tablo yaşansın ama bu olay bir daha yaşanmasın. Dostlar ödül vereceksiniz, buyrun. İkisine de ama. Hakeme de futbolcuya da. Futbolcuya neden mi ? Kaliteli insanların yer aldığı kulübü ve yöneticileri var. Sadece beğenmediklerini yayanlardan değiller. İyiliği de anında haber verip, teşekkür edenlerden onlar, sağ olsunlar. Hep beraber olalım, birlik olalım, yaşayalım. Hayat dediğin kavgayla, küslükle geçmez, yaşamak gerek.

SPOR YAPSINLAR YETER

10 Kasım'da herkes gibi, hepimiz gibi masa tenisçilerimiz de Atamızı rahmetle, minnetle andı. Sporculuğun gerektiği gibi raket salladılar, örnek oldular. Bundan tabi görevlilerin emeği büyük, payı da. Deneyimli hakemler Cengiz Çakın, Hasan Tahsin Bakan, Fatih Aydın ile Aydemir Cengiz'i özellikle, en başta kutlarım. Dereceler de şöyle oluştu. Minikaltı Kız; Nil karaca, Nisa Nur Karaman, Minik Kız; Esra Doyduoğlu, Beste Bahçeci, Azra Şentürk, Derin Orhan, Yıldız Kız; Eda Yılmaz, Esila Aygün, Küçük Kız; Deren Toköz, Ecem Su Çiçek, Ceylin Kılıç, Genç Kadın; Yaren Pala, Deren Toköz, Ceylin Kılıç, Hilal Songül, Büyük Kadın; Arzu Su Ceyhan, Ayça Türkalp, Bersu Gündüz, Eda Yılmaz, Minikaltı Erkek; Toprak Keyifçi, Ömer Karakum, Çınar Güner, Tuna Cihan, Deniz Tekin, Yıldız Erkek; Arda Sarıarslan, Doruk Cihanoğlu, Atlas Yarımtepe, Küçük Erkek; Altay Tan, Emre Göknur, Süleyman Aras Çevirgen, Mustafa Kahraman, Genç Erkek; Altay Tan, Deniz Boran Genç, Çınar Güner, Ahmet Güvenç, Büyük Erkek; Berkay Hocaoğlu, Halit Konuşkan, Merter Güvenç, Deniz Kaya. Fark ettiyseniz sıralamayı üstüne basa basa 1,2,3 diye yazmadım, kulüp adlarını de özellikle belirtmedim. Madalya, kürsüye çıkmak o kadar önemli değil hatta hiç önemli değil. Tabletten, evden, dersten biraz nefes aldırmak. Önemli olan bu çocukları kazanmak, spordan kopmamalarını sağlamak. Metalik şeyler sadece teferruat, önemli olan spordur, sporculuktur. Sevgi ve dostlukla kalın...