İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Ege Geriatri Derneği iş birliğinde düzenlenen 5. Uluslararası Katılımlı, 14. Ulusal İzmir İleri Yaş Sempozyumu’nun sonuç bildirgesi yayımlandı. 1-2 Ekim tarihlerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Mustafa Necati Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyumda, yaşlı bireylerin afetlerden önce, afet sırasında ve sonrasında karşılaşabileceği riskler çok yönlü olarak ele alındı. Sonuç bildirgesinde, yaşlı bireylerin afet planlarında yalnızca korunması gereken kişiler olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtildi. Yaşlıların bilgi, deneyim ve yaşadıkları bölgelere ilişkin birikimleriyle çözüm ve karar süreçlerinin aktif parçası olması gerektiği vurgulandı.
“YAŞ DOSTU İZMİR AFET EYLEM PLANI”
Sempozyumun öne çıkan sonuçlarından biri, İzmir için hazırlanması planlanan yeni çalışma oldu. Sempozyum Düzenleme Kurulu, yaşlı bireylerin sağlığını, güvenliğini, bağımsızlığını, yaşam kalitesini ve karar süreçlerine katılımını merkeze alan yaş dostu, kapsayıcı ve afetlere dirençli kentlerin geliştirilmesini desteklediğini açıkladı. Bu kapsamda Kent Konseyi, üniversiteler, yerel yönetimler, yaşlı örgütleri, AFAD, Kızılay, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve Sağlık Müdürlüğü başta olmak üzere kurumların katılımıyla “Yaş Dostu İzmir Afet Eylem Planı” çalıştayı düzenlenmesi planlanıyor.
YAŞLILAR AFET PLANLARINDA AKTİF PAYDAŞ OLACAK
Sonuç bildirgesinde yaşlıların yalnızca afetlerden etkilenen veya korunması gereken bir grup olarak ele alınmaması gerektiğine dikkat çekildi. Yaşam deneyimleri, bilgi birikimleri ve yaşadıkları bölgelere ilişkin bilgileri nedeniyle yaşlı bireylerin afet yönetiminin aktif paydaşlarından biri olması gerektiği belirtildi. Risk değerlendirmesinden afet planlarının hazırlanmasına, tahliye güzergâhları ve toplanma alanlarının belirlenmesinden geçici barınmaya, sağlık hizmetlerinden tatbikatların değerlendirilmesine kadar tüm süreçlerde yaşlıların görüşlerinin alınması gerektiği vurgulandı.
YAŞLILARA YÖNELİK RİSK HARİTALARI
Bildirgenin dikkat çeken önerileri arasında yaşlı bireylere yönelik risk ve kırılganlık haritalarının hazırlanması da yer aldı. Yalnız yaşayan, hareket veya duyusal kısıtlılığı bulunan, bilişsel sorunları olan, sürekli ilaç ya da tıbbi cihaz kullanan ve bakım gereksinimi bulunan yaşlıların ihtiyaçlarının afet meydana gelmeden önce belirlenmesinin önemine işaret edildi. Afet planlarının bu ihtiyaçları kapsayacak biçimde bütüncül hazırlanması gerektiği belirtilirken, arama-kurtarma, sağlık ve sosyal koruma sistemlerinin de yaşlı bireylerin özel gereksinimleri dikkate alınarak oluşturulması gerektiği kaydedildi. Sempozyumda yaşlı bireylerin kişisel afet hazırlıklarına ilişkin somut öneriler de paylaşıldı. Düzenli kullanılan ilaçların yanı sıra ilaç raporları ve reçetelerin, tıbbi cihazların, gözlüklerin, işitme cihazlarının, protezlerin ve diğer kişisel sağlık gereksinimlerinin afet çantasında veya kolay ulaşılabilecek güvenli bir yerde hazır bulundurulması önerildi. Kullanılan ilaçların isimlerinin, dozlarının ve kullanım sıklıklarının da yazılı olarak bulundurulmasının afet anında sağlık hizmetlerinin devamlılığı açısından önem taşıdığı belirtildi.
İKLİM KRİZİ DE AFET RİSKLERİ ARASINDA
Sonuç bildirgesinde yalnızca deprem gibi afetlere değil, iklim krizinin beraberinde getirdiği risklere de dikkat çekildi. Aşırı sıcaklar, yangınlar, hava kirliliği ve sellerin yaşlı bireyler üzerindeki etkilerinin dikkate alınması gerektiği belirtilerek, yerel ölçekte koruyucu ve önleyici politikaların geliştirilmesi çağrısı yapıldı. Yaş dostu kent yaklaşımının yalnızca erişilebilir ulaşım ve fiziksel çevreyle sınırlı kalmaması gerektiği vurgulandı. Bu yaklaşımın afetlere hazırlık, güvenli tahliye, geçici barınma, sağlık ve sosyal hizmetlerin devamlılığı ile afet sonrasında yaşamın yeniden kurulmasını da kapsaması gerektiği ifade edildi.
HİZMETLER KESİNTİSİZ SÜRMELİ
Sempozyum sonuçlarında kronik hastalıkların takibi, ilaç tedavileri, tıbbi cihaz gereksinimleri, bakım hizmetleri ve acil sağlık hizmetlerinin afet sırasında ve sonrasında kesintisiz sürdürülebilmesi için gerekli mekanizmaların oluşturulması çağrısı yapıldı. Acil servislerde çoklu hastalık ve ilaç kullanımı, deliryum, demans, düşme ve travma riski ile psikolojik aciller gibi ileri yaşta daha sık karşılaşılabilen durumlara duyarlı, yaş dostu bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiği belirtildi. Afet sonrasındaki sürecin yalnızca hayatta kalmakla sınırlı olmadığı ifade edilerek yaşlı bireylerin güvenli barınma, sağlık, bakım, sosyal ve psikososyal destek ihtiyaçlarının karşılanması gerektiği kaydedildi. Ayrıca yaşlı bireylerin sosyal ilişkilerinin yeniden kurulmasının ve yaşamlarını yeniden inşa edebilmelerinin desteklenmesi gerektiği vurgulandı.
“AFETLERE HAZIRLIK AFET ANINDA BAŞLAMAZ”
Sempozyumun iki gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarının ardından ortak mesaj ise şu ifadelerle özetlendi: “Afetlere hazırlık afet anında başlamaz. Yaşlılar için değil, yaşlılarla birlikte hazırlanmak gerekir.” Sonuç bildirgesinde yaşlı bireylerin yalnızca afetlerin mağdurları olmadığı belirtildi. Yaşlıların deneyimleri, bilgileri ve yaşam alanlarına ilişkin birikimleriyle afetlere dirençli toplumların oluşturulmasında çözümün önemli bir parçası olduğu vurgulandı.





