Sağlık

Yıllarca belirti vermiyor: 20 santimetreye kadar büyüyebiliyor! “Köpek kisti” nasıl bulaşıyor?

Kurban Bayramı öncesinde hidatik kist hastalığına ilişkin uyarılarda bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Türkmen Bahadır Arıkan, hastalığın insanlara enfekte yumurtalar aracılığıyla bulaşabildiğini söyledi. Özellikle kontrolsüz hayvan kesimlerinin ve enfekte organların açık alana bırakılmasının hastalığın yayılımında önemli rol oynadığı belirtildi.

Abone Ol

Acıbadem Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Türkmen Bahadır Arıkan, Kurban Bayramı öncesinde karaciğerde görülen hidatik kist hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu.

Arıkan, halk arasında “köpek kisti” olarak bilinen karaciğer kist hidatik hastalığının paraziter bir hastalık olduğunu belirterek: “Bu parazitin ismi Echinococcus granulosustur. Bu parazit yaklaşık yarım santimetre boyutundadır ve çakal, köpek gibi etçil hayvanların bağırsaklarında tutunarak yaşar. Köpeğe herhangi bir zarar vermez ve köpeği hasta etmez. Fakat köpeğin bağırsağındaki parazitin yumurtlamasıyla, milyonlarca yumurta dış ortama saçılabilir” dedi.

ENFEKTE YUMURTALAR NASIL BULAŞIYOR?

Doç. Dr. Arıkan: “Bu yumurtaların insan tarafından alınmasıyla insanlarda kist hidatik dediğimiz hastalık oluşur. Bu yumurtalar enfekte köpeğin sevilmesi, ardından elin ağza götürülmesiyle oral yoldan bulaşabildiği gibi, enfekte sular, meyveler ve çiğ sebzeler aracılığıyla da bulaşabilir” ifadelerini kullandı.

Parazitin yumurtalarının dış ortamda uzun süre canlı kalabildiğini söyleyen Arıkan: “Bu parazitin yumurtaları dış ortamda bir yıl boyunca canlı kalabilir. Yumurtalar oral yolla insana bulaştığında bağırsaktan kana geçer” dedi.

EN ÇOK KARACİĞER VE AKCİĞERİ ETKİLİYOR

Hastalığın en sık karaciğerde görüldüğünü belirten Arıkan: “Özellikle yüzde 75 oranında karaciğerde hastalık yapar. Daha sonra yüzde 15-20 oranında akciğerde hastalık yapabilir. Yüzde 5 oranında ise göz, kalp, beyin, cilt dokusu gibi aklımıza gelebilecek tüm organlarda hastalık oluşturabilir” diye konuştu.

BELİRTİ VERMEYEBİLİYOR

Hastalığın yavaş ilerlediğini ifade eden Arıkan: “Hastalık küçük ve yavaş büyüdüğü için ilk yıllarda belirti vermez. Ancak ilerleyen zamanlarda 15-20 santimetre boyutlarına ulaşabilir. Karaciğerde safra yolu tıkanıklıklarına, ağrıya, nefes darlığına ve çeşitli semptomlara neden olabilir” dedi.

Tanı ve tedavi süreci hakkında bilgi veren Arıkan: “Bu parazitin tanısı ultrason ile konulur. Tedavisi ise girişimsel radyoloji tarafından ya da başarısız olması durumunda genel cerrahi tarafından ameliyat edilerek yapılır” ifadelerini kullandı.

“KONTROLSÜZ KESİMLER HASTALIĞI YAYIYOR”

Kurban Bayramı öncesinde alınması gereken önlemleri sıralayan Doç. Dr. Türkmen Bahadır Arıkan, hastalığın özellikle otçul hayvanlarda da görülebildiğini söyledi.

Arıkan: “Bu hastalık insanları etkileyebildiği gibi, özellikle otçul hayvanlara da enfekte yumurtaların otlar ve sular aracılığıyla alınması sonucu bulaşabilir. Böylece onların da karaciğerinde, akciğerinde ve diğer organlarında hastalık oluşabilir” dedi.

Enfekte organların doğru şekilde imha edilmemesinin hastalığın yayılımını artırdığını belirten Arıkan, “Özellikle hayvan kesiminde enfekte organlar çevreye atıldığı ve derin olarak toprağa gömülmediği zaman, bu enfekte sakatatları köpekler yediğinde döngü yeniden başlar. Maalesef ülkemiz, karaciğer kist hidatik hastalığının sık görüldüğü ülkelerden biridir. Bu durum, kontrolsüz kesimler ile enfekte karaciğer ve iç organların derin şekilde gömülmemesinden kaynaklanmaktadır” şeklinde konuştu.

HASTALIKTAN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI?

Doç. Dr. Arıkan: “Enfekte otçul hayvanların sakatatları derin şekilde gömülmeli ve etçil hayvanlara, özellikle köpek ve çakal gibi hayvanlara tekrar bulaştırılmamalıdır. Serbest dolaşan köpekler yılda dört kez antiparaziter ilaçlarla ilaçlanmalıdır. Toplum bilinçlendirilmeli ve el hijyenine dikkat edilmelidir. Özellikle çocukların köpek temasından sonra elleri bol su ve sabunla yıkanmalıdır. Sebzeler iyi yıkanarak tüketilmelidir. Köpeklerin dışkıları, ilaçlı olsalar dahi sahipleri tarafından toplanmalı ve çöpe atılmalıdır. Kist hidatik hastalığıyla mücadelemizi bu şekilde sürdürebiliriz" dedi.