Sivas’ta köklü bir geçmişe sahip olan ve özellikle bıçak sapı ile tarak üretiminde kullanılan Sivas kemiği, günümüzde farklı tasarımlarla yeni ürünlere dönüşüyor. Sivas Olgunlaşma Enstitüsü’nde yürütülen çalışmalar kapsamında manda ve koç boynuzları işlenerek tarak, kolye, küpe, kravat iğnesi ve tespih gibi ürünler hazırlanıyor.
BOYNUZLAR DÜZLEŞTİRİLİYOR
Atölyede üretim için ağırlıklı olarak manda ve koç boynuzları tercih ediliyor. Üretimde kullanılacak boynuzların en az 3-4 yıl boyunca kurutulmuş olması gerekiyor. Yeni kesilmiş boynuzlar ise sağlıklı ürün elde edilemediği için işleme alınmıyor. Ham halde atölyeye getirilen boynuzlar ilk olarak kesilerek kullanılacak ürüne uygun boyutlara getiriliyor. Ardından ısıtma ve presleme işlemleri uygulanıyor. Isıtılan boynuzlar düzleştirilerek tasarıma uygun hale getiriliyor.
HAM MADDEDEN SON ÜRÜNE UZANAN ÜRETİM
Düzleştirme işleminin ardından üretilecek ürünün tasarımı önce kağıt üzerine çiziliyor. Hazırlanan çizimler boynuzun üzerine yapıştırılarak kesim işlemleri gerçekleştiriliyor. Kesim aşamasının tamamlanmasının ardından ürünler parlatılıyor ve son olarak gerekli aksesuarlar eklenerek kullanıma hazır hale getiriliyor.
SİVAS KEMİĞİ FARKLI TASARIMLARLA ÖNE ÇIKIYOR
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Olgunlaşma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Hüseyin Göçer, geçmişte kemiğin daha çok avcılık ve gücün sembolü olarak görüldüğünü belirtti. Göçer, zamanla bu anlayışın değiştiğini ifade ederek, "Tarak, kolye, bıçak gibi ürünlerle estetik ve sanat ön plana çıktı. Burada aslında güzeli arama sanatı ortaya çıkıyor. Ürünün en ham halinden başlayarak zarafet ve el işçiliğiyle son haline getiriyoruz" dedi.
"SANAT ODAKLI BİR YAPIYA EVRİLDİ"
Üretimde kullanılacak boynuzların özenle seçildiğini belirten Hüseyin Göçer, "Geçmişe baktığımızda, insanlara kemik denildiği zaman bu, avcılığın ve gücün bir sembolüydü. Ancak ilerleyen süreçte bu anlayış, güzelliği arayışa dönüşünce tarak, kolye, bıçak gibi aksesuarlarla estetik ve sanat odaklı bir yapıya evrildi. Bu anlamda Sivas kemiğinin kendine özgü bazı özellikleri var. Kullanılan manda boynuzu ve koç boynuzu, belli işlemlerden geçirildikten sonra ürüne dönüştürülebiliyor. Yapılan işlem aşamaları ve bekleme süresi bizim için oldukça önemli. Ayrıca her canlının boynuzu da kullanılamıyor. Bu yüzden bunları özenle seçiyoruz. Daha çok manda ve koç boynuzu tercih ediliyor. Manda boynuzunu bulmak biraz zor. Ancak özellikle tespihlerde daha sert olduğu için manda boynuzunu tercih ediyoruz. Boynuz ham haliyle geldiğinde direkt ürüne dönüştüremiyoruz. En az 3-4 yıl kurumuş bir boynuz olması gerekiyor. Yeni kesilmiş, canlıdan alınan bir boynuzu işleme alamıyoruz çünkü ortaya sağlıklı bir ürün çıkmıyor. Boynuz ne kadar uzun süre kurursa, bizim için o kadar kaliteli bir ürün elde edilmiş oluyor" ifadelerini kullandı.
"ESTETİK ÜRÜNLER ORTAYA ÇIKIYOR"
Üretim sürecine ilişkin bilgi veren Göçer, "Boynuz, ham haliyle bize ulaştıktan sonra ilk olarak kesiliyor ve kullanacağımız şekle göre küçültülüyor. Ardından ısıtma ve presleme aşamalarına geçiliyor. Sonrasında, vereceğimiz forma göre yeniden kesim işlemi yapılıyor. İlk başta boynuzu kestikten sonra, ürüne yakın bir form elde etmek için düzleştiriyoruz. Düzleştirme işleminin ardından, örneğin kolye yapacaksak, kolyenin tasarımını önce bir kağıt üzerine çiziyoruz. Daha sonra bu tasarımı kemiğin üzerine yapıştırıyoruz ve kemiği o forma göre kesiyoruz. Son aşamada ise parlatma işlemi yapılıyor. Parlatmanın ardından ürün kullanıma hazır hale geliyor. Örneğin küpe yapıldıysa küpe aparatları takılıyor ve kolye yapıldıysa zincir gibi aksesuarlar eklenerek halka sunuluyor. Atölyemizde genellikle tarak, kolye, küpe ve kravat iğnesi tasarlıyoruz. Aslında kemiği birçok alanda kullanabiliyoruz. Ahşapla birlikte oldukça uyumlu oluyor. Zincirle de estetik ürünler ortaya çıkıyor" diye konuştu.
"GÜZELİ ARAMA SANATI ORTAYA ÇIKIYOR"
Ürünlere yönelik olumlu geri dönüşler aldıklarını ifade eden Hüseyin Göçer, "Burada aslında güzeli arama sanatı ortaya çıkıyor. Ürünün en ham halinden başlayarak, zarafet ve el işçiliğiyle işleyip son haline getiriyoruz. Sivas bıçağının ve Sivas tarağının köklü bir geçmişi var. Sivas bıçağı, özellikle sapı nedeniyle oldukça meşhur. Artık tespih de Sivas kemiği ürünleri arasında yerini almış durumda. Sivas kemiğinden yapılmış bir tespih dediğimizde çok olumlu geri dönüşler alıyoruz" diye aktardı.