Gözde kızarıklık ve bulanık görmeye dikkat! Basit göz yorgunluğu sanmayın: Kalıcı görme kaybına yol açabilir
Gözde kızarıklık ve bulanık görmeye dikkat! Basit göz yorgunluğu sanmayın: Kalıcı görme kaybına yol açabilir
İçeriği Görüntüle

Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği’nden Prof. Dr. İpek Midi, inmede erken müdahalenin önemine dikkat çekti. İnmenin, beyni besleyen damarlardan birinin tıkanması veya yırtılması sonucunda ortaya çıktığını belirten Midi, vakaların yüzde 80-85’inin damar tıkanıklığına, yüzde 10-15’inin ise beyin kanamasına bağlı geliştiğini ifade etti. İnmenin yalnızca ileri yaşlarda görülmediğini vurgulayan Midi, her 10 vakadan birinin genç yaş grubunda ortaya çıkabildiğini belirtti. Özellikle 50 yaş altındaki kişilerin de inme belirtileri konusunda dikkatli olması gerektiğini kaydetti.

BELİRTİLER GÖRÜLDÜĞÜNDE HEMEN 112 ARANMALI

Yüzde kayma, kol veya bacakta güçsüzlük, his kaybı ve konuşma bozukluğunun inmenin önemli belirtileri arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. İpek Midi, bu şikâyetlerden herhangi biri görüldüğünde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması gerektiğini söyledi. İnme şüphesi bulunan hastaların uygun inme merkezlerine yönlendirildiğini aktaran Midi, nörolojik muayene ve beyin görüntülemelerinin ardından gerekli tedavilerin hızla başlatıldığını ifade etti.

İLK 4,5 SAATTE UYGULANAN TEDAVİ ÖNEM TAŞIYOR

İnmede müdahale süresinin tedavi başarısı açısından belirleyici olduğunu vurgulayan Midi, ilk 4,5 saat içinde uygulanabilen pıhtı eritici tedaviye ilişkin, "İlk 4,5 saat içerisinde damardan uyguladığımız pıhtı eritici bir tedavi var. Hasta bu süre içerisinde gelirse tedaviden yararlanma şansına sahip oluyor. Ne kadar erken müdahale edilirse hastada oluşabilecek engellilik de o kadar azaltılabiliyor" diye konuştu.

Yüzde Kayma Ve Konuşma Bozukluğuna Dikkat! Uzmanı Uyardı Erken Müdahale Kalıcı Hasarı Azaltabiliyor (1)

TANSİYON, KOLESTEROL VE KAN ŞEKERİ TAKİP EDİLMELİ

Hipertansiyon, yüksek kolesterol, şeker hastalığı, kalp ritim bozuklukları ve ailede inme öyküsünün önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu belirten Midi, bu sağlık sorunlarının doktor kontrolünde takip edilmesi gerektiğini söyledi. Tansiyonun düzenli ölçülmesi, yüksek kolesterolün tedavi edilmesi ve kan şekerinin kontrol altında tutulmasının inmeden korunmada önemli olduğunu kaydeden Midi, diyabet hastalarının üç aylık kan şekeri ortalamasını gösteren HbA1c değerlerini de takip etmesi gerektiğini ifade etti. Düzenli egzersiz yapılması, katı yağlardan uzak durulması ve Akdeniz diyeti ağırlıklı beslenmenin risk faktörlerinin kontrolüne katkı sağladığını belirten Midi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının inme riskini azaltmada etkili olduğunu dile getirdi.

İNME VAKALARININ YÜZDE 90'I ÖNLENEBİLİR

İnmeden korunmak için düzenli sağlık kontrollerinin aksatılmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. İpek Midi, vatandaşlara tansiyon, kan şekeri ve kolesterol ölçümlerini ihmal etmemeleri çağrısında bulundu. Midi, risk faktörlerinin kontrol altına alınması ve gerekli tedavilerin uygulanmasıyla inmenin büyük ölçüde önlenebileceğini belirterek, "İnme, gerekli önlemler alındığında önlenebilen bir hastalık. Tansiyon, kolesterol ve şeker kontrolleri düzenli yapılır, kalpte ritim problemi varsa buna yönelik tedaviler uygulanırsa inmeden korunmak mümkün. Değerlerde yükseklik tespit edildiğinde aile hekimine başvurulmalı. Risk faktörleri kontrol edildiğinde inme yüzde 90 oranında önlenebilir" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA