İstanbul'un tarihi yarımadasında bulunan ve Geç Roma (Doğu Roma-Bizans) dönemine ait olduğu değerlendirilen Beyazıt Birinci Sarnıcı, günümüze ulaşan mimarisiyle dikkat çekiyor.
Tarihi sarnıcın üzerinde yer alan ve günümüzde elektrik dağıtım hizmetleri binası olarak kullanılan yapı ise geçmiş ile günümüzün aynı alanda bir arada bulunduğunu gösteriyor.
MODERN MİMARİ AYNI ALANDA BULUŞUYOR
Tarihi sarnıcın kemerli bölümlerinin hemen üzerinde aktif olarak kullanılan çok katlı bir kamu binası bulunuyor. Alt bölümde yer alan taş kemerler yüzlerce yıllık geçmişe işaret ederken, çevredeki yoğun yaya ve araç trafiği yapının modern kent yaşamının merkezinde yer aldığını ortaya koyuyor.
Bir tarafta Geç Roma döneminden kalan taş kemerler, diğer tarafta günümüz şehir mimarisi ve kamu hizmeti veren bina aynı görüntü içerisinde yer alıyor.
Uzmanlara göre bu manzara, İstanbul'un farklı medeniyetlere ait tarihsel katmanlarının üst üste yaşamaya devam ettiğinin en dikkat çekici örnekleri arasında bulunuyor.
TOPRAK ALTINDA KALDI, YILLAR SONRA ORTAYA ÇIKARILDI
Uzun yıllar boyunca toprak altında kaldığı belirtilen Beyazıt Birinci Sarnıcı, 1950'li yıllarda gerçekleştirilen düzenleme çalışmaları sırasında gün yüzüne çıkarıldı.
Ancak 1960'lı yıllarda yapılan alt geçit çalışmaları nedeniyle yapının bir bölümünde tahribat meydana geldi. Günümüze ulaşan kalıntılar, İstanbul'daki tarihi eserlerin modern şehirleşme sürecinde geçirdiği dönüşümü de gözler önüne seriyor.
Yapının çevresindeki bitki örtüsü ve bakımsız görüntü ise koruma ve restorasyon ihtiyacını yeniden gündeme getiriyor.
"BURASI BİZANS'IN YANİ DOĞU ROMA'NIN KALBİ SAYILABİLECEK BÖLGELERDEN BİRİ"
Sanat tarihçisi ve turist rehberi Oğuzhan Karadirek, yapının bulunduğu bölgenin Bizans döneminde İstanbul'un en önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi.
Karadirek: "Aslında bulunduğumuz yer Bizans'ın yani Doğu Roma zamanının kalbi diyebiliriz. Hemen arkamızda bulunan yapı kaynaklarda Beyazıt Birinci Sarnıcı ya da Vezneciler Sarnıcı olarak geçiyor. Hemen aşağı tarafta ise Theodosios Forumu bulunuyor. Theodosios Forumu'nun burada olması bölgenin Doğu Roma döneminde kapalı çarşı benzeri yoğun ve hareketli bir merkez olduğunu gösteriyor. Sarnıcın forumun yukarısında yer alması da oldukça önemli. Çünkü bu durum burada kamusal ya da dini yapıların bulunduğunu düşündürüyor. Sarnıçlar çoğunlukla kamusal yapıların veya manastırların altına inşa edilirdi. Arkamızdaki sarnıcın hemen ilerisinde, İstanbul Üniversitesi içerisinde Bizans döneminden kalma bazilikalar ve kiliselerin bulunması da bu görüşü destekliyor. Muhtemelen bölgedeki manastır ya da kamusal yapıların su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmış bir sarnıçtan söz ediyoruz" dedi.
ALT GEÇİT ÇALIŞMALARI SIRASINDA KISMEN TAHRİP OLDU
Yapının uzun yıllar boyunca görünür durumda olmadığını belirten Karadirek, sarnıcın 1956 yılında gerçekleştirilen çalışmalar sırasında ortaya çıkarıldığını ifade etti.
Karadirek: "Günümüzde gördüğümüz gibi açıkta değildi. 1930'lu ve 1950'li yıllarda bu yapıyı görmek mümkün değildi çünkü tamamen toprağın altındaydı. 1956 yılında Beyazıt Meydanı'nda yapılan kot düşürme çalışmaları sırasında ortaya çıkarılıyor. Daha sonra 1965 yıllarında Vezneciler alt geçidinin açılması sırasında yapının bir kısmında tahribat meydana geliyor. Günümüze ise bu bölümleri ulaşabiliyor. Umarım bundan sonra daha fazla zarar görmez. Yapının Geç Roma ya da Geç Doğu Roma dönemine ait olduğu düşünülüyor. Bunu da üzerindeki malzemelerden ve mimari özelliklerinden anlayabiliyoruz" diye konuştu.
TARİHİ YAPININ ÜZERİNDE KAMU BİNASI BULUNUYOR
Karadirek, sarnıcın üzerinde bulunan modern yapının geçmiş dönemde alınan kurul kararları ve izinler doğrultusunda inşa edilmiş olabileceğini söyledi.
Karadirek: "Bugün üst tarafta elektrik dağıtım kurumu olarak kullanılan bir bina bulunuyor. Bunun geçmişte alınan izinler ve kurul kararları doğrultusunda yapılmış olduğunu düşünüyoruz. Eski çalışmalara ve fotoğraflara baktığımızda sarnıcın çevresinin daha farklı kullanıldığını görüyoruz. Bir dönem yanında büfe ve küçük bir çay bahçesi bulunuyormuş. İnsanların tarihi yapıyla daha fazla temas kurabildiği bir alanmış. Daha sonra güvenlik gerekçesiyle çevresi kapatılmış" ifadelerini kullandı.
"TARİHİ YAPININ BAKIMA İHTİYACI VAR"
Yapının çevresinde yoğun yabani bitki örtüsü oluştuğunu belirten Karadirek, tarihi yapının düzenli bakım ve koruma çalışmalarına ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Karadirek: "Günümüzde ise arka tarafta yoğun yabani bitki örtüsü oluşmuş durumda. Yapının düzenli olarak bakıma ihtiyacı var. Etrafında güvenli bir gezi alanı oluşturularak insanların bu tarihi yapıyı daha yakından görebilmesi sağlanabilir" dedi.