Girişimsel Nöroloji Uzmanı Dr. Elif Sarıönder Gencer, “29 Ekim Dünya İnme Günü” kapsamında yaptığı açıklamada, inme belirtileri, risk faktörleri ve korunma yöntemlerine dair önemli bilgiler paylaştı.
“ZAMAN BEYİNDİR” — İLK 4,5 SAAT HAYATİ ÖNEMDE
Dr. Gencer, inme belirtilerinin fark edilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı:
“Yüzün bir tarafında asimetri, ani kol veya bacak güçsüzlüğü, konuşma zorluğu, ani görme kaybı, denge bozukluğu veya şiddetli baş ağrısı gibi belirtiler görüldüğünde hemen 112 aranmalıdır. İlk 4,5 saat içinde yapılan müdahale, ölüm ve kalıcı sakatlık riskini önemli ölçüde azaltır. Bu yüzden ‘zaman beyindir’ ilkesi, inme tedavisinde temel yaklaşımdır.”
Dr. Gencer ayrıca, Türkiye’de 2019’dan bu yana yürütülen çalışmalarla 57 kapsamlı ve 51 birincil inme merkezi oluşturulduğunu, bu merkezlerin nüfusun %85’ine hizmet verecek kapasiteye ulaştığını belirtti.
“İNME ÖNLENEBİLİR BİR HASTALIKTIR”
İnmenin önlenebilir olduğunu vurgulayan Gencer, Sağlık Bakanlığı’nın “Türkiye Kalp ve Damar Hastalıklarını Önleme ve Kontrol Programı” kapsamında yürütülen çalışmaların, aile hekimlerinin de dahil edilmesiyle erken tanı ve takibi güçlendirdiğini ifade etti.
“Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, sigara ve alkolden uzak durmak, kan basıncı ve diyabet kontrolü, düzenli sağlık kontrolleri ve tarama programlarına katılım” inmeden korunmada temel adımlardır.
ATRİAL FİBRİLASYON (AF) İNME RİSKİNİ 5 KAT ARTIRIYOR
Dr. Gencer, kalp ritim bozukluklarının inme üzerindeki etkisine dikkat çekti:
“Atrial fibrilasyon (AF), kalbin düzensiz atmasına neden olan bir ritim bozukluğudur ve inme riskini 5 kat artırır. Kalpte oluşan pıhtılar, beyne giderek felce yol açabilir. 65 yaş üstü bireylerde %8–10 oranında görülür ve genellikle belirtisiz seyreder.”
DÜZENLİ NABIZ KONTROLÜ VE EKG TETKİKİ HAYAT KURTARIR
AF’nin erken teşhisi için nabız kontrolü ve EKG incelemesi öneren Gencer, “Erken tanı konulduğunda, kan sulandırıcı ilaçlar ve ritim kontrolü sağlayan tedavilerle inme riski ciddi oranda azaltılabilir” dedi.
BOYUN DAMARLARINDA DARALMA TEHLİKESİ
Karotis arter darlığı, yani boyundaki atardamarlarda plak birikimi, iskemik inmelerin %20–30’undan sorumlu. Gencer, “Bu durum genellikle belirti vermeden ilerler. Ancak geçici iskemik atak veya inme ile kendini gösterebilir. Doppler ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemleriyle erken teşhis mümkündür” ifadelerini kullandı.
Tedavide yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavisi, karotis endarterektomi (plak temizliği) ve stent uygulamaları inme riskini %80’e kadar azaltabiliyor.
“İNME HER YAŞTA GÖRÜLEBİLİR”
Dr. Gencer, sözlerini şu uyarıyla tamamladı:
“İnme sadece yaşlılarda değil, her yaşta ve her an karşımıza çıkabilir. Ani konuşma bozukluğu, yüz veya kol-bacakta güçsüzlük, görme kaybı, baş dönmesi veya şiddetli baş ağrısı fark ederseniz vakit kaybetmeden 112’yi arayın. Erken müdahale, hayat kurtarır.”