Çocukken bitmek bilmeyen yaz tatilleri, uzayıp giden okul günleri ve ağır akan zaman hissi… Büyüdükçe ise aylar ve yıllar neredeyse bir göz kırpması kadar hızlı geçiyor gibi hissediliyor. Nörobilimciler bu algının arkasındaki biyolojik süreci açıklıyor.

DOPAMİNERJİK ZAMAN ALGISI NEDİR?

Zamanın yaş ilerledikçe daha hızlı akıyormuş gibi hissedilmesi bilimsel olarak “Dopaminerjik Zaman Algısı” olarak tanımlanıyor. Çocukluk döneminde beyin, sürekli yeni uyaranlar ve ilk kez karşılaşılan deneyimlerle dolu bir süreçten geçiyor. Bu yoğun bilgi akışı, beynin daha fazla enerji harcamasına ve anıları çok daha detaylı kaydetmesine neden oluyor. Bu nedenle geçmişe bakıldığında o dönemler daha uzun ve dolu dolu hissediliyor.

DOA Sistemine 17 günde milyonlarca kişi katıldı! 34 milyon ambalaj geri dönüşüme kazandırıldı
DOA Sistemine 17 günde milyonlarca kişi katıldı! 34 milyon ambalaj geri dönüşüme kazandırıldı
İçeriği Görüntüle

RUTİNLEŞEN YAŞAM ZAMANI HIZLANDIRIYOR

Yetişkinlik döneminde ise yaşam büyük ölçüde rutin hale geliyor. Aynı yollar, aynı ortamlar ve tekrar eden deneyimler, beynin “otomatik pilot” moduna geçmesine yol açıyor. Yeni uyaranların azalmasıyla birlikte beyin günleri daha yüzeysel kaydediyor ve bu durum zaman algısının hızlanmasına neden oluyor.

BEYNİ ŞAŞIRTIN

Uzmanlara göre zaman algısını yavaşlatmanın yolu, beynin yeni deneyimlerle sürekli beslenmesinden geçiyor. Günlük rutinin kırılması, farklı yolların denenmesi, yeni müzik türleri keşfedilmesi, hiç gidilmeyen yerlere gidilmesi ya da yeni hobiler edinilmesi beynin daha fazla “yeni veri” işlemesini sağlıyor. Bu durum, zamanın daha yavaş ve daha dolu hissedilmesine katkı sunuyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ