Son yıllarda kamuoyunda "zayıflama iğneleri" olarak bilinen GLP-1 ve GLP-1/GIP agonisti ilaçlar, yalnızca kilo verme amacıyla değil, obezite tedavisinde sağladığı ek faydalarla da gündemde yer alıyor. İlk olarak kilo kaybını desteklemek ve kan şekeri kontrolünü sağlamak amacıyla geliştirilen bu ilaçların, bilimsel çalışmalar doğrultusunda kalp ve damar sağlığı üzerinde de olumlu etkiler gösterebildiği belirtiliyor.
Liv Hospital Ulus İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alihan Oral, elde edilen bilimsel verilerin uygun hastalarda bu ilaçların kalp krizi, inme ve kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskini azaltabildiğini ifade etti.
OBEZİTE TEDAVİSİNDE HEDEF SADECE KİLO VERMEK DEĞİL
Obezite tedavisinde yaklaşımın değiştiğini belirten Prof. Dr. Alihan Oral, günümüzde yalnızca kilo kaybının değil, hastaların yaşam süresinin uzatılması ve kalp-damar hastalıkları riskinin azaltılmasının da temel hedefler arasında yer aldığını söyledi.
Obezite tedavisinde hedeflerin değiştiğini belirten Prof. Dr. Alihan Oral, "Artık amaç yalnızca kilo vermek değil; hastaların yaşam süresini uzatmak ve kardiyovasküler risklerini azaltmaktır. Özellikle kalp-damar hastalığı açısından yüksek risk taşıyan obez bireylerde bu tedavilerin sağlayabileceği faydalar, tedavi yaklaşımını önemli ölçüde değiştirmiştir. Günümüzde obezitenin erken ve etkin tedavisinin, ileride gelişebilecek ciddi sağlık sorunlarını önlemede kritik rol oynadığı kabul edilmektedir" dedi.
OBEZİTE PEK ÇOK KRONİK HASTALIĞIN RİSK FAKTÖRÜ OLARAK GÖRÜLÜYOR
Obezitenin birçok kronik hastalığın gelişiminde önemli risk faktörlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Alihan Oral, GLP-1 ve GLP-1/GIP agonisti ilaçların yalnızca kilo kaybı sağlamadığını, metabolik sağlık üzerinde de olumlu etkiler oluşturduğunu ifade etti.
Obezitenin tek başına birçok kronik hastalık için önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Alihan Oral, "Zayıflama iğneleri olarak bilinen GLP-1 ve GLP-1/GIP agonisti ilaçlar; sağladıkları etkili kilo kaybının yanı sıra kan şekeri, tansiyon, kan yağları ve damar sağlığı üzerinde oluşturdukları olumlu etkiler sayesinde bütüncül bir tedavi yaklaşımı sunmaktadır" ifadelerini kullandı.
TEDAVİ HER HASTA İÇİN UYGUN OLMAYABİLİR
Uzmanlar, söz konusu ilaçların herkes için uygun olmadığını ve tedavinin mutlaka ayrıntılı değerlendirme sonrasında hekim gözetiminde planlanması gerektiğini vurguluyor.
Söz konusu tedavilerin mutlaka hekim kontrolünde uygulanması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Alihan Oral, "Bu tedaviler herkes için uygun değildir. Doğru hasta seçimi, ayrıntılı tıbbi değerlendirme ve düzenli hekim takibi ile kullanıldığında en yüksek faydayı sağlar. Bununla birlikte bu ilaçlar sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yerine geçen tedaviler değildir. Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve yaşam tarzı değişiklikleriyle birlikte uygulandığında en başarılı sonuçlar elde edilmektedir" diye konuştu.
KALP-DAMAR HASTALIKLARININ ÖNLENMESİNDE DE ETKİLİ OLABİLİYOR
Bilimsel çalışmaların obezite tedavisinde yeni bir yaklaşımı ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Alihan Oral, uygun hasta grubunda doğru tedavi ile yaşam tarzı değişikliklerinin birlikte uygulanmasının önemli kazanımlar sağlayabileceğini söyledi.
Bilimsel gelişmelerin obezite tedavisinde yeni bir dönemi işaret ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Alihan Oral, "Günümüzde obezite tedavisi artık yalnızca kilo kontrolünü değil, aynı zamanda kalp-damar hastalıklarının önlenmesini de hedefleyen kapsamlı bir yaklaşım haline gelmiştir. Uygun hastalarda doğru tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hem kilo kontrolü sağlanabilir hem de gelecekte gelişebilecek ciddi kardiyovasküler hastalıkların önüne geçilebilir" dedi.