in ,

‘152 yıl beklemeye tahammülümüz yok!’

CHP Kadın Kolları MYK üyesi Nurşen Balcı, saha gözlemlerini paylaştı, “Türkiye’nin tam cinsiyet eşitliğine ulaşması için 152 yıla ihtiyacı var. Bir an önce harekete geçilirse 152 yıl beklemeye gerek de yok” dedi

nursen-balci-ege-telgraf

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Nurşen Balcı, partisinin kadın kollarının çalışmalarından yaklaşan genel seçimlere yönelik açıklamalarda bulundu. Saha çalışmaları hakkında da bilgiler vererek gözlemlerini paylaşan Balcı, “İktidarımızda kadınlar eşit olacak, özgür olacak; kendilerine güvenleri artacak, geleceğe umutla bakacak” mesajı verdi.

Kadın kolları MYK üyesisiniz ancak uzun yıllardır CHP’nin farklı kademelerinde görev aldınız. Şu anda çalışmalarınız nasıl gidiyor?

Yoğun bir programımız var, alanlardayız. Kadın Kolları Genel Başkanımız Sayın Aylin Nazlıaka’nın önderliğinde göreve geldiğimiz günden itibaren çalışma tempomuzu günden güne hızla yükselttik.Çalışmalarımız kapsamında birinci önceliğimiz örgütlenmeydi. Türkiye’de 81 ilde 973 ilçede örgütlenmemizi tamamladık. Bu örgütlenme çalışmasını çok önemsiyoruz. Çünkü biliyoruz ki gidemediğiniz, olmadığınız yer sizin değildir. İlçe örgütlenmelerimizin sonrasında mahallelerde de örgütlendik. Kadın kollarının her mahallede temsilcisi olmasını amaçladık ve çalışmamızı tamamladık. Bir diğer hedefimiz ise partimizdeki üye kadın sayısını artırmaktı. Genel Başkanımız Nazlıaka’nın göreve gelmesinden sonra kurulan MYK üyelerimiz ve kadın örgütümüzle birlikte 100 bin kadını partimize üye yaptık. İlk üye İzmir’dendi, 10 bininci üye benim de sorumluluğum olan Denizli’de yapıldı. 100 bininci üye ise İstanbul’dandı. Hedefimiz seçimlere kadar 150 bin yeni kadın üye sayısına ulaşmak. Şu anda temsiliyet anlamında parti içindeki kritik eşik olan yüzde 33’ü tamamladık. Artık partimizde yüzde 35’lik bir kadın üye sayısına sahibiz.

CHP-izmir-kadin-kollari-nursen-balci

ALANA ÇIKMIYORLAR’

Saha siyasetinde de aktif görev alıyorsunuz. Gözlemleriniz neler?

Kadın kolları olduğumuz için daha çok kadınlarla bir aradayız. Daha doğrusu her an alandayız. Aile Destekleri Sigortası (ADS) projemizi çarşıda, pazarda kısacası hemen her yerde vatandaşımıza anlatıyoruz. Liderimiz Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, bu projenin vatandaşa anlatılması noktasında özellikle kadın kollarını görevlendirdi. Yoksulluğu bitirmek, refahı artırmak için hazırlanan bu projeyi gerçekten çok önemsiyoruz. Saha çalışmalarımız sırasında ekonomik krizin etkilerine de bizzat şahit oluyoruz. Aydın’da bir saha çalışması kapsamında bir pazaryerine gittim ve yaşadığım birkaç olay beni derinden üzdü. Üç çocuğu olan bir kadınla görüştüm ve “CHP’den geliyoruz, bir isteğiniz var mı?” diye sordum. O da bana “Eskiden pazar arabamı rahatlıkla dolduruyordum. Ancak şu anda onu yapamıyorum. ‘Evine bir şey alamamış’ derler diye komşularımdan utandığımdan arabamın yarısını boş poşetlerle dolduruyorum” dedi. İnanın, ömrümde yüreğim öylesine sızlamamıştı… Konuştuğumuz çoğu vatandaş ekonomik sorunlardan şikayet ediyor, “Pişmanız, AK Parti’ye oy veriyorduk” diyenler de bir daha asla oy vermeyeceklerini söylüyor. Mevcut iktidar alandan o kadar uzak ki… Tüm bu yaşananlara rağmen, Kahramanmaraş’ta, “Kriz yok, market sepetini istediğimiz kadar dolduruyoruz, döke saça kullanabiliyoruz” diye konuşabilen kadın kolları başkanları var. Alana çıkmıyorlar, görmüyorlar. İnsanlar gerçekten çok zor durumda…

Aile Destekleri Sigortası projesinden bahsettiniz, biraz daha açar mısınız?

1971 yılında yasalarımıza giren bir sigorta türü bu. Ancak maalesef bunu hayata geçirmek istemiyorlar. ADS, özellikle ailenin kadınını güvenceye alan bir sistem. Aile içinde kadına asgari ücretten az olmayacak bir maaş verilecek. Kadın, öncelikle evin dolabını doldurur, çocuklarının karnını doyurur, daha sonra kendi için bir şeyler yapar. Bu maaş, eve asgari ücretin altında bir rakam giriyorsa ailenin kadınına ödenecek bir ücret. Ayrıca bunun bir de emeklilerle ilgili kısmı var: Şu anda pek çok kişinin emekli maaşı asgari ücretin altında. Bu sistemle emekli maaşları da en az asgari ücrete tamamlanacak. ADS’den yararlananların çocuklarının eğitim masraflarına da katkı sağlanacak. Bakanlık bünyesinde ADS kurumu kurulacak ve her ailenin ne gereksinimi olduğu sosyologlar vasıtasıyla tespit edilecek. Maddi imkansızlık nedeniyle kimse zorda kalmayacak. İhtiyaç sahibi her vatandaşın imdadına koşulacak.

nursen-balci

14 BİN KİŞİ BAŞVURDU’

Konuşmalarınızda ağırlıklı olarak ekonomi vurgusu yaptınız ancak kadınların daha pek çok problemi var…

Evet, en büyük problem de şiddet. Kadına şiddetle mücadele etmek konusunda ‘Yaşamak’ adı ile hazırladığımız bir projemiz var. Henüz iktidarda değiliz ancak şimdiden kadınlara elimizi uzatıyoruz. Örgütlerimizle birlikte kadınlarımızın derdine derman olmaya çalışıyoruz. Şiddetin de türleri var… Sadece fiziksel şiddet değil; ekonomik, psikolojik şiddet de çok büyük bir sorun. Yaşamak projesiyle kadınlara hukuksal ve psikolojik destek veriyoruz. Kolluk kuvvetleriyle ve savcılıklarla iletişim konusunda yardımcı oluyor, mahkeme salonlarında yanlarında oluyoruz. Sığınma evleri konusunda yönlendiriyor, kadın dernekleriyle aralarında köprü oluyoruz. Baro, Tabip Odası, yerel yönetimler ve meslek odalarıyla konuyla ilgili protokoller imzaladık. Bunun yanı sıra Psikolojik Rehberlik ve Danışmanlık Derneği ile de iş birliği halindeyiz. Her ilde örgütlü olmamızın verdiği bir kolaylığımız da var. Tüm kadınlarımıza elimizden geldiğince destek veriyoruz. 5 Aralık 2020 yılında hayata geçirilen bu projemiz ikinci yılını tamamladı. İki yılda 14 bin mağdur kadın bize başvuru yapmış. Başvuru yapan kadınların yüzde 35’inin derdine derman olarak problemlerini gidermişiz. Kalan yüzde 65 ile de hala ilişkilerimiz devam etmekte ve desteklerimiz sürmekte.

Sorunların çözümü kadınların güçlenmesinden geçiyor. Burada da öne çıkan başlık kadın istihdamı… Ne söylersiniz?

Bu konuda da partimiz çalışmalarını tamamladı. Ülkemizde ilk etapta 6 milyona yakın istihdam sağlanacak bunun da 4 milyonu kadınlara yönelik olacak. Kadınların ekonomik açıdan güçlenmesini çok önemsiyoruz. İktidarımızda kadınlar eşit olacak, özgür olacak; kendilerine güvenleri artacak, geleceğe umutla bakacak.

BU SEÇİMİ ALACAĞIZ’

Biraz da siyaset gündemini ele alalım… Ülkemizi iki çok önemli seçim bekliyor. Bir kadın gözünden baktığınızda yaklaşan seçimlerle ilgili yorumunuz nedir?

Millet İttifakı olarak biz bu seçimleri alacağız, inancım tam. Zaten bunun yansımalarını alanda da görüyoruz. Her gün halka iç içeyiz, vatandaşla bir aradayız. İnsanların sabırsızlık seçimlerin yapılmasını ve Millet İttifakı’nın iktidara gelmesini beklediğini görebiliyoruz. Çıktığım her alanda, girdiğim her evde ‘Artık yeter’ diyorlar. İnsanlar her anlamda bıkmış. Kadına şiddet her geçen gün artıyor, ekonomik anlamda sıkıntılar diz boyunu aşmış… Hak, hukuk, adalet de maalesef ki yok. Artık bir şeylerin rayına oturması gerektiğini düşünüyoruz. O yüzden Millet İttifakı mutlaka bu seçimi alacak.

SİHİRLİ KELİME: EŞİTLİK

Kadınlar siyasete atılırken neler yaşıyor? Örneğin, ekonomi ne denli etkili?

Evet, bu işin ekonomik boyutu da kabul ediyorum gerçekten var. Kadınlar ekonomik anlamda güçlü olursa daha iyi olabiliyor. Hiç unutamadığım şeyler yaşadım siyasette… Kadınların siyasette mutlaka olması gerekiyor. Karar mekanizmalarında olmadığımız sürece kadınlarla ilgili kararları kendimiz veremiyoruz. ‘Kadına şiddet’ en büyük sorunumuz. Şiddeti bertaraf edecek sihirli kelimenin eşitlik olduğunu düşünüyorum. Kadın ve erkek eşit olursa şiddetin de önüne geçilecektir. Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan 2021 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’nda yer alan endekste ise Türkiye 156 ülke arasında 133. sıradadır. Türkiye’nin tam cinsiyet eşitliğine ulaşması için 152 yıla ihtiyacı var. Bizim 152 yıl beklemeye tahammülümüz yok. Bununla ilgili politikalar oluşturulur ve bir an önce harekete geçilirse 152 yıl beklemeye gerek de yok.

ŞAŞIRDIK MI, ŞAŞIRMADIK’

Seçime yönelik çalışmalar yereli de hareketlendiriyor. CHP’de de genel seçim için istifa süreci başladı ve istifa eden ilk isim bir kadın oldu…

Öncelikle arkadaşımıza ‘Hayırlı olsun’ diyor ve başarılar diliyorum. Kendisiyle ben de bir dönem çalıştım. Bu dönem kadınların temsiliyet oranının artacağını düşünüyorum. Meclis’e CHP tarafından kadın ve erkek eşit temsil edilmeli, Fermuar Sistemi getirilmeli hususunda bir önerge verildi ve ilk imzacısı Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu oldu. CHP’li vekillerimiz de bunu eksiksiz imzaladılar. Meclis’e de sunuldu ancak AK Parti ve MHP’nin oylarıyla reddedildi. Şaşırdık mı, şaşırmadık. Yalnızca bir şey söyleyebilirim, AK Parti ve MHP’li kadın vekiller hemcinslerinin temsiliyetinin yüzde 50 olmasını nasıl istemezler bunu anlayamadım. Tabii ki onlar alışkınlar… Biz kadınların temsiliyet oranının ayaklarının zemine sağlam basan bir temsiliyet olmasını düşünüyoruz. O yüzden de bu teklifi kabul etmeliydiler. O yüzden İzmir’den de çıkan ilk ismin kadın olması güzel oldu. Kadın başvurularının da bu dönem çok olacağı düşüncesindeyim.

ADAY OLACAK MI?

Bu seçimlerde siz nasıl bir yol izlemeyi düşünüyorsunuz? Bir adaylık süreciniz olacak mı?

Önceliğimiz partimizin iktidar olması. Ülkemizin buna ihtiyacı var. İktidara giden bu güzel yolda ben de verilen her görevi seve seve yaparım. Çevremden aday olmam konusunda baskı var. Arkadaşlarım partimi iyi temsil edebileceğimi ve aday olmam gerektiğini söylüyor. İleriki süreçte bu konuyu değerlendireceğim.

Son olarak, İzmirli kadınlara bir mesajınız var mı?

İlk ekmek zammı protestosunu (*) İzmirli kadınlar yaptı. İzmir’de kadınlar cebinde ulaşım kartı yokken yürüye yürüye il binasına gelip bizimle birlikte çalıştı. Onlar biliyordu ki önemli olan CHP’nin iktidara gelmesiydi. İzmirli kadınlar böyledir, sonuna kadar mücadele eder. Geleceği belirlemede de İzmirli kadınlar iyi bir örnek olacaktır.

Onların hegemonyasında değil’

Meclis’e başörtüsü ve aile ile ilgili düzenlemeleri içeren bir teklif sunuldu. Bu konudaki fikriniz nedir?

Genel Başkanımız bu ülkede bir başörtüsü sorununu işaret edebilmek için çıkış yaptı ancak tabii ki de kabul edilmedi. Türkiye’de bir başörtüsü sorunu olduğunu sanmıyorum. CHP’nin içinde başörtülü o kadar çok arkadaşımız var ki. Biz birlikte olmaktan çok mutlu oluyoruz. Bu olay onların hegemonyası altında değil. Tüm toplumu ilgilendiren bir konu ama bizler bu konuyu onların kullanmasını istemiyoruz.

YAĞMUR DAŞTAN / ÖZEL HABER

“Gazeteciler için mücadele edelim”

izmir-liman-sehri

‘İzmir liman şehri ama cevherini kullanamıyor’