Sakarya’nın Sapanca ilçesinde yaşayan 92 yaşındaki Selahattin Dayal, yaklaşık 70 yıldır sürdürdüğü yorgancılık mesleğini ilk günkü heyecanıyla yapmaya devam ediyor. Askerlik görevi sırasında komutanının yönlendirmesiyle yatakhanedeki yorganları dikerek mesleği öğrenen Dayal, askerlik sonrasında memleketine dönerek kendi dükkânını açtı.
İlerleyen yaşına rağmen gözlük kullanmadan iğneye iplik geçirebilen Dayal, ilçede “Yastıkçı Dede” olarak tanınıyor. Dört çocuk ve 12 torun sahibi olan usta, sabah 09.00’dan akşam 19.00’a kadar dükkânında çalışıyor.
Akyazı, Karasu ve Hendek gibi çevre ilçelerden gelen eski müşterilerine hizmet vermeyi sürdüren Dayal, mesleğini ömrünün sonuna kadar yapmayı istediğini belirtiyor. Yıllar önce yeni evlenen kadınlar için diktiği yorganları, ilerleyen yıllarda onların çocukları için de hazırlayan usta, uzun yıllara dayanan müşteri ilişkilerini sürdürüyor.
ASKERDE ÖĞRENDİĞİ MESLEĞİ 70 YILDIR SÜRDÜRÜYOR
Selahattin Dayal’ın yorgancılıkla tanışması askerlik dönemine dayanıyor. 1955 yılında Ankara’da bir hastanede çalışmaya başlayan Dayal, burada yedi ay görev yaptıktan sonra askere gitti. Askerlik sırasında yaklaşık 10 ay tabur yazıcılığı yapan Dayal, komutanının yönlendirmesiyle yatakhanedeki yorganları dikerek yorgancılığı öğrendi.
Askerlik sonrasında memleketi Sapanca’ya dönen Dayal, rahmetli bir ustasının yanında yaklaşık bir yıl çalıştı. Ardından kendi işini kurarak mesleğini sürdürmeye başladı.
Dayal, yıllar içinde edindiği tecrübeyle ilçede tanınan esnaflardan biri hâline geldi. Yıllardır aynı dükkânda üretim yapan usta, müşterilerinin güvenini koruyarak çalışmayı sürdürüyor.
OĞLU VE TORUNUYLA AYNI DÜKKANDA ÇALIŞIYOR
Selahattin Dayal’ın oğlu Celal Dayal, 2012 yılında babasının dükkânında çalışmaya başladı. Daha önce farklı işlerde çalışan Celal Dayal, babasının yaşının ilerlemesi üzerine aile mesleğine yöneldi. Kızı Zehra da okul çıkışlarında dükkâna gelerek babasına ve dedesine yardımcı oluyor.
Mesleğin aile içinde devam etmesinden duyduğu memnuniyeti anlatan Celal Dayal: 2012'de ben dükkana geldim. Babam 1963'ten beri bu mesleği yapıyor. Şuanda 92 yaşında, hali hazırda yorgan dikmeye devam ediyor. Biz çocukluğumuzdan beri bu mesleğin içindeydik zaten. Ben daha önce dışarda başka işlerde çalıştım. Babamın da yaşının ilerlemesi sebebiyle dükkana geldim. İyi ki de yapmışım. Bu sayede çok güzel insanlar tanıdım. Esnaflığı da sevdiğim için, babamın da terbiyesi altında büyüdüğüm için bu mesleği seçtim. Kızımda makinede dikmeyi öğrendi, bana yardım ediyor. Yastık dolduruyor. Severek yapıyor bu mesleği. Birine geçmesini isterim. Bu meslek ne kadar ölmeye yüz tutmuş meslek deseler de ölmeye yüz tutmuş değil. Herkesin talebini karşılamaya çalışıyoruz. Özellikle yün ve pamuk yorganda ve yastıklarda talebimiz çok şuanda. İnternetten alışveriş yapan müşteriler daha sonrasında bize geliyorlar. Tekrar bize geliyorlar, eski yorganlarımızı ve pamuk yünlerimizi tekrar dikip müşteriye veriyoruz. Babamın bir lakabı var, 'Yastıkçı Dede' diyorlar babama. Küçük çocuklar geçerken cama vurur, 'gel dedesi sana yastık vereyim' der. Bunu yıllarca unutmayanlarda var. 'dede 15 senedir yastığınızı saklıyoruz' diyenler var. Bizim amacımız müşterilerimizi memnun etmek" dedi.
“ÖLENE KADAR YAPACAĞIM”
Yaklaşık 70 yıllık meslek hayatını anlatan 92 yaşındaki Selahattin Dayal, çalışma düzenini koruduğunu ve mesleğini bırakmayı düşünmediğini söyledi. Sabah 09.00’da açtığı dükkânında akşam 19.00’a kadar çalıştığını belirten Dayal, Akyazı, Karasu ve Hendek’ten çok sayıda eski müşterisinin kendisini aradığını ifade etti.
Mesleğe başladığı yıllardan bugüne yaşadıklarını anlatan Dayal: "92 yaşındayım hala devam ediyorum. 1955 yılında Ankara'da bir hastanede işe başladım. Orada 7 ay çalıştım. 7 aydan sonra askere geldim. Bölükte 10 ay kadar tabur yazıcılığı yaptım, hepsi rahmetli oldu gitti. Sonrasında memlekete geldim, rahmetli bir ustam vardı 'benim yanımda çalış' dedi. Çalıştık onunla 1 sene. Bir seneden sonra bir kıza aşık oldum. Onu aldım. Onunla bir yuva yaptık. Sapanca'nın ahalisi bana çok yardımcı oldu. 4 tane evladım var. Onlarında hepsinden 3 tane çocuk var. Bir de kızımın kızı var. Sabah 09.00'dan akşam 19.00'a kadar çalışıyorum. Akyazı, Karasu, Hendek'ten hep telefon ediyorlar. Eski müşterilerim var çok sayıda. Sohbeti çok sevmem, sanatkarın yanında adam oturmaz. 'Biraz oturdun yeter' diyorum, 'bir şey al' diyorum 'o zaman alayım' diyorlar. Ölene kadar yapacağım. Zaten yalnız olsam yapamazdım. 50 senelik bir ipek yorganım var. Satmadım duruyor. Hiç hileli mal yapmadım, kimseyi ağlatmadım. Onun için müşteriler çok memnun. Kocaya giden kıza yorgan diktim, evlendi çocuk yaptı, o çocukla geri geldi ona da yorgan diktim. 50-60 sene geldi geçti. Kolaylıkla gelmedik buralara, çok eziyet çektik. Hiç bir esnafa borcum yok, hiç bir müşteriye borcum yok. Namaz borcumda yok, oruç borcumda yok. Meslek hemen hemen bitiyor. Oğlum devam etmezse bitiyor. Kimse kalfalık yapmaz, çıraklık yapmaz. Kimse istemez, yorgan dikmeye uğraşır mı adam" diye konuştu.
ESKİ MÜŞTERİLERİ YILLAR SONRA DA DÜKKANA GELİYOR
Yıllardır yorgancılık yapan Selahattin Dayal, mesleği boyunca birçok ailenin farklı dönemlerine tanıklık etti. Yeni evlenen kadınlar için diktiği yorganları, yıllar sonra onların çocukları için de hazırlayan usta, eski müşterilerinin kendisini aramaya ve dükkânına gelmeye devam ettiğini belirtiyor.
Oğlu Celal Dayal da müşterilerin eski yorganlarını ve pamuk ya da yünlerini getirerek yeniden diktirdiğini söyledi. Aile, özellikle yün ve pamuk yorganlarla yastıklara talep olduğunu ifade ediyor.
Dükkanın önünden geçen çocuklara yastık vermesiyle de tanınan Selahattin Dayal, bu davranışının yıllar sonra bile hatırlandığını belirtiyor. Bazı müşterilerin, kendisinden aldıkları yastıkları 15 yıldır sakladıklarını anlattıklarını aktaran oğlu Celal Dayal, müşteri memnuniyetini ön planda tuttuklarını kaydediyor.
10 YAŞINDAKİ ZEYRA MESLEĞİN ÜÇÜNCÜ KUŞAĞI OLMAK İSTİYOR
Aile mesleğinin gelecek kuşaklara aktarılmasında 10 yaşındaki Zehra Dayal da rol alıyor. Okul çıkışlarında dükkâna gelen Zehra, babasına yastık doldurma ve müşterilerle ilgilenme gibi işlerde yardımcı oluyor. Babası şehir dışına mal almaya gittiğinde ise dedesine destek veriyor ve pos cihazını kullanıyor.
Yorgancılığı sevdiğini belirten Zehra Dayal: "Her gün okul çıkışında dükkana geliyorum, babama yardım ediyorum buralarda. Ben babama yardım ediyorum, babam dedeme yardım ediyor, hepimiz yardımlaşarak çalışıyoruz. İlk başta liseyi açıktan okuyup hafızlık yapmak istiyorum. Ondan sonrada babama yardım ederim. Babamın mesleğini seviyorum, meslek güzel, babam her müşteriyle samimi. Buda benim hoşuma gidiyor. O yüzden mesleği yapmak istiyorum 3. nesil olarak. Babam şehir dışına mal almaya gittiğinde ben dükkana geliyorum, dedem fiyat işlerinden pek anlamadığı için pos cihazını kullanıyorum, müşterilerle ilgileniyorum" dedi.
70 YILLIK MESLEK GELENEĞİNİ YAŞATMAYA ÇALIŞIYOR
Sapanca’da “Yastıkçı Dede” olarak tanınan Selahattin Dayal, yaklaşık 70 yıldır sürdürdüğü yorgancılık mesleğini oğlu ve torunuyla birlikte yaşatmaya çalışıyor. Mesleğin geleceği konusunda endişelerini dile getiren usta, çıraklık ve kalfalığa ilginin azalmasının geleneksel üretimi zorlaştırdığını belirtiyor.
Dayal’ın dükkanında aile üyeleri birlikte çalışırken, yıllardır hizmet verdikleri müşteriler de eski yorganlarını yeniletmek ve yeni ürünler almak için gelmeye devam ediyor. 92 yaşındaki usta ise mesleğini ömrünün sonuna kadar sürdürmek istediğini söylüyor.





