Nihat AK/EGE TELGRAF- Ege Telgraf’a değerlendirmede bulunan İzmir Fırıncılar Odası Başkanı Kemal Sırtı, 100 dereceyi aşan çalışma koşullarında aylık 100 bin liralık ücretle bile gençlerin bu mesleğe yaklaşmadığını söyledi. Mesleğin yaşlandığına dikkati çeken Sırtı, artan kira, enerji ve su maliyetleri karşısında fırıncı esnafına indirimli tarife ve somut destek çağrısında bulundu.

‘ATEŞ USTALIĞI PİŞİRİYOR’
100 dereceyi aşan çalışma ortamında meslektaşlarının büyük mücadele verdiğine dikkati çeken İzmir Fırıncılar Odası Başkanı Kemal Sırtı, “Kentin birçok noktasında hava sıcaklığı 40 dereceyi aşarken vatandaşlarımız serinlemek için klimalı ortamlara, sahillere ve su kenarlarına yöneliyor. Fırıncı esnafımız ise ekmeğini ateşin karşısında kazanıyor. İnsanlar 40 derece sıcaktan kaçarken meslektaşlarımız iç sıcaklığı 300 dereceyi bulan fırınların önünde kürek sallıyor. Ekmeğin tam kıvamında pişebilmesi için fırının sıcaklığının düşmemesi gerekiyor. Ustamız bir taraftan ateşe odun atıyor, diğer taraftan küreğine aldığı hamurları büyük bir ustalıkla fırına sürüyor. Ateşin karşısında gözleri kızaran, yüzü kavrulan fırıncılarımız yalnızca ekmek değil, alın terini, emeğini ve meslek onurunu da pişiriyor. Fırın önündeki sıcaklık zaman zaman 100 dereceyi aşsa da üretim durmuyor. Çünkü sofraya gelecek ekmek beklemez. Fırıncı esnafımız, nisan ayının başından eylül ayının sonuna kadar ağır sıcaklık şartları altında büyük bir özveriyle çalışıyor. Mücadelemiz yalnızca gecenin erken saatlerinde değil, vatandaşlarımızı günün her saatinde sıcak ekmekle buluşturabilmek için en yoğun sıcaklarda da devam ediyor. Herkesin sıcaktan kaçtığı günlerde ateşin başında duran fırıncılarımız, mesleki ustalığın ve fedakârlığın en güzel örneğini sergiliyor” dedi.
‘100 BİNE BAKAN YOK!’
Kültürümüzde emek, nimet ve yaşamın temel kaynağı olduğu için kutsal sayılan ekmeği üretmeye gençlerin yaklaşmadığına vurgu yapan Başkan Sırtı, “Ekmek kutsal bir nimettir. Sofrada, sokakta ve evde kırıntısına dahi saygı gösterilir. Fırıncılık ise büyük emek, sabır ve fedakârlık isteyen köklü bir meslektir. Ancak bugün bu çileli mesleği sürdürecek genç bulmak imkansız. Benim fırınımda dört personel çalışıyor ve yaş ortalamaları 60’ın üzerinde. Onlar olmasa ailem dışında fırını işletecek kimse kalmayacak. Fırıncılıkta asgari ücret konuşulmaz. Çalışanlarımız aylık 75 bin liraya kadar ücret alıyor. Gençleri mesleğe kazandırabilmek için 100 bin lira maaş teklif ediyoruz ancak 100 dereceyi geçen sıcak ortamda çalışmaya niyet eden bir genç bile bulamıyoruz. 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte usta-çırak ilişkisi zayıfladı, çıraklıktan yetişen yeni ustalar artık gelmiyor. Mesleki eğitim yeniden güçlendirilmez, gençler fırıncılığa yönlendirilmezse önümüzdeki yıllarda ekmeği üretecek usta bulmak çok daha büyük bir sorun hâline gelecek” diye konuştu.

‘BİR HAFTA DAYANAMADILAR’
Yetiştirdikleri kadın fırın ustalarının bir hafta bile çalışamadıklarına dikkati çeken Başkan Sırtı, “Mesleğimize yeni bir ivme kazandırmak ve kadın istihdamını artırmak amacıyla 25 kadına yönelik kapsamlı ve uygulamalı bir fırıncılık eğitimi düzenledik. Bu proje için kapalı durumdaki bir fırını yeniden tasarlayarak yalnızca kadın kursiyerlerin kullanımına sunduk. Eğitim sürecinde günlük harçlık verdik, başarılı olanlara iş garantisi sağladık ve aile yaşamlarını olumsuz etkilememesi için gündüz vardiyalarında iş imkânı oluşturduk. Ancak yetiştirdiğimiz kadın fırıncılar, yerleştirildikleri işyerlerinde bir haftayı tamamlayamadı. Bu deneyim bize fırıncılığın yalnızca eğitimle değil, yüksek sıcaklık, ağır çalışma koşulları ve uzun süre ayakta kalmayı gerektiren ciddi bir bedensel dayanıklılıkla da sürdürülebilen zor bir meslek olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu nedenle mesleğe yeni eleman kazandırılırken eğitim kadar çalışma şartları da önem içeriyor” ifadelerini kullandı.
ESNAFA İNDİRİMLİ TARİFE
Yerel ve merkezi yönetimden fırıncılara somut destekler talep eden Başkan Sırtı, “Fırıncılık, gece-gündüz demeden büyük özveriyle sürdürülen son derece ağır bir meslek. Toplumumuzun temel gıdası olan ekmeği her gün sıcak ve taze şekilde vatandaşımıza ulaştırıyoruz. Bu emeğin karşılığında elde ettiğimiz kazanç son kuruşuna kadar helaldir. Bu nedenle, böylesine zor şartlarda üretilen ekmeğin 17, 5 liralık fiyatı değerlendirilirken fırıncının katlandığı maliyetler de mutlaka görülmelidir. Bugün fırın kiraları, enerji giderleri, su faturaları ve katı atık bedelleri fırıncı esnafının omuzlarında ağır bir yük oluşturuyor. Vatandaşın günün her saatinde sıcak ekmeğe ulaşabilmesi için üretimi kesintisiz sürdüren fırıncılara su ve enerji kullanımında indirimli tarife uygulanmasını talep ediyoruz. Eski İzmir Büyükşehir Belediyesi başkanlarından Burhan Özfatura döneminde su tüketimi yüksek olan esnafa hijyen şartlarını koruyabilmeleri için sağlanan kolaylıkların yeniden hayata geçirilmesini istiyoruz. Ayrıca yüksek işyeri kiralarının hafifletilmesi için destek ve sübvansiyon modelleri geliştirilmelidir. Biz bütün bu zorluklara rağmen mesleğimizi sürdürmek ve vatandaşımızın ekmek ihtiyacını karşılamak istiyoruz. Çünkü biz fırıncılığı yalnızca bir geçim kapısı olarak değil, sevdiğimiz ve gönül verdiğimiz bir meslek olarak görüyoruz. Kentimizi ve ülkemizi yönetenlerden, fırıncı esnafının ayakta kalabilmesi için somut destek bekliyoruz” şeklinde konuştu.




