Sonbaharın başlaması ve çocukların yeniden kalabalık okul ve kreş ortamlarına dönmesi, enfeksiyonların görülme sıklığını artırdı. Burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı ve ateş gibi belirtilerle ortaya çıkan hastalıkların önemli bir bölümünün virüslerden kaynaklandığına dikkat çeken Güven Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Laden Jaferi, aileleri bilinçsiz antibiyotik kullanımına karşı uyardı. Jaferi, özellikle ateşin uzun sürmesi, solunumda güçlük yaşanması, çocuğun genel durumunun kötüleşmesi ve yeterli sıvı alamaması halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti.
TEK BAŞINA BAĞIŞIKLIK SORUNU DEĞİL
Çocukların okul ve kreşlerde yıl boyunca çok sayıda virüsle karşılaşabildiğini ifade eden Jaferi, sık hastalanmanın her durumda bağışıklık sisteminde problem olduğu anlamına gelmediğini söyledi. Jaferi, "Özellikle okul ve kreşe giden çocukların yıl içerisinde sık enfeksiyon geçirmesi, her zaman bağışıklık sisteminde bir sorun bulunduğu anlamına gelmez. Ancak enfeksiyonların çok sık tekrarlaması, yakınmaların uzun sürmesi veya tedaviye rağmen düzelmemesi durumunda çocukların ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir. Bu tablonun altında alerjik hastalıklar ya da bazı yapısal ve anatomik sorunlar bulunabilir" ifadelerini kullandı.
VİRAL ENFEKSİYONLARDA ETKİLİ DEĞİL
Çocukluk dönemindeki üst solunum yolu enfeksiyonlarının büyük çoğunluğunun virüslerden kaynaklandığını belirten Jaferi, bu nedenle antibiyotiklerin her hastalıkta kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Gereksiz antibiyotik kullanımının çeşitli yan etkilere ve antibiyotik direncine neden olabileceğini belirten Jaferi, "Antibiyotik tedavisine yalnızca hekim değerlendirmesi sonucunda ve gerekli görüldüğünde başlanmalıdır. Aileler, daha önce kullanılan bir antibiyotiği benzer belirtiler ortaya çıktığında hekime danışmadan yeniden vermemelidir" şeklinde konuştu.
HANGİ BELİRTİLERDE DOKTORA BAŞVURULMALI?
Uzm. Dr. Laden Jaferi, bazı belirtilerin daha yakından değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Çocuklarda ateşin uzaması veya tekrar etmesi, hızlı ya da güçlükle nefes alma, genel durumda belirgin bozulma ve aşırı halsizlik gibi durumlarda hekime başvurulması gerektiğini ifade etti. Yeterli sıvı alamama, idrar miktarında azalma, dudaklarda morarma veya bilinç değişikliği görülmesi halinde de sağlık değerlendirmesinin geciktirilmemesi gerektiğini belirtti.
ENFEKSİYON RİSKİ AZALTILABİLİR
Çocukları enfeksiyonlardan korumada günlük yaşamda alınabilecek basit önlemlerin önemine değinen Jaferi, "Düzenli el yıkama, yeterli uyku, dengeli beslenme, kapalı ortamların sık havalandırılması ve hasta kişilerle yakın temastan kaçınılması bulaş riskinin azaltılmasına yardımcı olur. Çocuğun yaşına ve sağlık durumuna uygun aşılarının tamamlanması da koruyucu sağlık yaklaşımının önemli bir parçasıdır" açıklamasında bulundu. Mevsimsel grip aşısının 6 aydan büyük çocuklar açısından önem taşıdığını belirten Jaferi, özellikle risk grubunda yer alan çocukların influenza aşısı konusunda hekimleriyle görüşmesi gerektiğini söyledi. Bebeklerde RSV'ye karşı uygulanabilecek koruyucu seçeneklerin ise her çocuk için aynı olmadığını belirten Jaferi, kararın yaş, doğum zamanı, risk durumu ve sağlık otoritelerinin güncel önerileri dikkate alınarak çocuk hekimiyle birlikte verilmesi gerektiğini ifade etti.





