in ,

Atık suları dönüştüremezsek susuzluk kapıda!

Salgınla birlikte vatandaşın su tüketimi de arttı. Yeraltında ve yüzeydeki kaynakların kalmaya başladığını belirten uzmanlar atık suların geri dönüşümüne vurgu yaptı

atik-sulari-donusturemezsek-susuzluk-kapida

Türkiye’de tarımsal faaliyetlerde ve endüstride sanayi devriminden itibaren hızla artan ihtiyaç dolayısıyla yeraltı ve yüzey suları yetersiz kalıyor. Bu nedenle uzmanlar atık suların geri dönüşümünün büyük bir önem kazandığını söylüyor. Sosyal İklim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Ergen, “Atık sular; şahsi bahçe sulama, tuvalet sifonu, park ve bahçelerin sulanması, sokak temizliği, yangın söndürme ve diğer rekreasyon amaçlı yerlerde kullanılsa da asıl kullanım yeri sanayidir. Atık suların dönüşümü her anlamda çok mühimdir” dedi.

ATIK SUDA KORONA VİRÜS…

İzmir’de gündeme gelen ‘atık sularda korona virüse rastlandığı’ iddialarına yönelik konuşan Ergen, “Solunum yoluyla bulaşan korona virüsün, sindirim yoluyla bulaştığını gösteren bir bulgu olmasa da aksi de hala kanıtlanmış değil. Özellikle ishal olan bazı korona virüs hastalarının dışkılarında virüs tespit edildiği için bu virüsün atık suların geri kazanımı ile insana geri dönmesi olasılık dahilinde. Çevre Bakanlığı sulamada kullanılan arıtılmış atık sulara dezenfeksiyon uygulanacağını pandemi önlemleri kapsamında belirtmişti. Ancak bu dezenfeksiyon işleminin dozu az yapılırsa virüslere etki edemeyeceği, fazla yapılırsa sulamada kullanımının toprağa ve bitkilere zarar verme olasılığı yüksek. Bu alanda yapılmış çalışmalar henüz kesin sonuçlar vermediği için atık sulardan virüsün bulaşma ihtimali hakkında kesin bir yargıya varmak için henüz yeterli veriye sahip değiliz” açıklamalarında bulundu.
Arıtma sularının hala Türkiye koşullarında içme suyu olarak kullanılamadığının altını çizen Ergen, “Ülkemiz ileride su kıtlığı yaşayabilecek ülkeler arasında olduğu için atık suların arıtılması fazlasıyla önemlidir. Ancak arıtılmış suların içme suyu olarak kullanılması için veriler ülkemiz için henüz yeterli gelmemektedir. Kuraklığı yoğun olarak yaşayan Avustralya’da bile arıtılmış su değerleri içme suyu için yeterli olsa da hala bu amaçla kullanılmamaktadır” dedi.
Yağmur suyunu geri dönüştürmenin de görünen Türkiye tablosunda en az atık sular kadar önemli olduğunu söyleyen Ergen, “Su ayak izi dediğimiz tanım ise bir ürünün evimize gelene kadar harcanan su miktarını ifade ediyor. Burada harcanan su ise yeşil su, mavi su ve gri su olarak 3’e ayrılmaktadır. Mavi su yeraltı ve yerüstü kaynaklarından harcanan suyu ifade eder. Yeşil su ise harcanan yağmur suyunu söylemektedir. Atık suların arıtılması kadar yağmur suyunun kazanımı da önemlidir. Ülkemizde yıllık metrekareye 574 litre yağış düşmektedir. Bunu bir aile özelinde hesapladığımızda ailenin 1 yıl içinde yaklaşık 2 aylık suyunu yağmur suyu ile karşılayabileceği düşünülüyor” ifadelerini kullandı.

‘ÜLKEMİZ İÇİN…’

4 kişilik bir ailenin ortalama 576 litre gri su ürettiğini belirten Ergen, “Evlerden çıkan atık suyun ortalama yüzde 50-80’i gri sudan oluşmaktadır. Tuvaletten boşaltılan siyah su harici kalan tüm atık suların genel adı gri sudur. İçinde sabun, saç, yağ, yemek artıkları ve deterjan gibi maddeler bulunur. Tüm bunlar göz önüne alındığında pandemi döneminde riskleri olsa da atık suların arıtılması ve yağmur sularının toplanılması ülkemiz için önemlidir. Su kıtlığı yaşayabilecek ülkeler arasında olduğumuzu ellerimizi yıkarken veya uzun süren duşlarda hatırlamakta fayda var” diye konuştu.

Rana Beyza Öztürk / Özel Haber

firmalarin-en-buyuk-sorunu-nakit-bulmak

‘Firmaların en büyük sorunu nakit bulmak’

pardon-demek-icin-gec-olacak

‘Pardon demek için geç olacak’