Ayna kırılmasının uğursuzluk getirdiğine dair inanç, Antik Çağ’a kadar uzanıyor. Eski Mısır ve Yunan’da insanlar, yansımalarının ruhlarıyla bağlantılı olduğuna inanıyordu. Bu nedenle, metalden yapılmış kırılmaz aynalar kullanarak öteki dünyadaki görüntülerinin zarar görmesini engellemeye çalıştılar. Roma döneminde cam aynaların yaygınlaşmasıyla birlikte, kırık aynaların kötü talihin işareti olduğu düşüncesi de güçlendi. Ayrıca, eski inanışlara göre insan bedeni her yedi yılda bir kendini yeniliyordu. Kırılan bir aynanın getirdiği kötü şansın, yeni bir döngü başlayana kadar süreceğine inanıldı.

A Y N A1

DİKKATLİ KULLANILMALI!

Büyü ve mistisizmde ise aynalar, farklı boyutlara açılan kapılar olarak kabul ediliyor. Eski inanışlara göre, bir ayna kırıldığında eğer içinden kötü bir varlık geçmişse, geri dönüş yolu kapanabilir ve bu varlık dünyada sıkışıp kalabilir. Bu nedenle, bazı kültürlerde aynaların dikkatle kullanılması gerektiğine inanılırken, kırık aynalar kötü ruhları çağıran tehlikeli nesneler olarak görülüyor.

Kaynak: Haber Merkezi