Hatice KÖYLÜ - EGE TELGRAF/ Çeşme denildiğinde akla ilk olarak uzun kumlu plajlar ve hareketli beach club'lar geliyor. Alaçatı ile Ovacık hattında bulunan Delikli Koy'a ulaşıldığında ise yarımadanın bambaşka bir yüzü ortaya çıkıyor. Burada manzaranın başrolünde şezlonglar ya da işletmeler değil, doğrudan doğanın kendisi var. Açık renkli kalker kayaları Ege'nin mavisiyle yan yana uzanırken dalgaların yıllar boyunca aşındırdığı kaya oluşumları kıyıya sıra dışı bir görünüm kazandırıyor. Koya adını veren doğal açıklık da bu aşınmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri. Kayaların arasından görünen deniz, özellikle güneş ışığının doğru açıyla vurduğu saatlerde kartpostalı andıran görüntüler oluşturuyor.
DENİZİ DAHA DA TURKUAZ GÖSTERİYOR
Delikli Koy'un en çarpıcı yanı yalnızca berrak suyu değil, denizi çevreleyen beyaz kayalarla oluşan renk kontrastı. Güneş yükseldiğinde açık renkli kayalar ışığı yansıtırken denizin mavisi çok daha canlı görünüyor. Sakin havalarda kıyı turkuaz tonlara bürünürken rüzgâr arttığında Ege'nin karakteri tamamen değişebiliyor. Dalgaların beyaz kayalara vurduğu anlar ise koyun vahşi ve el değmemiş görüntüsünü daha da belirgin hale getiriyor. Bu nedenle Delikli Koy yalnızca yüzmek isteyenlerin değil, fotoğraf çekmek ve Çeşme'nin doğal kıyı manzaralarını görmek isteyenlerin de ilgisini çekiyor.
KUMSAL YOK AMA…
Delikli Koy'a gelirken ince kumlu, yumuşak bir sahil beklentisini geride bırakmak gerekiyor. Kıyı sertleşmiş kalker kayaları ve iri çakıllardan oluşuyor. Deniz tabanında da çakıl taşları ve düz kaya blokları devam ediyor. Bu doğal yapı nedeniyle deniz ayakkabısı günü çok daha rahat hale getiriyor. Sahilde ve su içerisinde hareket ederken kaygan veya sert yüzeylere karşı dikkatli olmak gerekiyor. Denizin kısa mesafede derinleşebilmesi de önemli ayrıntılar arasında. Özellikle çocuklarla geleceklerin kıyı ve deniz koşullarını yerinde değerlendirmesi gerekiyor.
BURADA LÜKSÜN ADI DOĞANIN KENDİSİ
Delikli Koy'u Çeşme'nin popüler plajlarından ayıran belki de en önemli özellik, kıyıda herhangi bir tesisin bulunmaması. Restoran yok, beach club yok, duş yok, WC yok. Su ve elektrik imkânı da bulunmuyor. Kısacası buraya gelen ziyaretçilerin ihtiyaç duyacağı her şeyi yanında getirmesi gerekiyor. İçme suyu, yiyecek, güneş kremi ve gölgelik özellikle sıcak yaz günlerinde büyük önem taşıyor. Bu hazırlığın karşılığında ise kalabalık tesislerin arasına sıkışmadan Çeşme'nin doğal kıyılarından birinde vakit geçirme fırsatı ortaya çıkıyor.

GÜNEŞ ALÇALDIKÇA KAYALAR RENK DEĞİŞTİRİYOR
Delikli Koy'un en etkileyici saatlerinden biri gün batımına yakın zamanlar. Öğlen güneşinde neredeyse bembeyaz görünen kalker kayaları, akşamüstü ışık yumuşadıkça sarı ve altın tonlarına bürünüyor. Kayaların arasındaki doğal açıklıktan görünen Ege ve ufka doğru alçalan güneş birleştiğinde koyun manzarası tamamen değişiyor. Fotoğraf çekmek isteyenler için günün bu saatleri özellikle dikkat çekici görüntüler sunabiliyor. Dalgaların sesi, kayalık kıyı ve günün son ışıkları Delikli Koy'u yalnızca denize girilen bir yer olmaktan çıkarıp Çeşme'de gün batımının izlenebileceği doğal duraklardan birine dönüştürüyor.
ULAŞIMI BİRAZ EMEK İSTİYOR
Delikli Koy, Alaçatı ile Ovacık hattında bulunuyor. Bölgeye özel araçla ulaşmak daha pratik olsa da aracın bırakıldığı noktaya göre kısa bir yürüyüş gerekebiliyor. Kayalık ve doğal arazi nedeniyle rahat yürüyüş ayakkabıları tercih etmek ulaşımı kolaylaştırıyor. Özellikle yazın öğle saatlerindeki yüksek sıcaklık düşünüldüğünde sabah erken saatlerde veya güneşin etkisinin azaldığı zamanlarda yola çıkmak daha konforlu oluyor. Hazırlığını yapıp yolu tamamlayanları ise beyaz kayaların arasına saklanmış turkuaz bir Ege manzarası karşılıyor.


