AHMET BUĞRA TOKMAKOĞLU – EGE TELGRAF/ İzmir sahillerinde yaz kalabalığı yavaş yavaş geride kalıyor. Akşam saatlerinde sertleşen rüzgar, kıyılara vuran serin dalgalar ve kısalan günler yüzme sezonunun sonuna yaklaşıldığını haber veriyor. Fakat Seferihisar’ın güneyindeki Doğanbey kıyılarında suyun sıcaklığını belirleyen yalnızca mevsimler değil. Toprağın altında dolaşan jeotermal sular, kıyıya yakın noktalarda yüzeye çıkarak sıcaklığını yıl boyunca koruyor. Bu termal sistemin en dikkat çekici parçalarından biri ise adı çok az kişi tarafından bilinen Doğanbeyburnu Ilıcası.
DENİZİN YANI BAŞINDA
Doğanbeyburnu Ilıcası’nın kaynak sıcaklığının 48,5 dereceye ulaştığı bilimsel ve turizm kaynaklarında belirtiliyor. Bu değer denizin tamamının 48,5 derece olduğu anlamına gelmiyor. Ölçüm, sıcak suyun yüzeye çıktığı kaynak noktasını ifade ediyor. Jeotermal su deniz suyu veya daha serin yüzey sularıyla karıştıkça sıcaklığı düşüyor. Bu nedenle aynı bölgede birkaç adımlık mesafede bile farklı sıcaklıklar hissedilebiliyor. Doğrudan kaynak çıkışına yaklaşmak ise yanık riski taşıyor. 48,5 derecelik suya uzun süre temas etmek ciltte ciddi tahrişe ve yanıklara neden olabilir. Ilıcanın verdiği sıcaklık hissi hava şartlarına, kaynağın debisine, dalgaya ve deniz akıntısına göre de değişebilir.
BİR KAYNAK DEĞİL, YAKLAŞIK 60 SICAK SU ÇIKIŞI
Doğanbey termal alanını sıra dışı hale getiren özellik, sıcak suyun yalnızca tek bir noktadan çıkmaması. Bölgedeki kaplıca sisteminin yaklaşık 60 küçük kaynağın birleşmesiyle oluştuğu aktarılıyor. Bu kaynakların en sıcağının 76, en düşük sıcaklığa sahip olanının ise 51 derece civarında olduğu belirtiliyor. Yüzeye çıkan sular birleşerek bir dere görünümü kazanıyor ve ardından denize doğru ilerliyor. Sıcak suyun toprak, taş ve bitki örtüsü arasından geçerek denize ulaşması, bölgede alışılmış plaj görüntülerinden tamamen farklı bir manzara oluşturuyor.
HAVA SERİNLESE DE SU HEP SICAK
Doğanbey’deki termal suyun sıcaklığı güneşli günlere bağlı değil. Kaynak, enerjisini bölgenin jeotermal yapısından alıyor. Bu nedenle yaz sona erdiğinde veya hava sıcaklığı düştüğünde kaynak suyu birdenbire soğumuyor. Dışarıdaki serin havayla sıcak sudan yükselen buharın buluşması, özellikle sonbahar ve kış aylarında bölgeye farklı bir görünüm kazandırabiliyor. Ancak sıcaklığın mevsim boyunca korunması, kaynağın her koşulda yüzmeye veya banyo yapmaya uygun olduğu anlamına gelmiyor. Termal alanın güncel su analizi, güvenli kullanım noktaları ve çevresel koşulları doğrulanmadan suya girmek sağlık riski oluşturabilir.
ANTİK DÖNEMDEN KALAN SICAK SU HAFIZASI
Doğanbey’de sıcak suyun kullanımı yalnızca günümüzle sınırlı değil. Kaynakların bulunduğu alanda antik dönemden kaldığı belirtilen bir hamam yapısı da yer alıyor. Bu kalıntı, bölgedeki termal suların yüzyıllar önce de insanlar tarafından fark edildiğini ve kullanıldığını gösteriyor. Doğanbey Termal Alanı, 1993 yılında termal turizm merkezi, 1995 yılında ise ikinci derece doğal sit alanı ilan edildi. Deniz, makilik alanlar, sıcak su çıkışları ve tarihî kalıntıların aynı coğrafyada buluşması burayı yalnızca bir kaplıca değil, korunması gereken doğal ve kültürel bir miras haline getiriyor. Bölgedeki tamamlanmamış veya proje aşamasında kalmış tesisler nedeniyle ziyaretçilerin karşısına düzenli çalışan büyük bir termal merkez çıkacağı düşünülmemeli.
‘KEMİKLERE İYİ GELİYOR’ DENİLİYOR AMA…
Termal sular, halk arasında uzun yıllardır eklem sertliği, kas yorgunluğu ve romatizmal ağrılarla ilişkilendiriliyor. Sıcak su kaslarda geçici gevşeme sağlayabildiği için birçok kişi bu rahatlama hissini “kemiklerime iyi geldi” sözleriyle anlatıyor. Fakat Doğanbeyburnu Ilıcası’nın herhangi bir hastalığı tedavi ettiği yönünde kesin bir sağlık vaadinde bulunmak doğru değil. Kalp-damar hastalığı, yüksek veya düşük tansiyonu, diyabeti ve kronik rahatsızlığı bulunanların kontrolsüz sıcak kaynaklara girmemesi gerekiyor. Hamilelerin, çocukların ve ileri yaştaki kişilerin de doktor önerisi olmadan yüksek sıcaklıktaki termal sulardan yararlanmaması önem taşıyor.
YAZI KAÇIRANLARIN SICAK SU ROTASI
Doğanbeyburnu Ilıcası, lüks bir termal tatilden çok İzmir’in bilinmeyen jeotermal yüzünü keşfetmek isteyenlere farklı bir hikaye sunuyor. Burada sıcak su, fayanslarla çevrili bir havuzdan değil; toprağın, kayaların ve kıyı coğrafyasının arasından yükseliyor. Deniz sezonu sona yaklaşırken yerin altındaki sıcaklığın hala yaşamaya devam etmesi, Doğanbey kıyılarını İzmir’in en şaşırtıcı doğal alanlarından birine dönüştürüyor. Güncel erişim ve güvenlik koşulları doğrulandığında bölge görülebilir; ancak denetimsiz kaynaklara girilmemeli ve sıcak su çıkışlarına doğrudan temas edilmemeli.



