Memduh GÜNEY/EGE TELGRAF- Ege Telgraf TV ekranlarında yayınlanan 35. Paralel programına YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç konuk oldu. Ege Telgraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Aylin Suphandağlı, gazeteci Cihad Taysi ve Ege Telgraf Dijital Platform Haber Müdürü Memduh Güney 'in sorularını yanıtlayan Çağatay Güç, İzmir ve ülke siyasetine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İl başkanlığı ön seçimine yüzde 53’lük katılımın iyi bir oran olduğunu aktaran Güç, belediye başkanlarının AK Parti'ye katılmasıyla ilgili olarak "Tek sorumlu AKP" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay için ise Çağatay Güç, "Tugay tehdide boyun eğdi" ifadelerini kullanırken aynı zamanda iki buçuk yıllık süreçte "süper işler yapma ihtimalleri yok " diye konuştu. Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan için ise "Partiye geri döneceğini düşünüyorum" değerlendirmesini yaptı.

"İZMİR, AKP'NİN ALMAK İSTEDİĞİ BİR ŞEHİR"

YENİ Parti'nin kuruluş ve örgütlenme sürecini anlatan Güç, mücadele sürecinin 19 Mart'ta başladığını ifade etti. Güç, "O dönemden mutlak butlana kadar parti içi ve parti dışı ciddi mücadeleler verildi. Ülkedeki o kaos ortamında sahada vatandaşın gönlüne giren bir genel başkanımız vardı. Sayın Özgür Özel'in yönettiği çok ciddi bir mücadele süreci başladı. Son yerel seçimde yüzde 38 aldığımızda hükümet sersemledi. Önce Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ile başlayan yıpratıcı bir süreç devreye girdi. Yıpratarak oy oranlarımızı düşürmeye çalıştılar, olmadı. Belediye başkanlarımızı, siyasi temsilcilerimizi içeriye almaya başladılar. Oy oranlarımız düşmedi daha çok konsolide olduk, birbirimize sarıldık. İki milyon üyesi, on binlerce temsilcisi olan bir siyasi partinin bir iki tane ahlaki değerleri zayıf insanını bulup partiyi suçlama yoluna gittiler. Suçlayarak oy oranlarını düşürmeye çalıştılar o da olmadı. Devşirme olayları oldu. Yerelde güçlü bazı isimler vardı. Aydın ve Afyon'daki belediye başkanlarını tehdit ve şantajla kendi partilerine geçirdiler. Amaçları o yereldeki gücü kendi partilerine taşımaktı. Halk buna çok büyük bir tepki gösterdi. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir ankette Aydın'da AK Parti'nin oy oranı yüzde 12’ye düştü. Baktılar hiçbiri olmadı butlan sürecini başlattılar. Maalesef kendi içimizde hırsa bürünmüş, ülkesini düşünmeyen insanların bir araya geldiği bir yapılanma ile partiyi ele aldılar. Bu konuda ciddi mücadeleler verildi. Milletimiz de yeni bir oluşum istedi biz de YENİ Parti ile bir yola çıktı. Yaklaşık bir ay civarında kendi il binamızda 24 saat nöbet tuttuk. Bu işin doğru olmadığını göstermek istedik. Gelinen noktada dışarıdan gelen 100 tuhaf insanla birlikte içeriye girdiler. O süreçte en uzak ilçelerden dahi nöbet tutmaya gelen üyelerimiz vardı. Bizim arkadaşlarımız o akşam ciddi zararlar gördüler. İtilen, vurulan kadınlar oldu. Oradan çıktık ilçe başkanlarımız bize kapılarını açtı. YENİ Parti'nin kurulumu başlamadan önce ilçe başkanlarımızla birlikte aramızda bir bağlılık oluştu. Biz YENİ Parti kurulumunu 30 ilçe başkanımız ve örgütümüzle hep beraber yaptık. Çocuklarının geleceği için doğru yerde durmayı, doğru tavır almayı içselleştirmek örgütün göreviydi bizde bunu başarmış olduk. İzmir, AKP'nin çok fazla almak istediği bir şehir. Butlan yönetiminin en üst kadrolarının olduğu bir şehir. Dolayısıyla İzmir'de sağlam bir şekilde birbirine kenetlenen bir siyasi yapı oluşturmak güvenle, istişareyle ve diyalogla olabilecek şeyler. YENİ Parti'nin kurulumunda bu sayede güçlü bir yola çıktık. Parti kurmak kolay değil. Hazır bir düzen bırakılıp yeni bir düzene geçiliyor. Mali, iç ve hukuki süreçler zahmetli işler. Biz bir ay içerisinde örgütlenmeyi başardık. Sonrasında da partinin meşrutiyetini oluşturmak için kongreler olmalı. Kongre süreçlerine girdik ve bu süreçleri az sıkıntıyla atlatmış olduk. İl Başkanlığı sürecinde de hiçbir sorun yaşamadan hem Aziz başkanımızın itidalli davranışı hem örgütteki bakış açısından kaynaklı ön seçimimizi tamamladık. Pazar günü de delegelerimizle birlikte yönetimimizi belirleyeceğiz ve iktidar olacağımız sürecin nasıl yapılanacağı ile alakalı çalışmaya başlayacağız. Zor bir süreç ama birbirimize çok inançlı bir şekilde bağlıyız. Tek hedefimiz var o da iktidar. Yerel yönetimlerdeki değişiklikler yereldeki asıl sorunları çözmüyor. Çözümün iktidar değişikliği olduğuna inanıyoruz" dedi.

"KOCAOĞLU BİR MARKA"

YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı'nda gerçekleştirilen ön seçimdeki kendisinin ve Aziz Kocaoğlu'nun oy oranlarıyla ilgili olarak Güç, "Bir başarı elde ettiğimizi düşünüyorum" dedi. Aziz Kocaoğlu'nun bu şehrin bir marka değeri olduğunu aktaran Güç, "Onunla ön seçimde yarışmak ve ona karşı kazanmak bir gurur. Önümüzdeki süreçte de kendisiyle görüşeceğiz ve bize yol gösterici olması konusunda talepkar olacağız. Kendisinin vereceği katkıya bağlı o nasıl isterse öyle olacaktır. Onun tecrübesi, şehre olan sevgisi ve yerelde yaptığı kaliteli siyasetinin bize katkısı olacağına inancım tam. Ön seçim süreci bitti. Aziz başkan bu süreçte büyük bir marka olduğu için bu kadar oy alması gayet normal. Kendisi herkese dokunabilecek bir büyükşehir belediye başkanlığı yaptı. Biz de örgütlenme modelimizle bu işi iyi yaptığımızı göstermiş olduk" ifadelerini kullandı.

"YÜZDE 53 İYİ BİR ORAN"

Ön seçimde 62 bin üyeden katılım oranının yüzde 53 oranında olmasıyla alakalı olarak Güç, "Normal bir katılım oranı. İlçelerde tek bir merkezde planlama yaptık. Çok uzak ilçeler var. Belde belde sandık koymadık bir merkeze koyduk. İnsanların uzak mesafeden gelip oy kullanması çok zordu. Okul dönemi, pazar günü derken yüzde 53'ün gayet iyi bir oran olduğunu düşünüyoruz. Beldelere kursaydık sandıkları bu oran yüzde 70'lere kadar çıkardı" dedi.

"DEĞİŞİM KAÇINILMAZ "

İzmir siyasetinde uzun yıllar görev yapan isimlerle yeni kuşak siyasetçiler arasında bir değişim ihtiyacı olduğunu düşünüyor musunuz sorusuna ise Güç, "Her şey için değişim kaçınılmaz. Bizim için de kaçınılmaz. Başarı için değişim yapmak gerekiyor. Halka dokunabilen insanları bulmak, tecrübeli insanlardan faydalanmak gerekiyor. Network ağını genişletmek gerekiyor. YENİ Parti bu yüzden var. Amacımız deneyimli, düzgün ve demokrat insanların bir araya gelmesi. Yenilenmeden bu iş olmaz. Deneyimli insanlar da olacak ama yeni insanlar da yetiştirmeliyiz. Kendi altımdaki insanları yetiştiremezsem benim bu memlekete pek bir faydam olacağını düşünüyorum. Bu memlekete faydam olacaksa genç siyasetçileri iyi yetiştirmem gerekiyor. Aziz Kocaoğlu döneminden bakıldığı zaman kendisinin yetiştirdiği birçok siyasetçi var. Bizim de aynı şekilde yapmamamız gerekiyor. Değişim kaçınılmaz olacak" ifadelerini kullandı.

"UMUT VEREN İNSANLAR "

"Kavgacı, hırçın bir siyasetin toplumda kabul göreceğini düşünmüyorum" diyen Güç, ön seçim sürecinde ufak tefek münferit kırgınlıkların oluşabileceğini aktarırken genele yayınlanan bir düşmanlık yaşanmadığını ifade etti. Güç, "Tek hedefimiz iktidarı değiştirmek. Başka bir hedefimiz olmadığını herkese inandırmamız gerekiyor. Kim daha faydalı ve başarılı olacaksa onun göreve layık olduğunu anlatarak gittik. Bu konuda da başarılı olduğumuzu düşünmüyorum. İzmir'de ön seçimlerin olduğu dönemde bu kadar birbirini anlayan insanların bir araya geldiği bir dönem hatırlamıyorum. Çok kavgalı ve ağır süreçlerin geçtiğini biliyorum. Bu dönem çok başka geçti. Ülke siyasetinde ana muhalefetin bu kadar baskı altına alındığı başka bir dönem yaşanmadı ama bizler geleceğe dair birbirine umut veren insanlar olarak bir araya geldik" dedi.

Cagatay Guc 3

Kanada Başbakanı Mark Carney Ankara'da! Erdoğan-Carney zirvesi başladı: Gözler ikili görüşmelerde
Kanada Başbakanı Mark Carney Ankara'da! Erdoğan-Carney zirvesi başladı: Gözler ikili görüşmelerde
İçeriği Görüntüle

"KIRGINLIKLAR UNUTULUR"

Ön seçim öncesi ilçe başkanlarının yayınladığı deklarasyon sonrası Aziz Kocaoğlu'nun yaptığı konuşmaya değinen Güç, "Kocaoğlu'na karşı arkadaşlarımızın bir kırgınlıkları yok. O anlık kızgınlıkla bunlar yaşanabilir. Çünkü Aziz Bey bu şehre çok büyük katkıları olan kıymetli bir insan. O kırgınlıklar orada kalır ve unutulur gider. İlçe başkanları arkadaşlarımız da neyle mücadele edeceklerini bilen insanlar. O konunun orada kaldığına ben gerçekten inanıyorum" diyerek yaşanan süreci özetledi.

"HER SEFERİNDE İŞE YARAMAZ"

İzmir'de belediye başkanlarının AK Parti'ye geçmesiyle ilgili olarak "Bu sürecin tek sorumlusu AKP iktidarı" diyen Güç, "Daha altı- yedi ay önce bu insanlar basının önünde birbirlerine hakaret eden insanlar. Düşünsel anlamda bir araya gelmeleri çok enteresan. Bu anca tehditle olabilecek bir şey" dedi. "Bir insan siyasi görüşü doğrultusunda mücadele eder" ifadelerini kullanan Güç, "Bir insan siyasi görüşünü 180 derece döndürüyorsa bunda bir neden vardır. Bu nedende 19 Mart süreciyle başlayan tehdit süreçleri. Merkezi yönetimin hükümeti kaybetmemek uğruna yaptığı baskı, tehdit ve şantaj. Bu seçimlerde AKP iktidarına hiçbir şey kazandırmayacak. Toplumu mutlu edebilecek bir durum oluşmadı ki. Ekonomi, hukuk sistemi, eğitim, işsizlik kötüye gidiyor. İş bulan geçinemiyor. Bu ülkede bu kadar mutsuz ve umutsuz insanlar varken istedikleri kadar baskı yapsınlar. Bu seçim gelecek ve kaybedecekler. Çok ağır bir yenilgi alacaklar. Nasıl 90'larda Anavatan Partisi darmadağın oldu AKP'de öyle olacak. Çünkü toplumun ne hissettiğini, düşündüğünü ve yaşadıklarını bilmiyorlar. Artık halkla olan bağlarını kapatmışlar. Tek amaçları var hükümeti nasıl devam ettirebiliriz, nasıl baskı kurabiliriz planlaması yapıyorlar ve her yaptıkları planlamada daha da geri düşüyorlar. Gerekli araştırmaları yapmadan sadece baskıyla 'ben gücüm ve devletim' imajını vermek için bunu yapıyorlar. Bu hareketler her seferinde işe yaramaz. Bunlar 2015'te işe yarıyor olabilirdi ama şu anda hiç kimse geçinemiyor. Kimse bunların sonucunda AKP iktidarına 'hadi devam edin' demez. 2023'te halk son bir şans verdi ama ülke daha da kötüye gitti" dedi.

Yenigun 2026 10 18T215235688

"DERT YUMAĞI ÖTELENECEK"

Afyon'da ve Aydın'da şehre katılan hiçbir şey olmadığını söyleyen Güç, "Madem hizmet var Aydın'a neden hizmet gelmiyor? Afyon'a neden hizmet gelmedi? Merkezi hükümette para yok ki yerel yönetimlere para versin. AKP'nin tek amacı var İzmir'deki büyük ekonomiyi kendi siyasi oluşumlarında kullanmak. Bu şehre hizmet yapmayacaklar. Bu şehrin sorunları zaten onların sorunları. İkinci çevreyolu, körfez, trafik, İZBAN'da problem varsa onlar yüzünden. Şimdiye kadar yapmayan merkezi hükümet şimdiden sonra ne yapabilir ki? Geçtiğimiz yıllarda mali yapı biraz daha imkan veriyordu ama ekonomi kötü durumda. İzmir Büyükşehir Belediyesi için bu saatten sonra yapabilecekleri en iyi şey SGK ve vergi borçlarını ertelemek. Dünya Bankası kredilerini erteleyemezler. Ertelemek çözüm değil. Dert yumağının ötelenmesi demek" ifadelerini kullandı.

"DAHA ÖNCE DE OLDU"

Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan'ın YENİ Parti'den istifa etmesiyle ilgili olarak Güç, "İstifadan haberim vardı. Daha önceden de böyle bir şey oldu. İlkay hanımla da diyaloğum çok iyiydi. Benim Onur Emrah Yıldız, Saniye Bora Fıçı ve Cemil Tugay ile diyaloğum çok iyiydi. Bir anda diyaloglar kopuyor sonra da geçiş süreci başlıyor. Bahaneler üzerine geçiş süreci başlıyor bu da bizi rahatsız ediyor. Biz bir siyasi mücadele veriyoruz. 'Benimle ilgilenmediler' diyerek, birilerine şahsi olarak kızıp ya da 'buraya hizmet getirecekler' deyip insan siyasi görüşünü değiştirmez. Bir belediye başkanı 'bana ilgi göstermiyorlar' diyerek siyasi görüşünü değiştiriyorsa belediye başkanlığı yapmasın ve o sorumluluğu almasın. Bu iş bu kadar kolay mı? Bu işin bu kadar kolaylaştırılmasının tek sebebi yine AKP hükümeti. İnsanlar hapse girmekten korkuyorlar. Korku da bu sonuca evriliyor" dedi.

"GERİ DÖNECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM"

"İlkay başkanın bağımsız kalacağını düşünüyorum" diyen Güç, " 'Bana biraz zaman verin' dedi bir süre sonra geri döneceğini düşünüyorum. Kişisel olarak küskünlükleri kenara bırakmalıyız. Ben de küsebilirim. Butlan sürecinde ilk tepkiyi İzmir verdi biz maddi, manevi her şeyin içine girdik, benim karşıma nasıl aday çıkabilir diyebilirim. Ama inanmışlık, siyasi mücadele bu değil. Biz topluma bu güveni veremezsek bu siyaseti yapmamamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"BORÇLU BELEDİYE"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti rozeti takması sonrası "Bir hizmet yapabileceğini düşünmüyorum" diyen Güç, "İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin devasa bir borcu var. Bu borç yapılandırılmadı. Borç borçla kapatıldı. Bu borç ertelenince hafif bir rahatlama olacak. Onların yapay zekada yaptıkları projeler var ya onlara girişecekler. Normalde bitmesi gereken işlerle daha büyük işlere girmeye başlayacaklar. Tüm işler yarım kalacak. Mevcutları bile yapamayacaklar. Bu planlama gerektiren bir şey. Şehrin bir hafızası var ve bu hafızayla birlikte bir planlama gerekiyor. Opera binasının, metronun, Onat Tüneli’nin bitmesi gerekiyor. Büyükşehir Belediyesi'nin elinde onlarca iş var. Yüz milyarca liralık yatırım yapılmış işler var ve bunlar bitirilmeli. Yapay zeka ile paylaşmışlar Bostanlı'dan Alsancak'ı birbirine bağlıyorlar. İlk önce yapılacak işlere odaklanmalılar. AKP hükümetinin tek yaptığı şey bu o da dağılmak. Hiçbir işi başaramamış bir şekilde iki buçuk yıl sonra bize çok borçlu bir belediye devredecekler" dedi.

"HER ADIMI TAKİP EDECEĞİZ"

İzmir Büyükşehir Belediye meclisinin değişen aritmetiği ve yaşanan süreçle ilgili olarak Güç, "Belediye meclisi gelecekle ilgili planlamalar yapar. Gelecekle ilgili yapılan planlamalarla ilgili de AKP hükümetinin her istediği olmayacak. İlk günden beri söylenen "Kenti yeniden dizayn edeceğiz" denmesi insanın aklına rant geliyor. Biz mecliste yapılacak her adımı takip edeceğiz. İlk meclise girmeme nedenimiz de orada komisyon oranlarıyla ilgili bir adım attılar burada oyun yaptılar. Biz bunu kabul etmediğimiz içinde girmedik meclise. İkinci mecliste kavga, gürültü bizim dediğimize geldiler. İstedikleri gibi bu şehri kullanamaz, rant kapısı haline getiremezler. Bu şehrin bir siyasi duruşu var. Biz bununla ilgili tavrımızı her zaman korumaya devam edeceğiz" diye konuştu.

"TUGAY TEHDİDE BOYUN EĞDİ"

Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçtikten sonra verdiği demeçler ve görüntüleri değerlendiren Güç, "Yapmak zorunda kaldığı için yapıyor. Cemil Tugay tehdide boyun eğmiş durumda. Süreç yönetimi açısından çok başarılı olabileceğini düşünmüyorum. Cemil Tugay'ın bu tavır değişikliğini üç ay öncesinden hissediyorduk. Telefonu açmamalar, görüşmemeler... Bir şey elde edemeyecek. Bu yaptığı hareket hem kendini hem arkadaşlarını çok zor duruma düşürdüğü bir sürece girdi. Bir insanın tehdide boyun eğmemeli. AKP iktidarı önümüzdeki seçimde gidecek. Batan bir gemiye binip tehditlere boyun eğerseniz toplumda yer edinemezsiniz. Yaptığı hareketin hizmete yönelik olduğunu açıkladı ama herkes biliyor ki konu hizmet değil. Herkes tarafından tehdide boyun eğmiş bir büyükşehir belediye başkanı olarak görülüyor. Süreci kendi açımızdan aynı tavırla, şehri koruyacak ve ülkeyi koruyacak tavırla sürdürmeye devam edeceğiz. Atılacak her adımı, yapılacak her işi takip edeceğiz" dedi.

"TUGAY'IN SÜPER İŞLER YAPMA İHTİMALİ YOK"

Bir sonraki seçimde AK Parti tarafından Cemil Tugay aday gösterilir mi sorusuna ise Güç, "Bunu AKP'ye sormak lazım. AKP kimi aday gösterirse göstersin seçimi biz alacağız. Şehircilik anlamında nasıl yönetilmesi gerektiğini o zaman herkese göstereceğiz. İzmir'de çok büyük sosyal yardımların yapıldığı bir dönemden geçiyoruz. 500 bin insana sosyal yardım yapılıyor Büyükşehir Belediyesi tarafından. İlçe belediyelerinin toplam yardımı da 500 bine yakındı. Bu şehrin ne kadar yoksul olduğunu gösteriyor. Asıl sorunun yerel yönetim değil merkezi yönetim olduğunu gösteriyor. Yerel yönetimler bunları yapmasa halk çok daha zor duruma düşecek. Cemil Tugay, AKP'ye geçti diye İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin süper işler yapma ihtimali yok" ifadelerini kullandı.

"DİYALOĞU SAĞLADIK"

YENİ Parti'de milletvekilleriyle ortak çalışmalar hakkında da bilgi veren Güç, "Göreve geldiğimizde eleştiriler çok daha fazlaydı. Vekillerimizin hem örgütle hem halkla buluşması konusunda yaptığımız çalışmalarla bunu giderdik. Yoğun programları var hem Ankara'da hem yurt dışında. Biz onların programlarına uygun şekilde çalışmalar yaparak örgüt içerisindeki o konuşmaları bitirdik. Yine aynı şekilde devam ederek bu konunun kapanacağını düşünüyoruz. İl başkanlığı olarak bunu yapmazsak 'vekiller gelmiyor' algısı tekrar oluşur. Vekillerimize yaptığımız her programda haber veriyoruz. Bundan sonraki süreçleri aynı şekilde devam ettireceğiz. Son dönemde çok program yaptık ve vekillerimiz sahada oldu. Diyalogu sağladığımızı düşünüyorum" dedi.

"İSTİŞAREYLE İLERLEDİK"

Hem bürokrat hem siyasetçi olmak hakkında "Kariyerimiz olmasa bugünlere gelme şansımız yok" diyen Güç, "İzmir gibi bir kentte 39 yaşında il başkanı olmak geçmişe yönelik bir kariyer gerektiriyor. Bakıldığı zaman bu ülkede 35 yaşında bakanlık görevi yapanlar oldu. 37 yaşında genel başkanlar oldu. Gençlerin yönetmediği bir ülke gelecekle ilgili problem yaşıyordur. Jenerasyon anlamında farklar çok azaldı. Dünyaya bakış açıları 35 ve 40 yaş arasında bile fark ediyor. Bunları anlamak ve bunlara yönelik siyaset üretmek gerekiyor. Deneyimler tabi ki kullanılacaktır. Ancak siyasette her deneyimde insanlar olmalı. Bürokrasinin en alt kademesinden en üst noktasına kadar çalıştım. Büyükşehir Belediyesi'nde yatırımlardan sorumlu genel başkan yardımcısıydım. İzmir'deki bir yıllık planlamaları arkadaşlarımla birlikte yaptık. İnşaat Mühendisleri Odası kültüründen geldim. Onlarla tanışmış ve çalışmış olmak meziyet isteyen işler. Siyasette ise İzmir tarihinin en ağır sürecinden geçiyoruz. İzmir'de birlikteliği sağlamak diyalogla oluşabilecek bir şey. İstişareyle ilerledik. Önümüzdeki süreçte herkesin kendi deneyimlerini ortaya koyduğu bir süreç olacağına inanıyorum" dedi.

"SONUNA KADAR GÖTÜRECEĞİZ"

"Umut olmadan bu ülkenin daha iyi yarınlara ulaşması mümkün değil" diyen Güç, "İyi, ahlaklı insanlar var. Bu mücadeleyi kazanacağımızı bilmeleri gerekiyor. Biz bu mücadele için çok ciddi riskler aldık. Yeter ki bu ülkenin insanı mutlu olsun diye. Bu mücadeleyi sonuna kadar götüreceğimizi bilsinler. Siyaseti sadece toplumun faydası olacak şekilde yapıyoruz ve böyle yapmaya devam edeceğiz. Milletimizi çok sevdiğimizi bilsinler" diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: EGE TELGRAF