BİRSU KOÇ - EGE TELGRAF - Buca Belediyesi Temmuz ayı olağan meclis toplantısının ilk birleşiminde belediye şirketleri Bucamar A.Ş. ve Üzümkent A.Ş. için yapılması planlanan müdür ataması gündemin en çok tartışılan başlığı oldu. CHP'nin önceki dönem İzmir İl Başkan Yardımcısı Barış Özdemir'in iki şirkete müdür olarak görevlendirilmesine ilişkin önerge görüşülürken, AK Parti grubu atamaya itiraz ederek geçmişte belediyeyle yapılan kira sözleşmesini gündeme taşıdı. CHP grubu ise iddialara karşı ticari ilişki ve masumiyet karinesi vurgusu yaptı.
GÖREV DEĞİŞİKLİĞİ YAPILDI
Buca Belediyesi'ne yönelik operasyon kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan firari meclis üyesi Mustafa Genç, avukatı aracılığıyla İmar ve Bayındırlık Komisyonu üyeliğinden istifa etti. Boşalan üyelik için yapılan seçim sonucunda komisyona Murat Sinat seçildi.
İMAR PLANI İTİRAZI KOMİSYONLARA GÖNDERİLDİ
Askı süreci tamamlanan Güney Planlama Bölgesi 1. Etap 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyonuna yapılan itirazlar da meclisin gündem maddeleri arasında yer aldı. Askı süresinde iletilen itirazların değerlendirilmesine ilişkin önerge, görüşülmek üzere ilgili komisyonlara sevk edildi.
ŞİRKET ATAMASI TARTIŞMA YARATTI
Meclis toplantısında, CHP'nin önceki dönem İzmir İl Başkan Yardımcısı Barış Özdemir'in Bucamar A.Ş. ile Üzümkent A.Ş.'de belediyeyi temsilen müdür olarak görevlendirilmesine ilişkin önerge de tartışıldı. Görüşmeler sırasında AK Parti grubu, Özdemir'in annesine ait bir taşınmazın geçmişte belediyeye kiralanmasını gündeme getirerek atamaya itiraz etti. CHP grubu ise söz konusu durumun ticari bir ilişki olduğunu ve masumiyet karinesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.
AK PARTİ'DEN ATAMAYA ELEŞTİRİ
AK Parti Meclis Üyesi Fatih Polatoğlu, "Buca-Mar ve Üzüm Kent isimli şirketlere aynı ismin müdür olarak atanmasını oyluyoruz. Önergenin açıklamasında temsili yetkili kişi olarak oylanması isteniyor. Biz kısmi olarak oylamalıyız. Bu kişi sabah 08.30 ile 12.30’da Buca-Mar’a öğleden sonra da Üzüm Kent’te kısmi yetkili olsun. Daha önce ilgili kişi CHP yönetimindeyken üzerine atılı şaibeler mevcutken meclisten seçilen bir arkadaşın şirket müdürü olmasını oylayacağız. Gönül ister ki 2 şirkette de bu işlerde ehil kişiler atansın. Görüyoruz ki aynı olay Üzüm Kent ve Buca-Mar’da farklı şekilde değerlendirilmiş. Buca Belediyesi’nin en büyük yükü ve mali disiplinini sağlamak için 2 şirketi bir kişi ile yöneteceğiz diye düşünmüş olabilirsiniz. Burada da daha önce gündeme gelen bankamatikler bulunurken böyle bir noktada tasarrufa gitmeniz anlamsız" dedi.
“AK PARTİ’DEN ŞAİBE ÇIKIŞI”
AK Parti Meclis Üyesi İsa Nezir ise şirketler üzerinden yürütülen işlemlere ilişkin bilgi alamadıklarını belirterek, "Kiralamalar, yapılan organizasyonlar şirket üzerinden yapıldı. Sorduğumuzda ise ticari kanun denildi. Biz şeffaf bir belediyecilik anlayışı göremedik. Bundan sonra da bu şirketler üzerinden yaptıklarınızla ilgili sağlıklı cevap almak istiyoruz. Bu şirkete atayacağınız şahsın kendi mülkü olan yeri belediyeye kiraladığını biliyoruz. Bu bir şaibe oluşturuyor. Bugüne kadar eleman alımlarından, kiralamalara kadar tüm organizasyonlarda nasıl sağlıklı bilgi alamadıysak bugün de alamıyoruz. Bu şirketlerin şeffaf bir şekilde yönetilmesini temenni ediyoruz. Ret cevabı veriyoruz" ifadelerini kullandı.
“KÜÇÜK BELDE Mİ YÖNETİYORUZ”
Toplantıda söz alan AK Parti Meclis Üyesi Hüseyin Oygur da belediye şirketlerinin bütçedeki payına dikkat çekerek, "Bazen şaşırıyorum biz küçük beldede mi yönetiyoruz? Buca-Mar ve Üzüm Kent’te atadığınız bir şey için söylüyorum. Buca 30 ilden büyük bütçeye sahip. Bu belediyenin yıllık bütçesinin ne kadarı bu şirketlerden geçiyor. Yüzde 55’i bu şirketlerden geçiyor" diye konuştu.
"BU ŞAİBE DEĞİL, TİCARET"
AK Parti grubunun eleştirilerine yanıt veren Buca Belediyesi Başkan Vekili Hüseyin Benzer, söz konusu kira ilişkisinin üç yıl önce yapılan yasal bir sözleşmeye dayandığını belirterek iddiaları reddetti. Benzer, "Barış Bey’in annesinin ve ortakların tapusu var. 3 yıl önce yapılan bir sözleşme. Ondan sonra Barış Bey’in bu şirketle ticareti olmayacak. Kiralar devletin rayici ile belirleniyor. Rayiç bedeli altında yapmak durumunda. Burada ticari suistimal yok. Daha önce kiralandı diye şaibeli diye suçlamak yanlış. Bu şaibe değil ticaret. 3 yıl önce yapılan bir ticaretten dolayı suçlayamayız. Bu şirket bu saatten sonra bizler tarafından denetlenecek" dedi.
Meclis gündeminde tekstil atıklarının toplanmasına ilişkin ihale süreci, AK Parti ve CHP grupları arasında sert tartışmalara neden oldu. AK Parti Grup Başkan Vekili Veli Balyemez'in ihale sürecine ilişkin eleştirileri ile Başkan Vekili Hüseyin Benzer'in açıklamaları meclis oturumuna damga vurdu.
"YEDİ GÜNDE NE DEĞİŞTİ?"
Mecliste söz alan AK Parti Grup Başkan Vekili Veli Balyemez, tekstil atıklarının toplanmasına ilişkin ihale dosyasında çelişkili işlemler yapıldığını öne sürdü. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü'nün tekstil atıklarının 36 ay süreyle ihale edilmesini teklif ettiğini belirten Balyemez, dönemin Belediye Başkanı Görkem Duman'ın bu ihaleyi belediyenin kendi imkanlarıyla yapıp yapamayacağının araştırılması gerekçesiyle iptal ettiğini söyledi. Başkan Vekili Hüseyin Benzer göreve geldikten sonra aynı dosya için yeniden ihale yapılmasına onay verdiğini ancak yedi gün sonra aynı ihaleyi yeniden iptal ettiğini ifade eden Balyemez, "Yedi gün içinde ne değişti? Belediyenin araç filosu mu büyüdü? Yeni personel mi alındı? Yeni bir iştirak şirketi mi kuruldu? Eğer hiçbir şey değişmediyse neden önce ihale yapılsın, ardından iptal edilsin denildi?" diye sordu.
SAVCILIK VE EMNİYETE ÇAĞRI
Tekstil atıklarının ihale iptal edildikten sonra kim tarafından toplandığının açıklanmasını isteyen Balyemez, belediyenin bu süreçte gelir elde edip etmediğinin de kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi. Balyemez, "Önceki belediye başkanını buradan çok uyardık usulsüz ve kanuna aykırı işlerden uzak durun dedik dinlemedi ancak yeni seçilen belediye başkan vekilinin bu benzer ve organize işleri açık bir şekilde şeffaflıktan kanun hükümlerinden uzaktır. Buradan bu konu ile ilgili Cumhuriyet Savcılığını ve emniyet mensuplarını göreve davet ediyorum. Burada açık bir şekilde bilinçli ve kasıtlı olarak organize bir şekilde suç işlenmektedir. Bucalıların hakkı birilerine peşkeş çekilmektedir" ifadelerini kullandı.
"KAMUOYUNDAN ÖZÜR DİLİYORUM"
Eleştirilere yanıt veren Buca Belediyesi Başkan Vekili Hüseyin Benzer, göreve geldikten sonra doğrudan temin uygulamalarını kaldırdıklarını belirterek tekstil atıkları ihalesinde hata yapıldığını kabul etti. Benzer, "Ben gelir gelmez doğrudan teminleri kaldırdım. Hepsi Kamu İhale Kanunu'na göre yapılacak. Bu konu aceleye geldi diye düşündüm. Bu konuyu ihale yapıyoruz. EKAP üzerinden ihale yapacağız. Bir hata olmuştur. Kamuoyundan özür diliyorum. Bilerek yaptığım bir şey değil" dedi.
"CEZAEVİNDEN TALİMAT ALMAYIN"
Benzer'in açıklamalarının ardından yeniden söz alan Balyemez, belediyenin yaklaşık iki yıldır tekstil atıklarının toplanmasına ilişkin usule aykırı uygulamalar yürüttüğünü iddia etti. Balyemez, "Bunun yanlış olduğunu kabul etmeniz mutluluk verici. Burada bir firma 2 yıldır iş yapıyor. Ortada protokol yok, ihale yok. Yetmemiş Üzüm Kent üzerinden uydurma protokol yapmışlar. Bu protokol için yetki belgesi yok. Burada kamunun hakkı var. Üzüm Kent’in yetkisi de lisansı da yok. Siz devlet aklı ile dalga mı geçiyorsunuz? Devleti neden zafiyete uğratıyorsunuz? Firma 2 yıldır topluyor. Buca Belediyesi’nin kasasına 1 lira girmemiş. İşçi ve memur aylardır maaş alamamışlar. Siz cezaevinden aldığınız talimatları uygulamaktan vazgeçin. Biz burada şeffaf bir yönetim istiyoruz. Yarından itibaren suç duyurusunda bulunacağım. Bu işi siyasi polemik haline çevirmeyin" diye konuştu.
"HALKIN MENFAATİ DIŞINDA KİMSEYİ SAVUNMAM"
İddialara yanıt veren Başkan Vekili Hüseyin Benzer ise ihale sürecindeki hatanın düzeltileceğini belirterek, "O hatayı düzeltiyoruz. Yarından itibaren ihalesi yapılacak. İhaleyi kim alırsa alır, beni ilgilendirmez. Ben kimseden talimat almam. Halkın menfaati dışında babam olsa kimseyi savunmam. Bir daha böyle bir hata yaşanmayacak" ifadelerini kullandı.




