Lokman Hekim Üniversitesi Söğütözü Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ercüment Önder, çene ekleminden gelen seslerin toplumda sık karşılaşılan bir durum olduğunu belirtti. Önder, ağız açılıp kapatılırken duyulan "klik" veya "çıt" şeklindeki seslerin bazı durumlarda eklemde bulunan diskin hareketindeki düzensizliklerle ilişkili olabileceğini ifade etti. Ancak çene ekleminden gelen seslere ağrı, ağız açmada kısıtlılık, çenenin hareket sırasında bir tarafa kayması veya kilitlenmenin eşlik etmesi halinde ayrıntılı değerlendirme yapılması gerektiğini vurguladı.

DİSK HAREKETİYLE İLİŞKİLİ OLABİLİR

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Mustafa Ercüment Önder, ağız açılıp kapatılırken duyulan seslerin nedenlerine ilişkin bilgi verdi. Önder, ağız hareketleri sırasında ortaya çıkan "klik" veya "çıt" şeklindeki seslerin, çoğunlukla çene ekleminde bulunan diskin hareketindeki düzensizliklerle bağlantılı olabileceğini aktardı. Çene ekleminden gelen daha kaba ve sürtünme şeklindeki seslerin ise bazı hastalarda eklem yüzeylerinde gelişen dejeneratif değişiklikleri düşündürebileceğine işaret edildi.

Sadece yürüyüş yeterli değil! Uzmanı uyardı: Türkiye’de ölümlerin yaklaşık yüzde 40’ı bu hastalıktan kaynaklanıyor
Sadece yürüyüş yeterli değil! Uzmanı uyardı: Türkiye’de ölümlerin yaklaşık yüzde 40’ı bu hastalıktan kaynaklanıyor
İçeriği Görüntüle

AĞRI VE KİLİTLENMEYE EŞLİK EDİYORSA DİKKAT

Prof. Dr. Önder, çene ekleminden gelen seslerin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini, eşlik eden belirtilerin de dikkate alınmasının önem taşıdığını belirtti. Önder, "Özellikle eklem sesine ağrı, ağız açmada kısıtlılık, çenenin hareket sırasında bir tarafa kayması veya zaman zaman kilitlenme eşlik ediyorsa hastanın ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir. Diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığı da çene eklemi ve çiğneme kasları üzerinde ciddi bir yük oluşturabilir." ifadelerini kullandı.

DİŞ SIKMA VE GICIRDATMA YÜK OLUŞTURABİLİYOR

Çene eklemi ve çiğneme kaslarını etkileyen faktörler arasında diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlıklarının da bulunduğunu belirten Önder, bu alışkanlıkların eklem ve kaslar üzerinde ciddi bir yük oluşturabileceğini kaydetti. Özellikle gece saatlerinde gerçekleşen diş sıkma ve çiğneme kaslarındaki aşırı aktivitenin, bazı hastalarda tedavi planlamasında dikkate alınan durumlar arasında yer aldığı ifade edildi.

TEDAVİ HASTAYA GÖRE PLANLANIYOR

Prof. Dr. Önder, çene eklemi rahatsızlıklarında uygulanacak tedavinin hastalığın nedenine ve hangi evrede bulunduğuna göre planlandığını bildirdi. Her hastanın cerrahi tedaviye ihtiyaç duymadığını belirten Önder, ilk aşamada hastanın alışkanlıklarının düzenlenmesi ve çene ekleminin aşırı yüklenmesinin azaltılmasının amaçlandığını aktardı. Gerekli görülen durumlarda ilaç tedavilerinden ve gece plakları gibi koruma amaçlı yöntemlerden de yararlanılabildiği belirtildi. Önder, özellikle gece diş sıkması nedeniyle çiğneme kaslarında belirgin aşırı aktivite bulunan uygun hastalarda botulinum toksin uygulamasının da tedavi seçenekleri arasında yer aldığını ifade etti. Prof. Dr. Mustafa Ercüment Önder, "Botulinum toksin uygulamasını özellikle yoğun diş sıkma nedeniyle çiğneme kaslarında belirgin aşırı aktivite ve buna bağlı yakınmaları bulunan seçilmiş hastalarda kullanıyoruz. Ancak hangi tedavinin uygulanacağı mutlaka hastanın klinik değerlendirmesinden sonra belirlenmelidir. Klinik muayene ve gerekli durumlarda radyolojik görüntüleme yöntemleriyle sorunun kaynağının belirlenmesi doğru tedavi yaklaşımının seçilmesinde temel önem taşıyor. Hastaların belirtilerine göre değerlendirilmesi gerekir." açıklamasında bulundu.

Kaynak: AA