Türkiye'de kaybedilen hayatların yaklaşık yüzde 40'ının kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandığı belirtilirken, erken tanı ve tedavi için düzenli muayenelerin önemli olduğu vurgulandı. Özel Sağlık Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Alkan Arpaçay, günümüzde giderek yaygınlaşan hareketsiz yaşam tarzı, obezite ve stres gibi faktörlerin kalp ve damar hastalıklarındaki artışta etkili olduğunu söyledi. Kalp ve damar sağlığının korunmasında beslenme alışkanlıklarının ve günlük hareket düzeyinin önemli olduğunu belirten Arpaçay, paketli gıdalardan uzak durulması ve daha hareketli bir yaşam tarzının benimsenmesi gerektiğini ifade etti.

KALP VE DAMAR SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR

Gıdalara ulaşımın kolaylaşmasıyla birlikte paketli ve hazır ürünlerin günlük yaşamda daha fazla yer aldığını belirten Op. Dr. Alkan Arpaçay, beslenmenin kalp ve damar sağlığı üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyledi. Arpaçay, “Hazır tüm ürünlerden uzak durmak gerekiyor. Beslenme kalp damar sağlığını gerçekten çok etkiliyor. Şimdiki çocukların neredeyse hepsinde benzer vücut ölçüleri var. Artık herkes, her yere arabayla gidiyor, asansöre biniyor. İnternetten sipariş veriyor; her şey ayağımıza geliyor. Çoğu insan hayat koşulları nedeniyle düzenli spor yapamıyor, hobisi bulunmuyor. Bunlar da kalp damar sağlığını tehdit ediyor” diye konuştu.

SPOR YAPMAK YARARLI HORMON SALINIMINI DA ARTIRIYOR

Masabaşı ve home office çalışma düzeninin, artan stresin ve uyku düzenindeki bozulmanın da sağlık açısından risk oluşturduğunu kaydeden Arpaçay, sporun günlük yaşamın bir parçası olması gerektiğini belirtti. Arpaçay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sporun bir şekilde hayatın içinde var olması gerekli. Ölüme yakın kişilerin bacakları çok incedir. Bacak kasları erimiştir çünkü. 35 yaşından sonra her yıl yüzde 1, yüzde 2 kas kaybediyoruz. Kas kaybı demek şeker hastalığı, tansiyon, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve kışın daha sık hasta olmak için bir nedendir.

Sadece Yürüyüş Yeterli Değil! Uzmanı Uyardı Türkiye’de Ölümlerin Yaklaşık Yüzde 40’I Bu Hastalıktan Kaynaklanıyor (1)

Çarpıntıyı hafife almayın! Uzmanından inme ve kalp yetersizliği uyarısı
Çarpıntıyı hafife almayın! Uzmanından inme ve kalp yetersizliği uyarısı
İçeriği Görüntüle

"YALNIZCA YÜRÜYÜŞ YAPMAK YETERLİ DEĞİL"

Bacak kaslarını geliştirmek için direnç egzersizi yani ağırlık çalışmak gerekir. Yalnızca yürüyüş yapmak yeterli olmuyor. Sadece kiloya odaklanmamak gerekli, kas ağırlığı ve yağ ağırlığı farklı şeyler. Ölçüler burada daha kıymetli. Karın içi yağlanma ne durumda? Bel çevren ne durumda? Bunlara bakmak gerekiyor. Spor yapmak stresi de azaltıyor. Uyku düzenini de sağlıyor. Aslında antidepresanlara gerek yok. Çünkü düzenli yapılan sporla birlikte vücutta doğal olarak melatonin, serotonin ve dopamin salgılanıyor”

KAS KAYBINA VE VÜCUT ÖLÇÜLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Op. Dr. Alkan Arpaçay, 35 yaşından sonra her yıl kas kaybı yaşanabildiğine dikkat çekerek, yalnızca vücut ağırlığına odaklanılmaması gerektiğini ifade etti. Kas ve yağ ağırlığının birbirinden farklı olduğunu belirten Arpaçay, karın içi yağlanma ve bel çevresi gibi ölçülerin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bacak kaslarının geliştirilmesi için direnç egzersizlerinin ve ağırlık çalışmalarının önemine dikkat çeken Arpaçay, yürüyüşün tek başına yeterli olmayabileceğini ifade etti.

40 YAŞINDAN İTİBAREN DÜZENLİ KONTROL YAPTIRIN

Kalp sağlığının korunması amacıyla düzenli doktor kontrolünün önemine değinen Op. Dr. Alkan Arpaçay, özellikle 40 yaşından itibaren muayenelerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Arpaçay, “40 yaşına kadar mutlaka bir kere bir kalp kontrolünüzü yaptırın. Orta yaşlarda herhangi sıkıntınız olmasa bile yılda bir kere muayene olmak önemlidir. Eğer bir sorun varsa zaten doktor sizi 3 ayda, 6 ayda bir muayeneye çağıracaktır. Bir de şu var, arabanızı her yıl 10 bin kilometrede bir servise götürüyorsunuz. Kalbiniz her şeyden daha önemli, onu da her yıl muayene ettirmelisiniz” diye konuştu.

AKDENİZ TİPİ BESLENME ÖNERİSİ

Kalp ve damar sağlığının korunmasında beslenmenin önemli bir yer tuttuğunu belirten Arpaçay, Akdeniz tipi beslenme modeline dikkat çekti. Arpaçay, sağlıklı beslenmeye ilişkin, “Akdeniz tipi beslenme; sebze, meyve, tam tahıl, baklagil, zeytinyağı, balık ve çiğ kuruyemiş ağırlıklı, kırmızı et ve işlenmiş gıdanın ise sınırlı olduğu bir beslenme modelidir. Yumurta bir zamanlar çok kötüleniyordu; ama çok değerli bir protein kaynağıdır. Sarısını ve beyazını da sakın ayırmayın. Çünkü sarının içindeki enzimler beyazın sindirimini de kolaylaştırıyor. Zeytinyağı sağlıklıdır evet; ama ölçülü tüketmek kaydıyla. Bir de beyaz ekmek yerine kepek ekmek tüketme konusu çok soruluyor. Aslında ikisi de aynı kaloriye sahip. Beyaz ekmek yendiğinde kan şekerini aniden yükseltiyor. Vücut insülin salgılıyor, aniden düşüyor. Belli bir süre sonra daha çok acıkıyorsunuz. Kepekli ekmekte ise glisemik indeks daha yavaşça yükseliyor daha geç acıkıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: BÜLTEN