Buca'da imece usulü festival: “Hırsız Çalmaz” kavunu ve susuz incir tanıtıldı
Buca'da imece usulü festival: “Hırsız Çalmaz” kavunu ve susuz incir tanıtıldı
İçeriği Görüntüle

Fulya OMAÇ- Eşsiz kumsalları, renkli gece hayatı ve antik çağa uzanan kültürel mirasıyla her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan İzmir'in dünyaca ünlü turizm merkezi Çeşme, tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra mavinin derinliklerinde barındırdığı eşsiz zenginlikleriyle de dalış tutkunlarına farklı bir keşif deneyimi yaşatıyor. Batık gemilerden su altı heykellerine, mağaralardan yapay resiflere, yüzlerce vatozun gözlemlenebildiği dalış noktalarından rengarenk deniz yaşamına uzanan su altı dünyası, her seviyeden dalış meraklısını kendine çekiyor.

Monem Batığı'ndan TCSG-68 Sahil Güvenlik Gemisi'ne, Yatak Odası Mağarası'ndan Vatoz Tarlası'na kadar uzanan dalış rotaları Çeşme'nin su altındaki zenginliğini oluşturuyor. Yaklaşık çeyrek asırdır bölgede dalış eğitmenliği yapan Derin Doğa Dalış Merkezi'nin sahiplerinden Erdinç Ergün, her biri farklı özellikler taşıyan bu rotaları ve mavinin altındaki yaşamı okurlarımız için anlattı.

HER DALIŞ YENİ BİR KEŞİF

1999'dan bu yana Çeşme'nin su altını keşfeden ve binlerce dalışa rehberlik eden Derin Doğa Dalış Merkezi'nin sahiplerinden dalış eğitmeni Erdinç Ergün, ilçenin su altı zenginliğinin her dalışta farklı bir deneyim sunduğunu söyledi. Çeşme'nin zengin fauna ve florasıyla Türkiye'nin önde gelen dalış merkezlerinden biri olduğunu belirten Ergün, uzun görüş mesafesine sahip berrak suların ve canlı çeşitliliğinin bölgeyi su altı tutkunları için ayrıcalıklı kıldığını ifade ederek, “Mercanlar ve süngerlerle kaplı kaya oluşumlarının yanı sıra çipura, eşkina, karagöz, sinarit, lipsoz ve sübye gibi çok sayıda deniz canlısına ev sahipliği yapan Çeşme'de yaklaşık 15 dalış noktası bulunuyor. Hava koşullarının elverişsiz olduğu dönemlerde bile bu noktaların yaklaşık 10'unda güvenli dalış yapılabiliyor. Herkesçe dalınabilen Monem Batığı, etkileyici Yatak Odası Mağarası, balık ve kalamar yuvaları ile heykellerin bulunduğu No Name, canlı ve renkli 88 ile yüzlerce kazık kuyruk vatozun olduğu Vatoz Tarlası'nın en ilgi gören rotalar arasında yer alıyor” diye konuştu.

ENKAZ DEĞİL, YAŞAYAN DÜNYA

Çeşme'nin simge dalış noktalarından biri olan Monem Batığı'nın diğer batıklardan farklı bir yere sahip olduğunun altını çizen Ergün, bu eşsiz rotayı şu sözlerle anlattı:

"Monem Batığı'nı görmeden Çeşme'de dalış yaptım demek büyük eksiklik olur. Her seviyeden dalgıcın güvenle dalabileceği bu batık, Türkiye'nin en büyük batıklarından biri. 2004 yılında Aliağa'ya götürülürken fırtına nedeniyle Çeşme açıklarında 18 metre derinliğe battı. 75 metre uzunluğundaki geminin bulunduğu konum, su altı yaşamı için büyük bir avantaj sağladı. Bugün iki katlı hangarı, geniş güvertesi ve doğal yapısıyla çok sayıda deniz canlısına ev sahipliği yapıyor. Bugün burası sıradan bir batık olmaktan öte; balıkların beslendiği, barındığı ve çoğaldığı canlı bir ekosistem haline geldi. Bu yüzden biz onu denizin dibinde yatan bir enkaz olarak değil, yaşayan küçük bir dünya olarak görüyoruz."

ASKERİ GEMİ İLGİ ODAĞI

Çeşme’nin diğer bir batığının ise yapay resif projesi kapsamında 2017 yılında batırılan TCSG 68 Sahil Güvenlik Gemisi olduğunu ifade eden Ergün, "İstanbul Taşkızak Tersanesi'nde 1982 yılında kızağa konulan gemi, 1983 yılında denize indirildi. Bir yıl sonra Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterine katılarak 34 yıl boyunca görev yaptı. Kardak Kayalıkları krizi başta olmak üzere birçok önemli operasyonda yer alan gemi, 2016 yılında hizmetten çıkarıldı. Bir yıl sonra ise yapay resif projesi kapsamında dalış turizmine kazandırılmak üzere Çeşme açıklarında, Eşek Adası yakınlarında 30 metre derinliğe batırıldı. Geminin batırılması sırasında 36 ton beton kullanıldı. Bugün ise bir dalış noktası olmasının yanı sıra aynı zamanda su altında sanatla buluşan ender mekanlardan biri olarak da ilgi görüyor. Geminin içinde, Türkiye'nin ilk su altı fotoğraf sanatçılarından Mustafa Kapkın'ın yaklaşık 63 yıl önce Bodrum'da süngercileri kendi geliştirdiği fotoğraf makinesiyle görüntülediği karelerden oluşan 'Sünger Dalgıçları' sergisi yer alıyor. Dalış tutkunları, mavi suların derinliklerinde hem tarihi bir görev gemisini keşfediyor hem de su altında sergilenen bu özel fotoğraf koleksiyonunu görme fırsatı yakalıyor" sözleriyle TCSG 68’in Çeşme dalış turizmindeki özel yerini anlattı.

DALIŞ TUTKUNLARININ GÖZDESİ

Çeşme'nin en etkileyici dalış noktalarından birinin de "Yatak Odası" olarak bilinen mağara olduğunu belirten Erdinç Ergün, doğal yapısı ve zengin su altı yaşamıyla bu bölgenin özellikle yeni başlayanlardan deneyimli dalgıçlara kadar herkesin ilgi odağı olduğuna değinerek, "Barakuda sürülerinin yanı sıra müren, çipura, akya ve orfoz gibi birçok deniz canlısına ev sahipliği yapan Yatak Odası, günün son dalışı için en çok tercih edilen rotalardan biri. Adanın batısındaki iki mağara girişi ile süngerlerin oluşturduğu renk cümbüşü, özellikle makro ve geniş açı çalışan su altı fotoğrafçılarına eşsiz kareler sunuyor. Mağaranın içinden dışarıya bakıldığında görülen turkuaz mavisi ise burayı unutulmaz kılan ayrıntıların başında geliyor."

VATOZ TARLASI

Ildırı açıklarındaki Vatoz Tarlası'nın son yıllarda Çeşme'nin en ilgi gören dalış noktalarından biri haline geldiğini belirten Erdinç Ergün, bölgenin özellikle vatoz popülasyonuyla dikkat çektiğini söyledi. Ergün, "Bu bölgede yaklaşık yedi farklı vatoz türüyle karşılaşmak mümkün. Özellikle kazık kuyruk vatozları burada yoğun olarak görülüyor. Çevredeki balık çiftliklerinin vatozları bu bölgeye çektiğini, kumlu deniz tabanının da özellikle ekim ve kasım aylarında çiftleşme döneminde onlar için uygun bir yaşam alanı oluşturduğunu düşünüyoruz. Yüzlerce vatozu aynı anda doğal ortamında izleyebilmek dalış tutkunları için eşsiz bir deneyim" diye konuştu.

DENİZİN GELECEĞİ İÇİN…

Ege Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirdikleri Çeşme Yapay Resif Projesi’nin, yavru balıklar için yeni yaşam alanları oluştururken yasa dışı trol avcılığının önlenmesine de katkı sağladığına dikkat çeken Ergün, “Çeşme Kaymakamlığı, Çeşme Belediyesi ve İzmir Deniz Ticaret Odası'nın destekleriyle yürütülen projeler kapsamında su altındaki yaşamı korumaya ve geliştirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Deniz Memelileri Araştırma Derneği ile 2021 yılında bölgemizde ortak çalışma başlattık. Ekibimiz aynı zamanda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin su altı görüntüleme takımı üyesi” ifadelerini kullandı.

KUŞAKTAN KUŞAĞA

Deniz sevgisinin ailesinde çocuk yaşlarda filizlendiğini anlatan Ergün, bu tutkunun oğullarının başarılarına da yansıdığını söyledi. Ergün, “Büyük oğlum Derin Ergün, Kemer Uluslararası Sualtı Fotoğraf Yarışması'nda 2020 yılında birincilik, 2021 yılında ise üçüncülük elde etti. Küçük oğlum Doğa da denizle kurduğu bağı zamanla su altı fotoğrafçılığına dönüştürdü. 2026 Sony Dünya Fotoğraf Ödülleri'nin Gençlik Kategorisi'nde kısa listeye kalması ve Litvanya'da düzenlenen uluslararası '21st Century Photo Competition'da üçüncülük kazanması, doğru yolda ilerlediğinin en güzel göstergelerinden biri. Benim için en değerlisi ise çocuklarımın denize yalnızca bir spor ya da hobi olarak değil, korunması gereken eşsiz bir yaşam alanı olarak bakmaları. İki oğlumuzun da ulusal ve uluslararası yarışmalarda elde ettiği başarılar ailemiz adına büyük bir gurur kaynağı” diyerek duygularını paylaştı.

Kaynak: Haber Merkezi