
Dr. Ayşenur Gök: Tıptan müziğe uzanan ilham veren bir yolculuk
Ankara doğumlu göğüs hastalıkları uzmanı Dr. Ayşenur Gök, tıp alanındaki kariyerinin yanı sıra müzik dünyasında da dikkat çeken üretkenliği ve özgün tarzıyla adından söz ettiriyor. Bilimin disiplinini sanatın duygusal gücüyle buluşturan Gök, hem doktorluk mesleğini sürdürürken hem de müziğe olan tutkusunu profesyonel bir üretim alanına dönüştüren isimlerden biri olarak öne çıkıyor.
Müzikle tanışması çocukluk yıllarına uzanan Ayşenur Gök’ün sanat yolculuğu lise yıllarında eline aldığı ilk gitarla başladı. Klasikleşmiş “Akdeniz Akşamları” ile attığı ilk adım, ilerleyen yıllarda onu kendi şarkılarını yazan bir sanatçıya dönüştürdü. 2006 yılında tıp fakültesinde öğrenciyken ilk bestesini yapan Gök, o dönemde TRT Çocuk Şarkıları yarışması, beste yarışmaları ve okul marşı yarışmalarına katılarak sahne ve üretim deneyimi kazandı.
Tıp fakültesinin yoğun temposu nedeniyle bir süre müziğe ara vermek zorunda kalan Gök için sanat hiçbir zaman hayatından tamamen çıkmadı. Yıllar sonra yaşadığı kişisel dönüşüm süreci, müziği yeniden hayatının merkezine taşıdı. Kitaplar, seyahatler ve terapi süreçleriyle başlayan içsel keşif yolculuğu, onun kendini yeniden ifade etme isteğini güçlendirdi. Katıldığı Kariyer Dönüşüm Atölyesi ise bu kararın önemli bir başlangıcı oldu.
Bu süreçte ilhamın yeniden hayatına girmesiyle birlikte Ayşenur Gök neredeyse iki günde bir şarkı yazmaya başladı. Yazdıkça kendini daha iyi tanıdığını ve müziğin ruhuna iyi geldiğini fark eden sanatçı, aynı zamanda profesyonel şan eğitimi almaya da başladı ve bu eğitimine halen devam ediyor.
Bugüne kadar yaklaşık 200 şarkı yazan Gök, üretkenliğiyle dikkat çeken bir sanatçı profili çiziyor. Tüm bestelerini kendi arşivinde titizlikle saklayan sanatçı, her eserin ayrı bir hikâye ve duygu taşıdığını ifade ediyor.
Sanatçının ilk resmi çalışması olan “Kapı”, 17 Ocak 2025’te dinleyiciyle buluştu ve sanatçının kişisel dönüşüm yolculuğunu anlatan özel bir eser olarak öne çıktı. Mayıs ayında yayımlanan “Erkekler” adlı şarkısı ise günümüz ilişkilerine eleştirel ve eğlenceli bir bakış sunarak kısa sürede dikkat çekti ve sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Ekim ayında çıkan “Mutlu Aşk Yok” ise duygusal atmosferi ile hareketli altyapıyı bir araya getirerek bazı televizyon ve radyo programlarında da yer aldı.
Yakın zamanda dört yeni şarkısını daha dinleyicilerle buluşturmayı planlayan Ayşenur Gök, müziği yalnızca bir hobi değil, kendini ifade ettiği güçlü bir alan olarak görüyor. Yetenekleri, kendine özgü çalışma tarzı, özgün projeleri, çok yönlü birikimi ve vizyonu ile dikkat çeken Dr. Ayşenur Gök; güçlü iletişimi, pozitif enerjisi, ışıltısı ve sahne duruşuyla sanat dünyasında kendine özgü bir yer edinmeye aday görünüyor.

Bella Şans’tan aşk ve vatan temalı iki dikkat çeken eser
Türk müziğinde son dönemde üretimleriyle öne çıkan Bella Şans, iki farklı temayı işlediği şarkılarıyla dinleyicinin karşısına çıkıyor. Sanatçının yeni çalışması “Dünya Bize Cennet Olur” ile daha önce yayımladığı “Vatan Aşkı”, hem duygusal hem de toplumsal yönüyle dikkat çekiyor.
Söz ve bestesi Bella Şans’a ait olan “Dünya Bize Cennet Olur”, aşkın inişli çıkışlı doğasını sade ve etkileyici bir dille anlatıyor. Ayrılık, özlem ve yeniden kavuşma duygularını işleyen şarkı, “Yaşatırım aşkı tarifsizce sana, dünya bize cennet olur” sözleriyle dinleyiciye umut aşılıyor. Prodüksiyon süreci tamamen sanatçının imzasını taşırken, teknik çalışmalarda Volistanbul yer alıyor. Klip yönetmenliğini Ferit Çetinkaya üstlenirken, makyajda İrem Çetinkaya bulunuyor.
🎧 YouTube: https://youtu.be/Gr_2JPOg550?si=LNgktlcumoD51n5K
Bella Şans’ın daha önce dinleyiciyle buluşturduğu “Vatan Aşkı” ise sanatçının toplumsal duyarlılığını yansıtan güçlü bir eser olarak öne çıkıyor. Yine söz ve bestesi kendisine ait olan şarkı, milli birlik ve beraberlik duygusunu ön plana çıkarıyor. Sanatçının bu eseri, yalnızca bir müzik çalışması değil; vatan sevgisiyle, ülkeye duyulan bağlılıkla ve ortak değerleri koruma bilinciyle ortaya çıkmış bir ifade olarak dikkat çekiyor. Bella Şans’ın sözlerinde hissedilen bu içtenlik, şarkının dinleyiciyle daha derin bir bağ kurmasını sağlıyor. “Bayraklar inmesin, ezanlar dinmesin, vatanımız bölünmesin” gibi ifadelerle dikkat çeken eser, sadece müzikal yönüyle değil, taşıdığı anlamla da fark yaratıyor. En dikkat çeken detay ise şarkının tüm gelirinin kimsesiz çocuklara bağışlanacak olması.
🎧 YouTube: https://www.youtube.com/watch?v=8Xvq57UvVnw
Bella Şans, bu iki eseriyle müziğin farklı yüzlerini başarılı bir şekilde ortaya koyuyor. “Dünya Bize Cennet Olur” ile bireysel duygulara dokunan sanatçı, “Vatan Aşkı” ile toplumsal birlik ve aidiyet mesajı veriyor. Üretimin her aşamasında aktif rol almasıyla dikkat çeken Bella Şans, hem söz yazarı hem besteci hem de prodüktör kimliğiyle müzik yolculuğunu güçlü bir şekilde sürdürüyor.
📱 Instagram: https://www.instagram.com/bellasansofficiall?igsh=MW50Ymh3MmoyZWRwaw==

Sağlık, yönetim ve turizmi buluşturan vizyoner lider: Dr. Demet Ensari Şaylı
Sağlık sektöründe yalnızca mesleki uzmanlık değil, aynı zamanda güçlü bir yönetim vizyonu da fark yaratan liderleri ortaya çıkarıyor. Bu çok yönlü yaklaşımın başarılı temsilcilerinden biri olan Dr. Demet Ensari Şaylı, akademik birikimi, uzun yıllara dayanan kurumsal deneyimi ve uluslararası perspektifiyle sağlık yönetimi ve sağlık turizmi alanlarında dikkat çeken bir kariyere sahip.
1980 yılında Ankara’da doğan Dr. Ensari Şaylı, 2003 yılında Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden yüksek onur derecesiyle mezun oldu. Mezuniyetinin ardından 2003–2023 yılları arasında Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi başta olmak üzere Başkent Sağlık Kurumları bünyesinde farklı kademelerde görev alarak sağlık hizmetlerinin hem klinik hem de yönetsel boyutlarında önemli deneyimler kazandı. Bu süreçte sağlık sisteminin işleyişini yakından tanıma ve geliştirme fırsatı bulan Şaylı, kariyerini yalnızca uygulama alanıyla sınırlı tutmayarak yönetim ve strateji alanlarına da taşıdı.
Mesleki gelişimini akademik çalışmalarla güçlendiren Dr. Şaylı, Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sağlık Yönetimi ve Yöneticiliği alanında yüksek lisansını tamamladı. Ayrıca 2022 yılında Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi bünyesinde düzenlenen “Sağlık Turizmi Sorumlusu” sertifika programını başarıyla bitirerek uluslararası sağlık turizmi süreçlerinde uzmanlığını pekiştirdi. Etkili iletişim, proje yönetimi, sağlık turizminde pazarlama ve imaj yönetimi alanlarında aldığı eğitimler ve sertifikalar, onun çok yönlü profesyonel donanımını ortaya koyuyor. Aynı zamanda sağlık yönetimi ve sağlık turizmi konularında çeşitli dergi ve bloglarda yayımlanmış çok sayıda yazısıyla da bilgi ve deneyimini paylaşmayı sürdürüyor.
Akademik yolculuğunu 2025 yılında Health Sciences Atlantic International University’den aldığı doktora derecesiyle taçlandıran Dr. Demet Ensari Şaylı, uluslararası ölçekte de uzmanlığını belgeledi. Çok iyi derecede İngilizce ve orta derecede Arapça bilmesi, küresel iş birlikleri ve sağlık turizmi projeleri açısından önemli bir avantaj sağlıyor.
Günümüzde Sağlık Turizmi Yatırım, Danışmanlık ve Projelendirme alanında faaliyet gösteren kendi şirketinin Kurucu Müdürü olarak çalışmalarını sürdüren Dr. Şaylı, aynı zamanda Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Danışma Kurulu Üyesi olarak sektöre stratejik katkılar sunmaya devam ediyor. Özellikle Kastamonu ve çevresinde ekoturizm ile sağlık turizmini bir araya getiren sürdürülebilir projelere odaklanan çalışmalarıyla dikkat çekiyor.
Vizyoner yaklaşımı, güçlü iletişimi ve yenilikçi projeleriyle sağlık yönetimi alanında ilham veren bir lider olan Dr. Demet Ensari Şaylı, 23. Altın Başarı Ödülleri kapsamında “Sağlık, Yönetim ve Turizmi Buluşturan Liderlik Başarı Ödülüne layık görülerek başarılarını taçlandırdı.
Fotoğraf: Ali Ulusoy

Sahadan ekrana uzanan bir hikâye: Edanur Karaloğlu
Genç yaşına rağmen medya dünyasında sağlam adımlarla ilerleyen Edanur Karaloğlu, sahadaki enerjisi, insan odaklı yaklaşımı ve güçlü iletişimiyle dikkat çeken isimlerden biri. 27 Ağustos 1998 doğumlu olan Karaloğlu, Beykent Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölümü’nden mezun olarak medya sektörüne donanımlı bir başlangıç yaptı.
Kariyer yolculuğuna üniversite yıllarında sinema sektöründe adım atan Karaloğlu, film setlerinde asistanlık yaparak sektörün mutfağını yakından tanıma fırsatı buldu. Ancak zamanla haberciliğe duyduğu ilgi ağır bastı ve yönünü televizyon gazeteciliğine çevirdi. Bu geçiş, onun için yalnızca bir kariyer değişikliği değil, aynı zamanda tutkularının peşinden gitme kararıydı.
İlk saha deneyimlerini YouTube platformunda gerçekleştirdiği sokak röportajlarıyla kazanan Karaloğlu, burada hem halkla doğrudan iletişim kurmayı öğrendi hem de gündemin nabzını sahadan tutmayı başardı. Ardından kısa süreli editörlük deneyimiyle içerik üretiminin farklı bir yönünü keşfetti. Bu birikim, onu televizyon haberciliğine taşıyan önemli bir basamak oldu.
Yaklaşık bir buçuk yıldır 24 TV bünyesinde haber muhabiri olarak görev yapan Karaloğlu; kültür-sanat, tarih, sağlık, siyaset ve toplumsal konular başta olmak üzere geniş bir alanda haber üretiyor. Özellikle sahada gerçekleştirdiği insan hikâyeleri ve sokak röportajlarıyla izleyiciyle güçlü bir bağ kurmayı başarıyor. Onun habercilik anlayışında yalnızca bilgi vermek değil, izleyiciye o anı yaşatmak da büyük önem taşıyor.
Sahada olmayı seven ve insan hikâyelerine dokunmayı öncelik haline getiren Karaloğlu, haberciliği bir anlatım biçiminden öte, bir deneyim aktarımı olarak görüyor. Enerjik ve pozitif yapısı, hem çalışma ortamına hem de ekranlara yansırken; güçlü iletişim becerisi onu sahada daha da etkili kılıyor.
Kendine özgü çalışma tarzı, özgün projeleri ve çok yönlü birikimiyle öne çıkan Edanur Karaloğlu, vizyoner bakış açısıyla habercilikte daha derinlikli ve iz bırakan işlere imza atmayı hedefliyor. Onun için habercilik; yalnızca anlatmak değil, olayın merkezinde yer almak, insanların sesini duyurmak ve görünmeyeni görünür kılmak anlamına geliyor.
Güzelliği, ışıltısı ve pozitif enerjisiyle ekranlarda fark yaratan Karaloğlu, aynı zamanda sahadaki duruşuyla da genç gazetecilere ilham veren bir profil çiziyor. Medya dünyasında adından daha çok söz ettireceği şimdiden belli olan Edanur Karaloğlu, haberciliğe getirdiği samimi ve güçlü bakış açısıyla yoluna emin adımlarla devam ediyor.

Fatma Hoca: Havacılığın görünmeyen kahramanlarını gençlere tanıtıyor
Havacılık sadece pilotluk ve kabin memurluğundan ibaret değil; bu alanda her görev, disiplin, sorumluluk ve ekip çalışması gerektiriyor. İşte bu bakış açısıyla Kocaeli Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Havacılık Yönetimi mezunu Fatma Demirci, havacılığı gençlere doğru ve bilinçli bir şekilde aktarmayı hedefleyen eğitimci olarak öne çıkıyor.
Fatma Hoca, yıllardır ulaştırma hizmetleri alanında öğretmenlik yaparken, öğrencilerine havacılığı yalnızca teorik bilgilerle değil, sektörün gerçek dinamikleriyle aktarmayı amaçlıyor. Ona göre havacılık; “disiplin, ekip çalışması ve sorumluluk gerektiren geniş bir dünyadır” ve gençlerin sadece hayal kurmakla yetinmemesi, hayallerini sağlam bir altyapı ve doğru bilgilerle gerçekleştirebilecek donanıma sahip olması gerekiyor.
Kendi kaleme aldığı köşe yazılarında havacılığa dair doğru bilinen yanlışları ele alan Fatma Hoca, özellikle gençlere sektörü farklı açılardan tanıtıyor. Yazılarından birinde, “Uçak havalanırken çoğumuzun gözü kokpitte olur. Pilotlar, kabin ekibi, anonslar… Hepsi görünür ve ilgi çekicidir. Ancak gerçek şu ki; bir uçağın havalanması, yalnızca pilotların başarısı değildir. Perde arkasında, çoğu zaman hiç fark edilmeyen büyük bir ekip çalışır” ifadeleriyle, havacılığın görünmeyen yönlerine dikkat çekiyor.
Fatma Hoca, özellikle load control uzmanları, yer hizmetleri personeli ve operasyon-planning ekiplerinin uçuş güvenliğinde oynadığı kritik rolü vurguluyor. “Gökyüzünde yer almak istiyorsanız, bunun tek yolu kokpit değildir” diyerek, öğrencilerine havacılığın tüm alanlarını keşfetmeleri için ilham veriyor.
Kendine özgü çalışma tarzı, çok yönlü birikimi, güçlü iletişimi ve pozitif enerjisi ile dikkat çeken Fatma Hoca, sadece bir eğitimci değil; aynı zamanda sektörde farkındalık yaratmayı görev bilen bir vizyoner olarak da öne çıkıyor. Havacılıkta her görevin değerli olduğunu ve görünmeden kusursuz çalışmanın en büyük başarı olduğunu vurgulayan Demirci, gençlere ilham vermeye devam ediyor.
Fatma Hoca, eğitim dünyasındaki özgün projeleri ve kaleme aldığı yazılarla, havacılığın sadece gökyüzüne bakmak değil, görünmeyeni görmek olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Gülten Ünal: Ruhsal denge ve enerjisel dönüşümün yol gösteren ismi
Modern yaşamın yoğun temposu içinde içsel huzurunu arayanlara rehberlik eden Gülten Ünal, spiritüel danışmanlık ve enerji çalışmaları alanındaki birikimiyle dikkat çekiyor. Uzman yaşam koçu, kozmik enerjist, bio enerji uzmanı ve spiritüel danışman kimliklerini bir araya getiren Ünal, yaklaşık 9 yıldır danışanlarına çok yönlü bir dönüşüm süreci sunuyor.
“BİR’in Şifa Işığı” yaklaşımıyla tanınan Ünal, geliştirdiği “Öz’e Yolculuk” modeliyle bireylerin kendi iç dünyalarıyla bağ kurmalarına destek oluyor. Bu yaklaşım, kişinin öz benliğini keşfetmesini, negatif enerjilerden arınmasını ve daha dengeli bir yaşam sürmesini hedefliyor. Ünal’a göre kozmik enerji; evrende var olan yaşam gücünün bir parçası olarak, hem ruhsal hem de fiziksel denge üzerinde önemli bir etkiye sahip.
Danışanlarının geri bildirimlerine göre Ünal’ın çalışmaları yalnızca bir rahatlama süreci sunmakla kalmıyor; aynı zamanda farkındalık kazandıran ve yaşamda yeni bir bakış açısı oluşturan bir dönüşüm sağlıyor. Farklı meslek gruplarından birçok kişiyle çalışan Ünal, bireylerin yaşamlarındaki olumsuz döngüleri kırmalarına yardımcı olmayı amaçlıyor.
Medya alanında da aktif bir isim olan Gülten Ünal, çeşitli televizyon ve radyo programlarına konuk olarak bilgi ve deneyimlerini geniş kitlelerle paylaşıyor. Aynı zamanda kaleme aldığı yazılarla spiritüel gelişim, enerji çalışmaları ve kişisel farkındalık konularında okuyuculara rehberlik ediyor.
Son dönemde katıldığı organizasyonlarda da adından söz ettiren Ünal’ın, “Yılın Kozmik Enerjisti” kategorisinde ödüle layık görüldüğü, ayrıca uluslararası belge ve sertifikalarla mesleki yetkinliğini güçlendirdiği ifade ediliyor.
Kendine özgü yaklaşımı, güçlü sezgileri ve enerjisiyle danışanlarının hayatına dokunan Gülten Ünal, ruhsal denge ve içsel dönüşüm arayışında olanlara ışık olmaya devam ediyor.
📲 Instagram: @gultenn.unal

Hakan Kartal’dan güçlü bir çıkış: “Çoktan Barıştım”
Türk müzik dünyasında kendine özgü tarzı ve geniş repertuvarıyla dikkat çeken Hakan Kartal, yeni eseri “Çoktan Barıştım” ile dinleyicilerle buluştu. Söz ve müziği sanatçının kendisine ait olan eser, güçlü altyapısı ve duygusal anlatımıyla kısa sürede ilgi görmeye başladı.
1968 yılında İstanbul’da doğan Hakan Kartal, müzik eğitimini Pera Müzik Akademisi’nde piyano, solfej ve şan üzerine aldıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Temel Bilimler (Müzik Teorileri) bölümünden mezun oldu. 1986 yılından bu yana profesyonel müzik hayatını sürdüren sanatçı, 52 farklı dilde yaklaşık 2500 şarkılık repertuvarıyla Türkiye’de nadir, dünyada ise sayılı “international singer” unvanına sahip isimlerden biri olarak öne çıkıyor.
Dramatik tenor ses yapısıyla bilinen Kartal, Batı müziğinden Türk sanat müziğine, halk müziğinden klasik eserlere kadar geniş bir yelpazede yorum gücünü ortaya koyuyor. Aynı zamanda orkestrasyon çalışmalarını da kendisi üstlenen sanatçı, müziğin teknik ve duygusal yönünü bir arada sunuyor.
“Çoktan Barıştım” ise içsel hesaplaşma, kabulleniş ve duygusal olgunlaşma temalarını işliyor. “Acı çektim alıştım, mühürlendim yatıştım, kendimle tanıştım” sözleriyle dikkat çeken eser, dinleyicide güçlü bir duygusal karşılık buluyor.
Şarkının düzenlemesi Hakan Kartal ve Serdar Seçme tarafından yapılırken, mix ve mastering çalışması da Serdar Seçme imzası taşıyor. Klip yönetmenliğini Soner Akçam’ın üstlendiği projede, müzikal ve görsel bütünlük dikkat çekiyor.
Daha önce “Söylüyorum İşte” ve “The Entertainer – Volume 1” albümleriyle müzikseverlerle buluşan Kartal, 2022 yılında Kuşadası Altın Güvercin Beste Yarışması’nda “Bekle Efendi” adlı eseriyle ikinci olarak önemli bir başarı elde etmişti.
Sanatçının son çalışması “Çoktan Barıştım”, hem güçlü sözleri hem de etkileyici yorumu ile müzik dünyasında kalıcı bir iz bırakmaya aday görünüyor.
YouTube: https://youtu.be/H3e5nwJuhh4?si=MxmSWsoy-29Xj3CN

Mühendislikten müziğe: Hamdi Akbaba’dan duygusal bir çıkış
Almanya’da Berlin Teknik Üniversitesi’nde eğitimini tamamlayan ve Elektrik-Elektronik Yüksek Mühendisi unvanına sahip olan Hamdi Akbaba, akademik kariyerini sanatla harmanlayan isimler arasında dikkat çekiyor. Mühendislik alanındaki başarısını müzik tutkusuyla birleştiren Akbaba, uzun süredir sürdürdüğü müzik çalışmalarını yeni projelerle taçlandırmaya devam ediyor.
Sanatçı, Berlin’de beş yılı aşkın süre boyunca Türkiye’nin tanınmış bağlama virtüözlerinden saz ve ses eğitimi alarak müzikal altyapısını güçlendirdi. Bu eğitim süreci, onun eserlerine hem teknik derinlik hem de duygusal bir zenginlik katıyor.
Sanatçının bugüne kadar hazırladığı üç klip, dört farklı yerel televizyon kanalında yayınlanarak geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. Son olarak ise Unutursun Diye Çok Korkuyorum adlı eseriyle dijital platformlarda da yerini aldı. Söz ve müziği Halil Yılmaz imzası taşıyan parça, duygusal anlatımı ve akılda kalıcı melodisiyle dinleyicilerden ilgi görüyor.
Aşk, kaybetme korkusu ve unutulma endişesi gibi evrensel temaları işleyen şarkı, özellikle nakaratındaki “unutursun diye çok korkuyorum” sözleriyle dinleyenlerin duygularına dokunuyor. Akbaba’nın yorumuyla hayat bulan eser, modern sound’u ve samimi anlatımıyla öne çıkıyor.
Sanatçının son klibi, müzik dünyasının önemli dijital platformlarından NetD üzerinden yayınlanarak daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyor.
🎧 YouTube’da izlemek için:
https://www.youtube.com/watch?v=KAaNgJc5vxo
📱 Sanatçının Instagram hesabı:
https://www.instagram.com/hamdi.akbaba.33?utm_source=qr&igsh=eWhoYmd2eWFp
Mühendislik disiplini ile sanatsal üretimi bir araya getiren Hamdi Akbaba, müzik yolculuğunda emin adımlarla ilerlerken, yeni projeleriyle de adından söz ettirmeye hazırlanıyor.