
KLARNETİN DİLİYLE ANADOLU'NUN SESİ: ALİ EMRE MALÇOK'TAN "KIRMIZI BUĞDAY" YORUMU
Klarnet sanatçısı Ali Emre Malçok, Anadolu'nun köklü müzik mirasını günümüz dinleyicisiyle buluşturan "Evvel Nefes" adlı mini albüm serisiyle dikkat çekiyor. Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında peş peşe yayımlanan üç mini albümden oluşan proje, tamamı anonim türkülerden oluşmasıyla olduğu kadar, Türkiye'de klarnetle hazırlanan ilk enstrümantal türkü albümü serisi olma özelliğiyle de önemli bir çalışmaya imza atıyor.
Serinin öne çıkan eserlerinden "Kırmızı Buğday", Ali Emre Malçok'un güçlü klarnet icrası sayesinde sözlere ihtiyaç duymadan dinleyiciye Anadolu'nun duygu dünyasını hissettiren etkileyici bir yorum olarak öne çıkıyor. Geleneksel ezginin özünü koruyan eser, modern kayıt kalitesi ve yalın enstrümantal yaklaşımıyla hem halk müziği tutkunlarının hem de enstrümantal müzik dinleyicilerinin beğenisini kazanıyor.
Seba Müzik Prodüksiyon ortaklığında hayata geçirilen proje, aranjör ve müzik yönetmeni Abdulbaki Aksakal imzasını taşıyor. "Evvel Nefes" serisinde yer alan Al Fadimem, Keklik Dağlarda Çağılar, Yeşil Ördek Gibi Daldım Göllere ve Kırmızı Buğday gibi anonim eserler, klarnetin kendine özgü tınısıyla yeniden yorumlanarak Türk halk müziğine farklı bir bakış açısı kazandırıyor.
Daha önce klarnet ağırlıklı çalışmalarda klasik Türk müziği ve arabesk repertuvarının öne çıktığı müzik dünyasında, anonim türkülerin tamamen enstrümantal olarak bir albüm serisine dönüştürülmesi, "Evvel Nefes"i özgün bir proje haline getiriyor. Ali Emre Malçok, bu çalışmasıyla yalnızca başarılı bir yorumcu kimliği sergilemekle kalmıyor; aynı zamanda Anadolu'nun kültürel mirasını yeni nesillere ulaştıran önemli bir müzikal köprü kuruyor.
Özellikle "Kırmızı Buğday", duygusal atmosferi, güçlü melodik yapısı ve klarnetin etkileyici yorumuyla "Evvel Nefes" serisinin en dikkat çeken eserlerinden biri olarak öne çıkarken, Ali Emre Malçok'un geleneksel ezgilere getirdiği özgün yaklaşımı da gözler önüne seriyor.
Dinleme ve resmi bağlantılar:
Spotify – Evvel Nefes I: https://open.spotify.com/intl-tr/album/6BVVKpbDxHjRB25quaYB87
Spotify – Evvel Nefes II: https://open.spotify.com/intl-tr/album/1E9vgnh0TEtbOCxW59SHN2
Spotify – Evvel Nefes III: https://open.spotify.com/intl-tr/album/1C40iKC6OfhLZGohX8RaZ7
YouTube – Evvel Nefes Albüm Serisi:
https://youtube.com/playlist?list=OLAK5uy_l-IjsoGDzFZqJmoTTCKifewHerjdcb76c
https://youtube.com/playlist?list=OLAK5uy_ldSjcP0D2t7KmdfmzABSSrPnwjb1y-pmM
https://youtube.com/playlist?list=OLAK5uy_nPIc03ezWtHUa1VLMoL8uO9WgwefG53JU
"Kırmızı Buğday" Resmi YouTube:
https://www.youtube.com/watch?v=M-YDSfY_sms
Instagram:
https://www.instagram.com/aliemremalcok/
Resmi Web Sitesi:
https://aliemremalcok.com

ÇAĞDAŞ SANATIN ÖZGÜN SESİ: AZİME İPEK, RESİMLERİYLE HAFIZAYA VE İNSANA DOKUNUYOR
Diyarbakır'da yaşayan ve çalışmalarını kendi atölyesinde sürdüren ressam Azime İpek, akademik birikimini özgün sanat anlayışıyla buluşturarak çağdaş Türk resim sanatında dikkat çeken isimler arasında yer alıyor. Resim alanında lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamlayan sanatçı, yıllar içerisinde geliştirdiği kendine özgü üslubuyla insanın iç dünyasını tuvale taşıyan eserler üretmeye devam ediyor.
Yüksek lisans tezinde dünyaca ünlü ressam Gustav Klimt'in insan figürünü geometrik formlar üzerinden ele alış biçimini inceleyen Azime İpek, bu akademik çalışmasını kendi sanatsal yaklaşımına da yansıtarak figüratif anlatımı çağdaş bir resim diliyle yeniden yorumluyor. Sanatçı, özellikle yağlı boya tekniğiyle ürettiği eserlerinde insan figürü, kimlik, bellek, toplumsal hafıza ve içsel yolculuk gibi evrensel temaları güçlü bir anlatımla ele alıyor.
Eserlerinde sıkça yer verdiği sırtı dönük figürler aracılığıyla bireyin görünmeyen hikâyesini, sessizliğini ve düşünsel dünyasını görünür kılmayı amaçlayan İpek, geometrik formlar, özgün desenler ve sembolik renk kullanımıyla izleyiciyi yalnızca bir resme değil, derin bir sorgulama alanına davet ediyor. Her çalışmasında estetik kaygının yanı sıra güçlü bir anlatım dili kuran sanatçı, kişisel deneyimlerle toplumsal belleği aynı kompozisyonda buluşturmayı başarıyor.
Ulusal ölçekte düzenlenen sergilerde ve çeşitli sanat projelerinde eserleriyle yer alan Azime İpek, üretimlerini çağdaş sanat perspektifiyle sürdürürken, özgün projeleri ve disiplinli çalışma anlayışıyla sanat yolculuğunu her geçen gün daha ileriye taşıyor. Kendine has çalışma tarzı, çok yönlü akademik birikimi ve sanatsal vizyonu, eserlerine farklı bir derinlik kazandırıyor.
Başarılı sanatçı; üretken kimliği, güçlü iletişimi, pozitif enerjisi, estetik bakış açısı ve sanatına yansıttığı özgün yaklaşımıyla sanat çevrelerinin ilgisini çekmeye devam ediyor. Kendi atölyesinde yeni eserler üretmeyi sürdüren Azime İpek, çağdaş sanatın ifade olanaklarını genişleten çalışmalarıyla hem bugünün hem de geleceğin dikkatle takip edilen ressamları arasında yer alma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

BURCU ÇETİNKAYA'DAN GÜÇLÜ BİR AYRILIK HİKÂYESİ: "KARA SAKIZ" DİNLEYİCİYLE BULUŞTU
Türk pop müziğinin dikkat çeken isimlerinden Burcu Çetinkaya, yeni teklisi "Kara Sakız" ile müzikseverlerin karşısına çıktı. MüzikOnair etiketiyle yayınlanan eser, güçlü sözleri, modern altyapısı ve sinematik atmosferiyle hazırlanan 4K çözünürlüğündeki video klibiyle kısa sürede ilgi görmeye başladı. Şarkı, dijital platformların yanı sıra YouTube'da netd müzik kanalında dinleyicilerle buluşuyor.
Söz ve müziği Burcu Çetinkaya'nın imzasını taşıyan "Kara Sakız", sağlıksız bir ilişkinin ardından yeniden ayağa kalkmayı, özgüvenini geri kazanmayı ve geçmişle yüzleşerek geleceğe umutla bakmayı anlatıyor. Özellikle narsistik ilişkilere göndermelerde bulunan şarkı, duygusal olduğu kadar güçlü ve kararlı bir anlatımıyla dikkat çekiyor.
Eserin aranjesi ve mix-mastering çalışması Türk müziğinin usta isimlerinden Metin Özülkü tarafından hazırlanırken, stüdyo kayıtları Volkan Konuk tarafından 46 Hertz Studios'ta gerçekleştirildi. Teknik altyapısıyla da öne çıkan çalışma, modern pop sound'unu güçlü vokal performansıyla bir araya getiriyor.
"Kara Sakız"ın video klibi de şarkının duygusal atmosferini destekleyen başarılı bir yapım olarak öne çıkıyor. Senaryosu Burcu Çetinkaya tarafından kaleme alınan klibin yönetmen koltuğunda Yahya Egecan İnce otururken, görüntü yönetmenliğini Batuhan Gökdeniz üstlendi. Klipte model ve oyuncu olarak Davut İnce yer alıyor.
Şarkının en dikkat çeken bölümü ise nakaratında yer alan:
"Kara sakız gibi yapıştın bana, şansını bence fazla zorlama. Düşsene artık bi şu yakamdan, çık hayatımdan..."
sözleriyle dinleyicinin hafızasında yer ediniyor. Burcu Çetinkaya, bu ifadelerle geçmişe takılı kalmadan yoluna devam eden güçlü bir karakter portresi çiziyor.
Hem söz yazarı hem besteci kimliğiyle üretimlerine devam eden Burcu Çetinkaya, "Kara Sakız" ile yalnızca yeni bir şarkı değil, aynı zamanda birçok dinleyicinin kendi yaşamından izler bulabileceği güçlü bir duygu hikâyesi sunuyor. Etkileyici klibi ve akılda kalan melodisiyle "Kara Sakız", dijital müzik platformlarında pop müzik dinleyicilerinin yeni favorileri arasında yer almaya aday görünüyor.
Burcu Çetinkaya - "Kara Sakız"ı dinlemek için:
YouTube (netd müzik):
https://www.youtube.com/watch?v=2_sMoi1Tq_4
Spotify:
https://open.spotify.com/album/5ULRdfAJDPJYxZqBLCRkKl?si=mXve05qxTSK21oWGjTAn4A&utm_source=whatsapp
Instagram:
https://www.instagram.com/burcucetinkayaofficial?utm_source=qr&igsh=cWpjbW9maDU4c281
TikTok:
https://www.tiktok.com/@musicalburcuburcu?_r=1&_t=ZS-97v1h6oYXX2

DERYA APAYDIN, SESİYLE EDEBİYATI VE SANATI BULUŞTURUYOR
Seslendirme sanatçısı Derya Apaydın, farklı meslek deneyimlerini sanatla buluşturarak oluşturduğu kariyeriyle dikkat çekiyor. Diksiyon, seslendirme, tiyatro ve dijital içerik üretimi alanlarında yürüttüğü çalışmalarla adından söz ettiren Apaydın, güçlü sesi ve etkileyici yorumuyla edebiyat eserlerini dinleyicilerle buluşturmaya devam ediyor.
17 Ekim 1973 tarihinde Diyarbakır'da dünyaya gelen Derya Apaydın, lisans eğitimini Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü'nde tamamladı. Mezuniyetinin ardından uzun yıllar ihracat sorumlusu olarak özel sektörde görev yapan Apaydın, meslek yaşamının ilerleyen dönemlerinde sanat alanına yönelerek çocukluk hayalini gerçekleştirmek için önemli adımlar attı.
Seslendirme alanındaki eğitimini Federal Film Akademi İzmir Şubesi'nde aldı. Bir yıl boyunca dublaj, seslendirme ve diksiyon üzerine eğitim gören Apaydın, daha sonra deneyimli haber spikeri Gülgün Feyman'dan diksiyon ve seslendirme üzerine aldığı eğitimlerle kendisini geliştirmeyi sürdürdü. Aldığı eğitimleri disiplinli çalışmalarıyla birleştiren sanatçı, kısa sürede profesyonel projelerde yer almaya başladı.
Apaydın'ın seslendirdiği Mario Levi'nin "Pazarın Yalnızları Beyoğlu" adlı eseri ile Pelin Batu'nun şiir kitabı "Labirentin", Dinlebi sesli kitap platformunda dinleyicilerle buluşuyor. Aynı zamanda Buart Sanat Atölyesi bünyesinde de Mario Levi'nin "Pazarın Yalnızları Beyoğlu" adlı eserini seslendiren Apaydın, kurumla yeni sesli kitap projeleri üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.
Dijital yayıncılık alanında da üretken bir isim olan Derya Apaydın, Spotify'da yayınlanan "Derya'nın Sesi" adlı podcast kanalında kitap özetleri, edebiyat içerikleri ve seslendirme çalışmaları paylaşıyor. Kanalda ayrıca Pelin Batu'nun "Kardinal" ve "Leonora" adlı hikâyelerini de kendine özgü anlatımıyla dinleyicilere sunuyor. Edebiyatı yalnızca okumakla kalmayıp sesiyle yeniden yorumlayan Apaydın, bu çalışmalarıyla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmayı hedefliyor.
Seslendirme çalışmalarının yanı sıra sahne sanatlarına da ilgi duyan Apaydın, Haldun Dormen ekolünü sürdüren İzmir Sahne Tozu Tiyatrosu'nda tiyatro eğitimi alarak oyunculuk ve sahne disiplini konusunda da kendisini geliştirdi. Bu eğitimin, seslendirme performanslarına duygu, vurgu ve karakter yorumlama açısından önemli katkılar sağladığını ifade ediyor.
Kendine özgü çalışma disiplini, sürekli gelişimi hedefleyen vizyonu ve sanatın farklı alanlarını bir araya getiren üretken yaklaşımıyla öne çıkan Derya Apaydın; güçlü iletişim becerisi, pozitif enerjisi ve etkileyici sesiyle dikkat çekiyor. Seslendirdiği eserlerle edebiyatı dinleyicilere farklı bir deneyim olarak sunan Apaydın, hem dijital platformlarda hem de yeni projelerinde üretmeye devam ederek kültür ve sanat dünyasındaki yolculuğunu kararlılıkla sürdürüyor.

DOLUNAY'DAN DUYGULARA DOKUNAN YENİ TEKLİ: "ENGEL ÇIKTI ARAMIZA" YAYINDA
Türk müziğinin güçlü yorumcularından Dolunay, MüzikOnair etiketiyle yayımlanan yeni teklisi "Engel Çıktı Aramıza" ile dinleyicilerin karşısına çıktı. 4K çözünürlüğünde hazırlanan video klibiyle netd müzik kanalında yayınlanan eser, klasik Türk arabesk ve fantezi müziğinin duygu yüklü anlatımını günümüz sounduyla buluşturuyor.
Sözleri, Türk müziğinin unutulmaz kalemlerinden Ali Tekintüre'ye ait olan şarkının müziğini Mehmet Aslan bestelerken, düzenlemesini Hatem Tutkus üstleniyor. Klibin yönetmen koltuğunda ise Murat Aygör yer alıyor. Eser, hem güçlü altyapısı hem de Dolunay'ın içten yorumu sayesinde ayrılık acısını derinden hissettiren bir anlatım sunuyor.
"Engel Çıktı Aramıza", birbirini seven iki insanın zamanla yollarına çıkan engeller nedeniyle yaşadığı ayrılığı ve geride kalan özlemi merkezine alıyor. Şarkının nakaratında tekrar edilen "Gülüm gülüm rüzgar vurdu, dalımıza hasret çıktı, falımıza ayrılıklar, yolumuza engel çıktı" sözleri, eserin en etkileyici bölümlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu güçlü ifade, sevginin önüne çıkan engelleri ve ayrılığın bıraktığı derin izleri yalın ama etkileyici bir dille anlatıyor.
Eserin ilerleyen bölümlerinde geçen "Sensiz gelen güne küsüm, sensiz doğan güneş batsın" ve "Bu dünyada tek gayemsin" dizeleri ise sevdiğinden ayrı kalan bir insanın çaresizliğini ve vazgeçmeyen sevgisini yansıtıyor. Dolunay'ın duygu yoğunluğu yüksek yorumu, şarkının sözleriyle bütünleşerek dinleyiciye samimi ve etkileyici bir müzikal deneyim sunuyor.
Görsel anlatımıyla da dikkat çeken 4K çözünürlüklü klip, şarkının melankolik atmosferini destekleyen sade ve etkili sahneleriyle eserin duygusal yönünü güçlendiriyor. Arabesk ve fantezi müzik sevenlerin beğenisini kazanacak nitelikteki çalışma, yayınlandığı ilk andan itibaren dijital platformlarda ilgi görmeye başladı.
Dolunay'ın "Engel Çıktı Aramıza" isimli yeni teklisini ve resmi video klibini aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz:
https://www.youtube.com/watch?v=AbUXtRm6qAc

DUYGULARI KİTAPLARA DÖNÜŞTÜREN BİR İSİM: GÜLZADE CÜNERAY
Batman doğumlu, Antalya Manavgat’ta yaşayan, evli ve bir çocuk annesi olan Gülzade Cüneray; Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü ve Anadolu Üniversitesi Sosyal Medya Yöneticiliği programı mezunudur. Gazetecilik eğitiminin kazandırdığı bakış açısıyla olayların yalnızca görünen yüzüne değil, arkasındaki anlam ve duygulara odaklanan Cüneray; zaman içerisinde fotoğrafçılık, düğün fotoğrafçılığı ve farklı yaratıcı disiplinlerde aldığı eğitimlerle kendini çok yönlü bir şekilde geliştirdi. Yazı, tasarım ve görsel üretimi aynı potada eriten çalışmalarıyla, her bir hikâyeyi benzersiz bir anlatıya dönüştürüyor. Hazırladığı kitaplar, hazır şablonlardan uzak, tamamen kişiye özel olarak kurgulanıyor. Çocuğun adı, ailesi, karakteri, anıları ve sevdiği detaylar doğrultusunda sıfırdan yazılan bu eserler; ailelerin çoğu zaman ifade etmekte zorlandığı duyguları kalıcı bir hatıraya dönüştürüyor. Cüneray için bu süreç yalnızca bir kitap hazırlamak değil, bir çocuğun ailesindeki yerini, sevildiğini ve hayatındaki izleri anlatan duygusal bir miras bırakmak anlamına geliyor. “Her çocuk kendi hikâyesinin kahramanı olmayı hak eder.” anlayışıyla çalışmalarını şekillendiren Cüneray, her projede bu duyguyu hissettirmeyi amaçlıyor. Kızı Hazel’in hayatına kattığı derin duygular, onun bu alana daha güçlü bir şekilde yönelmesini sağladı. Annelik deneyimiyle birlikte, bir çocuğa bırakılacak en değerli şeyin yalnızca fotoğraflar değil; hissedilmiş, yazılmış ve saklanmış anılar olduğunu vurgulayan Cüneray, çalışmalarında bu farkındalığı hissettirmeyi başarıyor. “Küçük Kalbin Büyük Işığı” adlı kitabın yazarı olan Gülzade Cüneray, bugüne kadar 20’ye yakın kişiye özel çocuk ve hatıra kitabı hazırladı. Bazı kitaplarında birden fazla çocuğun hikâyesine yer veren Cüneray, toplamda 26’dan fazla çocuğun anısını, karakterini ve ailesiyle olan bağını özel bir anlatıya dönüştürdü. Her projede yalnızca bilgi toplamaya değil, o ailenin duygusunu anlamaya odaklanıyor. Çünkü onun için asıl mesele; isimleri ve fotoğrafları bir araya getirmekten çok, yıllar sonra okunduğunda “Ben ne kadar sevilmişim” hissini yaşatacak bir hikâye bırakmak. Çalışmalarını aktif olarak sosyal medya üzerinden sürdüren Cüneray; yazıyı, tasarımı ve görsel anlatımı bir araya getirerek her çocuğun hikâyesini kendine özgü bir şekilde anlatmaya devam ediyor. Yetenekleri, kendine özgü çalışma tarzı, özgün projeleri, çok yönlü birikimi, vizyonu, güçlü iletişimi ve pozitif enerjisiyle dikkat çeken Gülzade Cüneray; aynı zamanda ışıltısı ve estetik bakış açısıyla da üretimlerine ayrı bir değer katıyor.

ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİNDEN MASALLARIN DÜNYASINA: HASİBE GÜÇLÜ
Endüstri mühendisliği gibi analitik düşünce gerektiren bir alanda kariyerini sürdüren Hasibe Güçlü, aynı zamanda çocuk edebiyatına gönül vererek üretkenliğini bambaşka bir alanda da ortaya koyuyor. Mesleki disiplinini yaratıcılıkla harmanlayan Güçlü, hobi olarak başladığı çocuk kitabı yazarlığında kısa sürede dikkat çeken bir isim haline geldi.
Çocuklar için yazdığı hikâyelerde evrensel konulara yer vermeyi önemseyen Güçlü, kaleme aldığı eserlerle minik okurların hayal dünyasına dokunmayı başarıyor. Onun için yazmak yalnızca bir üretim süreci değil; aynı zamanda mutluluk, eğlence ve içsel bir yolculuk anlamı taşıyor. Her bir kitabında çocukların dünyasına samimi ve öğretici bir kapı aralayan yazar, anlatımındaki sıcaklıkla öne çıkıyor.
Halihazırda satışta olan “Küçük Yıldız”, “Kralın Tembel Perisi” ve “Leylekler Göç Etmek İstemiyor” adlı üç çocuk kitabıyla okuyucularla buluşan Hasibe Güçlü, yeni eseri “Eşek Kral” için de hazırlıklarını sürdürüyor. Grafik tasarım süreci devam eden bu yeni masalın da kısa süre içinde raflardaki yerini alması bekleniyor.
Yetenekleri, kendine özgü çalışma tarzı ve özgün projeleriyle dikkat çeken Güçlü; çok yönlü birikimi, vizyonu ve güçlü iletişimiyle de fark yaratıyor. Pozitif enerjisi, ışıltısı ve doğal zarafetiyle bulunduğu her alanda dikkat çeken yazar, hem mesleki hem de sanatsal üretimi bir arada başarıyla yürüten isimlerden biri olarak öne çıkıyor.
Hasibe Güçlü, mühendislikten edebiyata uzanan bu özel yolculuğunda, çocukların kalbine dokunan hikâyeler yazmaya ve kendi dünyasından evrensel bir masal dili kurmaya kararlılıkla devam ediyor.

ŞEKER 06 SPOR İSVEÇ’TE TARİH YAZDI: TÜRK FUTBOLUNUN GENÇ YILDIZLARI KUZEYDE FIRTINA GİBİ ESTİ!
İSVEÇ – Türk futbolunun yükselen değeri Şeker 06 Spor, İsveç’te katıldığı prestijli turnuvada sergilediği olağanüstü performansla adını altın harflerle yazdırdı. Teknik Direktör Recep Salih İlker yönetimindeki Şeker 06 Spor, disiplini, oyun zekası ve mücadeleci ruhuyla turnuvanın en çok konuşulan takımı olmayı başardı.
Recep Salih İlker ve Öğrencilerinden Taktik Dehası
Turnuva boyunca oynadığı baskılı ve göze hoş gelen futbolla rakiplerine adeta sahayı dar eden Şeker 06 Spor, kuzey topraklarında adeta bir futbol dersi verdi. Teknik Direktör Recep Salih İlker’in turnuvaya özel hazırladığı taktiksel varyasyonlar ve oyuncularına aşıladığı galibiyet inancı, gelen tarihi başarının en büyük mimarı oldu. İlker’in öğrencileri, fizik gücü yüksek İskandinav ve Avrupa ekiplerine karşı sahada muazzam bir taktiksel disiplin göstererek tüm otoritelerin takdirini kazandı.
Gol Makinesi Yiğit Kaan Çakmak Sahnede!
Şeker 06 Spor’un bu tarihi yürüyüşünde hücum hattının liderliğini üstlenen genç forvet Yiğit Kaan Çakmak, turnuvaya damgasını vurdu. Rakip savunmaların korkulu rüyası haline gelen Çakmak; hızı, bitiriciliği ve fırsatçılığıyla kritik anlarda sahneye çıktı. Attığı ve attırdığı gollerle takımını sırtlayan yıldız forvet, turnuvanın en değerli oyuncuları arasında gösterilerek izleyenleri kendine hayran bıraktı.
"Bu Sadece Bir Başlangıç"
Turnuvanın ardından açıklamalarda bulunan Teknik Direktör Recep Salih İlker, elde edilen bu başarının tesadüf olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:
"Buraya ülkemizi ve kulübümüzü en iyi şekilde temsil etmeye gelmiştik. Çocuklarım sahada yüreklerini ortaya koydu. Yiğit Kaan başta olmak üzere tüm oyuncularımla gurur duyuyorum. İsveç’te yazdığımız bu tarih, Şeker 06 Spor’un gelecekte imza atacağı büyük başarıların sadece ilk adımıdır."
İsveç basınının da yakından takip ettiği ve övgü dolu manşetlerle paylaştığı Şeker 06 Spor, bu büyük başarıyla hem camiasına büyük bir gurur yaşattı hem de Türk gençlerinin Avrupa sahnesinde neler yapabileceğini bir kez daha tüm dünyaya kanıtlamış oldu.