Sağlık

Diyetisyenden dikkat çeken açıklama: “Asıl sorun et değil, miktarı”

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Diyetisyen Hale Aslantaş, Kurban Bayramı’nda bilinçsiz et tüketiminin sindirim sistemi ve kronik hastalıklar açısından risk oluşturabileceğini belirterek, etin doğru koşullarda dinlendirilmesi, saklanması ve pişirilmesinin önemine dikkat çekti. Aslantaş, özellikle hipertansiyon, diyabet ve kalp-damar hastalarının bayram sofralarında daha kontrollü beslenmesi gerektiğini söyledi.

Abone Ol

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Diyetisyen Hale Aslantaş, Kurban Bayramı öncesinde sağlıklı beslenme konusunda açıklamalarda bulundu.

Bayram sofralarının kültürümüzde paylaşmanın, bereketin ve aile birlikteliğinin simgesi olduğunu belirten Aslantaş, ölçülü beslenmenin önem taşıdığını söyledi.

Bayram sabahlarının kavurma kokuları, tatlı ikramları ve kalabalık sofralarla özdeşleştiğini ifade eden Aslantaş: “Ancak bayram sofralarının en güzel tarafı ‘çok yemek’ değil, birlikte yemek yemektir. Geleneksel Türk mutfağının özünde aslında denge vardır. Etin yanında salata, yoğurt, ayran ve sebze yemeklerinin yer alması tesadüf değildir” dedi.

“ETİ DİNLENDİRİN”

Yeni kesilmiş etin hemen tüketilmesinin sindirim sistemini zorlayabileceğini belirten Aslantaş, kesim sonrası etin biyokimyasal bir süreçten geçtiğini söyledi.

Aslantaş, “Eskilerin ‘Eti biraz dinlendirin’ sözü aslında bilimsel bir öneridir. Etin en az 12-24 saat buzdolabında bekletilmesi hem lezzeti artırır hem de sindirimi kolaylaştırır” diye konuştu.

SICAK ETİN POŞETLENMESİNE DİKKAT

Kesilen etlerin sıcaklığını kaybedene kadar temiz ve serin bir ortamda dinlendirilmesi gerektiğini söyleyen Aslantaş, sıcak etlerin üst üste konularak poşetlenmesinin bakteri oluşumuna neden olabileceğini ifade etti.

Etlerin küçük porsiyonlar halinde saklanmasının önemine değinen Aslantaş, kıymanın buzdolabında 1-2 gün, parça etlerin ise 3-4 gün muhafaza edilebileceğini kaydetti.

DERİN DONDURUCU UYARISI

Uzun süreli saklama koşullarına ilişkin de bilgi veren Aslantaş: “Etler yassı şekilde paketlenerek dondurucuda 4 ila 6 ay güvenle saklanabilir. Çözülen et kesinlikle tekrar dondurulmamalıdır” dedi.

“ET KENDİ YAĞIYLA PİŞİRİLMELİ”

Bayram sofralarının vazgeçilmezlerinden olan kavurmanın doğru yöntemlerle hazırlanması gerektiğini belirten Aslantaş, yüksek ısıda uzun süre pişirilen etlerde zararlı bileşiklerin oluşabileceğini söyledi.

Aslantaş: “Kırmızı et zaten doymuş yağ içerir. Bu nedenle pişirme sırasında ekstra yağ eklenmemeli. Haşlama, fırınlama ve ızgara yöntemleri tercih edilmeli. Etin iç sıcaklığı mutlaka 70 dereceye ulaşmalı” ifadelerini kullandı.

“ASIL SORUN ET DEĞİL, MİKTARI”

Kırmızı etin kaliteli protein ve önemli vitamin-mineral kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Aslantaş, sorunun kısa sürede fazla miktarda tüketim olduğunu belirtti.

Özellikle hipertansiyon, diyabet, kolesterol, kalp-damar ve gut hastalarının daha dikkatli olması gerektiğini ifade eden Aslantaş, aşırı et tüketiminin reflü, tansiyon yükselmesi ve kan şekeri dalgalanmalarına yol açabileceğini söyledi.

GELENEKSEL SOFRALARDA DENGE VURGUSU

Geleneksel sofralarda etin tek başına tüketilmediğine dikkat çeken Aslantaş: “Kavurmanın yanında salata, yoğurt, ayran ve yeşilliklerin yer alması sindirimi destekliyor. Özellikle limonlu yeşillikler etteki demirin emilimini artırıyor” dedi.

Bayram ziyaretlerinde tatlı tüketimine de dikkat edilmesi gerektiğini belirten Aslantaş, şerbetli tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlıların tercih edilmesini önerdi.

SU TÜKETİMİ VE YÜRÜYÜŞ ÖNERİSİ

Gün içinde bol su tüketilmesi gerektiğini ifade eden Aslantaş, yemek sonrası kısa yürüyüşlerin sindirime katkı sağlayacağını söyledi.

Aslantaş: “Bayramlar yalnızca sofraların değil, gönüllerin de birleştiği zamanlardır. Herkese sağlıklı, huzurlu ve sevdikleriyle birlikte mutlu bir Kurban Bayramı diliyorum” diye konuştu.