Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emin Şimşek, diz ağrısının nedeninin anlaşılmasında ağrının bulunduğu bölgenin önemli olduğunu belirtti. Dizin kemik, kıkırdak, menisküs, bağ, kas ve tendonlardan oluşan karmaşık bir eklem olduğunu aktaran Şimşek, bu yapılardan herhangi birinde meydana gelen sorunun ağrıya neden olabileceğini söyledi. Ağrının şiddetinin her zaman hastalığın ciddiyetini göstermediğini belirten Şimşek, hafif yakınmaların dahi menisküs veya kıkırdak hasarının ilk belirtisi olabileceğine dikkat çekti.
“ÇEŞİTLİ NEDENLERDEN KAYNAKLANABİLİR”
Diz kapağı çevresinde hissedilen ve merdiven çıkma, çömelme veya uzun süre oturmayla artan ağrıların diz kapağı ekleminden kaynaklanabileceğini belirten Şimşek, dizin iç veya dış tarafındaki ağrıların ise menisküs yırtığı, kıkırdak hasarı ya da kireçlenmeyle ilişkili olabileceğini kaydetti. Özellikle dönme hareketinin ardından başlayan ağrılarda menisküslerin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Şimşek, menisküs yırtıklarının yalnızca sporcularda görülmediğini vurguladı. Menisküs yırtıklarının gençlerde travmaya bağlı olarak, ileri yaşlarda ise basit hareketler sonrasında ortaya çıkabileceğini ifade etti.
DİZİN ARKASINDAKİ AĞRIYA DİKKAT
Dizin arka bölümünde hissedilen ağrıların farklı nedenleri olabileceğini belirten Şimşek, Baker kisti, kas-tendon sorunları ve damar hastalıklarının bunlar arasında bulunduğunu aktardı. Baldırda şişlik, kızarıklık ve ısı artışının eşlik ettiği durumlarda damar sisteminin de incelenmesi gerektiğini belirtti. Travmanın ardından ilk saatlerde ortaya çıkan hızlı şişliğin ön çapraz bağ yaralanması veya eklem içi kanamayla ilişkili olabileceğini belirten Şimşek, bir-iki gün sonra gelişen şişliğin ise menisküs yaralanmalarında görülebileceğini söyledi. Yoğun fiziksel aktivitenin ardından tekrarlayan şişliğin menisküs veya kireçlenme belirtisi olabileceğini aktaran Şimşek, şişliğin zamanla geçmesinin altta yatan problemin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini ifade etti. Ateş ve titremenin eşlik ettiği diz şikayetlerinde ise eklem enfeksiyonu ihtimaline karşı vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini bildirdi.
“HER MENİSKÜS YIRTIĞI, AMELİYAT GEREKTİRMEZ”
Halk arasında kullanılan “dizim kilitlendi” ifadesinin her zaman gerçek kilitlenme anlamına gelmediğini belirten Şimşek, “Gerçek kilitlenmede diz, belirli bir noktadan sonra açılamaz veya kapanamaz. Bu durum, büyük menisküs yırtıkları ya da eklem içindeki serbest parçalardan kaynaklanabilir. Dizde ani boşalma hissi, özellikle ön çapraz bağ yaralanmalarında görülebilir. Ağrı ve şişliğin eşlik etmediği diz sesleri ise çoğu zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmez. Diz hastalıklarında tanı yalnızca MR ile konulmaz, fizik muayene ve hastanın öyküsü temel belirleyicidir. MR'da görülen her menisküs yırtığı, ameliyat gerektirmez. Egzersiz, kilo kontrolü, fizik tedavi ve ilaç uygulamaları, bir çok hastada yeterli olabilir. Cerrahi kararında hastanın yaşı, yaşam beklentisi ve hasarın yeri birlikte değerlendirilir. Travma sonrası dizin hızla şişmesi, üzerine basılamaması, şekil bozukluğu oluşması veya dizin kilitlenmesi halinde gecikmeden doktora başvurulmalı. Tekrarlayan şişlik, gece uykudan uyandıran ağrı ve dizde boşalma hissi, ihmal edilmemeli. Diz ağrısı tek başına bir hastalık değil, vücudun verdiği bir uyarıdır” ifadelerini kullandı.
DİZDE KİLİTLENME VE BOŞALMA HİSSİ AYRILMALI
Gerçek diz kilitlenmesinin, dizin belirli bir noktadan sonra açılamaması veya kapanamaması anlamına geldiğini belirten Şimşek, bunun büyük menisküs yırtıkları ya da eklem içerisindeki serbest parçalardan kaynaklanabileceğini ifade etti. Ani boşalma hissinin ise özellikle ön çapraz bağ yaralanmalarında görülebildiğini belirtti. Ağrı ve şişliğin eşlik etmediği diz seslerinin çoğu zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmediğini aktaran Şimşek, tanı sürecinde yalnızca MR görüntülerinin değil, fizik muayene ve hastanın öyküsünün de belirleyici olduğunu vurguladı.
“HER ZAMAN AMELİYAT GEREKTİRMİYOR”
MR incelemesinde görülen her menisküs yırtığının cerrahi müdahale gerektirmediğini belirten Şimşek, egzersiz, kilo kontrolü, fizik tedavi ve ilaç uygulamalarının birçok hastada yeterli olabileceğini söyledi. Cerrahi kararının hastanın yaşı, yaşam beklentisi ve hasarın bulunduğu bölge birlikte değerlendirilerek verilmesi gerektiğini ifade etti. Travma sonrası dizde hızlı şişme, üzerine basamama, şekil bozukluğu veya kilitlenme meydana gelmesi halinde gecikmeden doktora başvurulması gerektiğini belirten Şimşek, tekrarlayan şişlik, gece uykudan uyandıran ağrı ve dizde boşalma hissinin de ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti.